Washington’ın Rusya ve Suriye’nin terörist gurupların mevzilerine yönelik hava saldırılarını önlemek için yeni seçeneklerin incelendiğine ilişkin iddialarını yorumlayan Batı Asya uzmanı Saadullah Zarii, Amerika’nın kendi amaçlarını izlemek için yaptığı tehditlere değinerek, “Amerikalıların sürekli olarak Suriye için önemli bir planın kendi gündemlerinde olduğunu ve başkalarının işbirliği yapmaması halinde bu planı uygulayamaya koyacaklarını demeye getirdiğini ancak, bu konunun daha çok hedeflerini ilerletme amacıyla bir tehdit olarak gümdeme geldiğini” belirtti.
Washington’ın geçen 5 yıl boyunca Suriye’deki bütün girişimlerini, sonuçsuz girişimler olarak niteleyen Zarii, şöyle dedi: Amerikalılar geçen 5 yıl içinde yapabildikleri her gişimi Suriye’de gerçekeştirdiler; fakat bütün bu girişimler en sonunda yenilgiyle sonuçlandı. Öyle ki Suriye devleti hala bekasını korumuş durumda ve Şam halihazırda tehdide maruz değildir. Devletin Suriye’deki egemenliği de kısmen devam ediyor.
Batı Asya uzmanı, Suriye devletinin terörizmle mücadele gücüne dikkat çekerek, şöyle devam etti: Suriye siyasi sisteminde bir çatlak veya kriz durumu meydana gelmiş değil ve bu ülkenin yönetimi kendi birlik ve bütünlüğünü korumuş durumda. Beşşar Esad ise ülkede gücü elinde tutmaktadır.
Zarii, Washington’ın Suriye’de B planını uygulamasına ilişkin iddiasına dikkat çekerek, şu açıklamada bulundu: Amerikalılar son günlerde, Rusya ile ateşkes anlaşması ve siyasi çözümün tıkanması halinde B planını icra edeceklerini söylemeye çalışıyorlar. Oysa, geçici hükümet konusu Amerika ve Rusya planında yer almıştı; fakat bilinen terör guruplarının geçici aşamaya katılmalarında ısrar etme suretiyle Amerikalılar bizzat Rusya ile yaptıkları anlaşmayı ihlal etmiş oldular.
Allame Tabatabai Üniversitesi siyasi bilimler üstadı, Washington’ın Nusra gibi gurupları kabullettirmek için Moskova’ya uyguladığı baskıya değinerek, şöyle dedi: Amerikalılar, geçici hükümette işbirliği halinde olması için Rusya’ya sürekli baskı yapıyorlar. Washington, Nusra gibi gurupların Suriye’nin gelecek yönetiminin ortağı olarak Rusya tarafından resmen kabul edilmesini istiyor. Eğer Amerikalıların bu meseleyi Rusya’ya dayatma güçleri olsaydı, asla tehdide yönelmezledi. Halbuki Rusya’ya yönelik tehdit, bu ülkenin Amerika’yla bu düzeydeki işbirliğini de tehlikeye atmaktadır.
“Washington, Rusya ve Suriye’nin Halap’teki silahlı gurupların mevzilerine yönelik saldırılarını önlemek için yeni seçenekleri gözden geçirme halinde olduğu öne sürmektedir. Bu mevzu, ne kadar ciddi?” şeklindeki soruyu ise Zarii, şu açıklamayla yanıtladı: Burada iki mesele sözkonusudur. Birincisi şu ki Amerikalılar Suriye ordusunun yaptığı operasyondan kaygılı olduklarını belirtmekle teröristler ile birlikte hareket ettiklerini kanıtlamış oluyorlar. Bu mevzu, Suriye’de terörizmle mücadelenin Amerika için asıl hedef olmadığını, belki Suriye yönetimini değiştirme peşinde olduklarını gösteriyor.
Zarii, Amerikalıların ikiyüzlü niyetlerinin ortaya çıktığına işaretle, şöyle dedi: Ordunun Halep’teki operasyonu Şam yönetiminin temellerini daha da sağlamlaştırmaktadır. Amerikalılar terörizmle mücadeleden dem vuruyorlar ama, Halep’te terörizmin zayıflatılmasını Suriye yönetiminin tespit olunmasına hizmet etmek olarak değerlendirmekteler. Amerikalıların yaptığı açıklamalar, onların terörizmle mücadeledeki ikiyüzlü niytlerini açığa çıkardı.
Washington’ın yeni seçenekleri gözden geçirdiğine dair iddiasıyla ilgili ikinci meselenin, direniş çephesinin gişimlerini tahrip etmek olabileceğini söyleyen Zarii, şöyle devam etti: Amerikalıların açıklamaları, Halep’i özgürleştirmek için Rusya ile Suriye’nin ve genel olarak direniş çephesinin başlattığı ortak girişimleri yıpratma doğrultusunda bir planlarının olabileceğini gösteriyor. Önümüzdeki günlerde ve haftalarda, Halep’i temizleme operasyonunda sorun çıkarmak için bazı uçakların Amerikalıların saldırısına maruz kalması mümkündür.
Batı Asya uzmanı, Rusya uçaklarının hedef alınmasının bu ülkenin sert tepkisiyle karşılık bulacağını belirterek, “Bu tür bir saldırı Amerikalılar için iki olumsuz sonucu beraberinde getirir; birincisi, Amerika ve Rusya’nın Suriye dosyasıyla ilgili siyasi işbirliği ortadan kalkar ve Washington ile Moskova arasındaki diyalogların kapası kapanır. Dolasıyla, bu siyasi dosya gündemden çıkmış olur. Oysa Amerikalılar geçtiğimiz aylar boyunca, sahadaki zaaf nedeniyle siyasi çözüm üzerinde vurgu yapıyorlardı” dedi.
Rusya uçaklarının hedef alınmasının ikinci tehlikeli sonucunu, daha büyük bir savaşın başlangıcı olması olarak değerlendiren Zarii, sözlerine şöyle devam etti: Bu savaşın karşı tarafı, Rusya, İran ve Suriye’dir. Bu durum, Amerika’nın bölgedeki güçleri için tehlikeli olabilir. Amerika halihazırda Rakka’nın kuzeyinde sınırlı bir şekilde bulunmaktadır. Diğer yandan Amerikan uçakları Türkiye’nin İncirlik üssündeler ve Amerikan gemileri, bu ülkenin hava üssleri İran’ın etrafında buluyor. Bu nedenle, Rus uçaklarına yapılacak bir saldırı bu üsslerin durumunu tehlikeye atar.
Amerika’nın Rusya ile karşı karşıya gelme riskini almaya hazır olmadığına dikkat çeken Zarii, şu değerlendirmede bulundu: Amerikalılar akıllı iseler, kesinlikle tehditten öteye gitmezler ve bu belirli alanda kalırlar. Öyle gönüyor ki Amerikalılar cumhurbaşkanlığı seçimlerinin eşiğinde böyle tehlikeli bir riske girme hazırlığında değiller; çümkü böyle bir durum bu ülkenin seçimlerini etkileyecektir. Buna göre, en azından gelecek 6 ay boyunca ve Amerika’da yeni yönetim kurulana kadar askeri hamle olanakları bulunmuyor.
“Moskova ve Washington arasındaki gerginlik, Suriye askeri güçlerine yönelik hava saldırısıyla birlikte şiddetledi. Neden Washington böyle bir girişimde bulunma kararı aldı” şeklindeki soruyu ise Zarii, şöyle yanıtladı: Suriye ordusundan yüzlerçe askerin ölmesi ve yaralanmasıyla sonuçlanan Amerika’nın Deyruzzur’daki saldırısı, Amerika’nın giyabında ve bu ülkenin içinde bulunmadığı bir güvenlik oyununun Washington tarafından kabul edilmeyeceğini gösterdi. İran ve Rusya yaklaşık Amerika saldırısından iki hafta önce, İŞİD’in bu şehirdeki posizyonuna darbe vurma amacıyla bir takım saldırılar düzenlediler ve bu saldırılar sonucunda yüzlerce İŞİD unsuru öldürüldü.
Batı Asya uzmanı, Amerika’nın dışarısında kaldığı bir güvenlik oyununun şekillendiğine işaretle, şunları şöyledi: Amerika, Deyruzzur hava alanı civarında Suriye ordusuna karşı saldırı düzenleyerek kendisine rağmen bir güvenlik oyununa izin vermeyeceğini anlatmak istedi. Ruslar, saldırıya yönelik verdikleri ilk tepkide, siyasi görüşme mesasını terk ederek mesanın sarsılmasına neden oldular. İkinci tepkileri de Suriye ile birlikte Halep’teki saldırıları artırmak oldu. Buda Amerikalıların, kendilerine rağmen bir güvenlik oyununun şekillenmesine karşı olsalar da anacak, bu oyunun bilfiil şekillenip hızlandığını ve dolaysıyla Amerika’nın Deyruzzur saldırılarının Washington’ın beklediği neticelerle sonuçlanmadığını göstermektedir.
Welayet News
