iddiaların tekrar edilmesi, adeta sıradan bir alışkanlık haline gelmiştir.
Hiç şüphesiz bu karalama ve propaganda ortamının hedefi,
bölgede savaş ve istikrarsızlık ile tehditlerin ana kaynağını örtbas etmeye
yöneliktir.
Bu çalışmaların en yeni örneği, insan hakları konseyi
raporunda İran adının Yemen’e silah göndererek buradaki facianın devam etmesine
sebep olanların listesinde yer almasıdır; bu iddia temelden batıldır zira bu
konuda hiçbir kanıt bulunmuyor.
Arabistan ve BAE 2015 yılından itibaren bazı Arap ülke ile
kurdukları koalisyonla Amerika’nın desteğini alarak Arap dünyasının en yoksul
ülkelerinden biri olan Yemen’e geniş çaplı saldırı düzenlediler. Böylece
müstafi ve firari cumhurbaşkanı Abdrabe Mansur Hadi’yi tekrar iş başına
getirerek kendi hedefleri ve siyasetlerini gerçekleştirmeye çalıştılar.
Yemen savaşı günümüzde milyonlarca Yemenliyi yoğun açlık ve
kıtlık tehikesi ile karşı karşıya bırakmıştır, öyle ki BM yayınladığı raporda
bu ülkedeki kıtlığın en büyük insani facia olduğunu belirtti.
Yemen’e yönelik muhasara ve savaşın sürmesi katliam ve
savaşı başlatanlara rezaletten başka bir sonucu olmazken, Arabistan
ele başlığındaki koalisyonu çıkmaza sürüklemiştir. Suudi koalisyonun Yemen’e
saldırısının başından itibaren İran bu saldırıyı kınayarak bu ülkede sürekli
siyasi süreci özellikle Kuveyt ve Stockholm oturumları ve de BM özel
raportörünün çalışmaları dönemlerinde destekledi.
Fakat Yemen’de savaş ateşini alevlendirenler ise İran’a
karşı temelsiz iddialarını tekrarlayarak silah ticareti hedefi ile bölgedeki
bazı ülkeleri Amerikan silahlarının deposu haline getirmişlerdir. Oxfam’ın
raporuna göre İngiltere’nin muhafazakar hükümeti Ocak 2015’ten itibaren şimdiye
kadar 6,4 milyar pound değerinde Suudi Arabistan’a silah satarken Suudi
güçlerin eğitiminde ciddi rol oynamıştır.
Silah satışına karşı olan İngiliz STK’arı üst düzey üyesi
Andrew Smith, Oxfam’ın raporuna tepki olarak şöyle dedi:
“Hiç şüphesiz Amerika ve İngiltere yapımı silahlar, Yemen
savaşında yıkıcı rollleri vardır. Yemen’de tanık olduklarımız, silah
ticaretinin bu ülkede insani facialara rağmen devam etmesidir.”
2016-2017 yılları arasında Amerika’nın Arabistan’a silah
satışları yaklaşık iki katına çıkarak 1,8 milyar dolardan 3,4 milyar dolara
ulaştı. Tabi ki bu dikkat çekici ve önemli artış, Trump’ın Arabistan’ı sağmal
inek olarak görmesi ve sağılması gerektiğine dair siyaseterine dayanıyor,
nitekim Trump Riyad’a ilk resmi ziyaretinde 110 milyar dolar değerinde silah
satışı anlaşması imzaladı.
Fakat çocuk katili rejimler şimdi gündem saptırarak Yemen
halkının katliamında ve bu ülkede yaşanan insani faciada hiçbir rolleri
olmadığını iddia ediyorlar, halbuki onların yapımı silahlar, Yemen halkının
katliamında, bu ülkenin okul, hastane ve sanayi tesisleri gibi altyapılarının
imha edilmesinde kullanılıyor.
İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanlığı sözcüsü Said
Hatibzade’nin de belirttiği gibi, İran’ın Yemen’e iddia edilen silah
sevkiyatının bazı batı ülkelerinin açıkça yapılan milyarlarca dolar değerindeki
silah desteklerine kıyasla çok şaşırtıcıdır.
Zira Yemen’e hava, kara ve denizden uygulanan yoğun ambargo
ve kuşatma bu ülke halkına insani yardımları bile imkansız kılarken Yemen
güçlerine silah gönderme imkanının ne kadar yalan olduğu ise açıkça
görülmektedir./
