alırken Milli Gazete “20 ve 21’inci Yüzyıllarda Yaşanan Savaşlar” konulu yazı
dizisinin üçüncü bölümünde, Arap Baharı ve Irak’ta yaşanan Amerika işgalinin
sonuçlarını derledi.
Habere göre, 2003’te başlayan Irak işgali ve 2011’de fitili
ateşlenen Arap Baharı’nın, İslam coğrafyasında neden olduğu yıkımlar insanlık
tarihinin en büyük dramlarını içeriyor. Televizyonlardan dünyaya canlı
izletilen Amerika’nın Irak işgali, 1 milyondan fazla sivil Müslüman’ın şehit
edilmesine, milyonlarca Iraklının göç etmesine ve birçok savaş suçunun
işlenmesine neden oldu. 11 yıl süren Amerika’nın Irak işgali henüz bitmemişken,
2010 yılında başlayan Arap Baharı da günümüze kadar yıkım, gözyaşı ve zulümlerle
devam ediyor. 500 binden fazla Müslüman’ın şehit edildiği Suriye, binlerce
Müslüman Kardeşler üyesinin zindanlarda çürüdüğü Mısır, iç savaş tehdidinin
devam ettiği Libya ve daha birçok Arap ülkesinde yaşanan zulümler Batı’nın
sinsi yüzünü gösteriyor.
AMERİKA’NIN IRAK İŞGALİ: 1 MİLYON ŞEHİT 5 MİLYON MÜLTECİ
Dünya, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesinden daha büyük
işgallere de tanıklık etti. 2003 yılında Amerika ve ona bağlı müttefik
kuvvetler, “demokrasi” bahanesiyle Irak’ı işgal etti. Tam 11 yıl süren ve halen
etkileri devam eden Amerika işgali, 1 milyondan fazla Müslüman’ın şehit
edilmesine ve yaklaşık 5 milyon Iraklının göç etmesine neden oldu. İslam
coğrafyasının en büyük dramlarının yaşandığı işgalde, Amerikan askerlerinin
yaptığı insanlık dışı davranışlar ve dünyanın buna sessiz kalması ise savaşın
en çirkin yüzünü ortaya koydu. Batılı devletlerin terör örgütleri üzerinden
halen elini çekmediği Irak’ta iç karışıklık devam ederken, Amerika’nın 11 yılda
Ortadoğu’da neden olduğu yıkımların hesabı henüz sorulmadı.
ARAP BAHARI’NIN KANAYAN YARASI: SURİYE
Batı’nın özel çabası ve kışkırtmaları sonrası Müslüman
ülkelerde başlayan Arap Baharı’nın en kanlı sonuçları Suriye’de yaşanmaya devam
ediyor. 2011 yılından bu yana devam eden Suriye iç savaşı, 500 binden fazla
sivil Müslüman canına mâl olurken, yaklaşık 10 milyon Suriyeli mülteci durumuna
düştü. Amerika ve Rusya başta olmak üzere Suriye’yi kendi menfaatleri için kan
gölüne çeviren Batılı güçler, destekledikleri terör örgütleriyle günümüzde
Müslümanlara zulmetmeye devam ediyor. 11 yıldır Suriye’de devam eden siyasi
istikrarsızlık ve iç karışıklıkların ne zaman son bulacağı bilinmezken,
milyonlarca Suriyelinin durumu da belirsizliğini koruyor.
ARAP BAHARI’NIN ASIL AMACI MISIR’DA ANLAŞILDI
Arap Baharı adı altında Müslümanları hizaya çekme hareketi
başlatan Batılı devletler, Mısır’da ön ayak oldukları haksızlıklarla ne kadar
ileri gidebileceğini gösterdi. Mısır’da seçimleri kazanan Müslüman Kardeşler’in
birçok saldırıya maruz kaldığı süreçte, darbeci Sisi yönetimini destekleyen
Batılı devletler, ciddi yıkımlara neden oldu. Mısır’ın seçimle başa gelmiş ilk
cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi ve binlerce Müslüman Kardeşler üyesini
zindanlara kapatan, on binlerce masum Mısırlının şehit olmasına sebep olan olaylar
dizisinde Arap Baharı’nın asıl amacının İslam coğrafyasında istikrarsızlık
çıkartmak olduğu anlaşıldı. Müslüman Kardeşler üyesi birçok insanın halen
idamla yargılandığı Mısır’da, 11 yıl önce Arap Baharı’nın açtığı yaralar henüz
kapatılmış değil.
ARAP BAHARI DEĞİL, “BATI ZULMÜ”
17 Aralık 2010’da Tunus’ta fitili ateşlenen Arap Baharı,
Batı’nın menfaatleri doğrultusunda İslam coğrafyasında “demokrasi” bahanesiyle
başlattığı sistematik bir zulüm projesiydi. Sırayla Cezayir, Lübnan, Moritanya,
Ürdün, Moritanya, Sudan, Umman, Yemen, Suudi Arabistan, Mısır, Suriye, Cibuti,
Fas, Irak, Bahreyn, İran, Libya, Kuveyt ve Batı Sahra’ya sıçrayan Arap Baharı
ateşi, büyük iç karışıklıklara, iç savaşlara neden oldu. Ülke liderlerinin
halkına linç ettirildiği, darbelerin yaptırıldığı, birçok insanlık suçunun
işlendiği Arap Baharı süreci halen devam ediyor. Özgürlük, modernlik ve
demokrasi başlıkları altında Batılı devletlerin ajanlarının sosyal medyadan
örgütlediği Arap Baharı süreci sonucunda Mısır ve Suriye hariç yaklaşık 100 bin
Müslüman’ın hayatına mâl oldu.
