Biden hükümetinin son haftalarda İran’la geçici bir anlaşma konusunda İsrailli
ve Avrupalı yetkililerle istişarelerde bulunduğunu yazdı.
Axios haber sitesi bilgili kaynaklardan naklen şu iddialarda
bulundu: ‘Son haftalarda ABD Başkanı Joe Biden, İran’la bir tür geçici anlaşma sağlama
konusunda Avrupalı ve İsrailli ortaklarıyla istişarelerde bulundu.
Amerika’nın planının detaylarından haberdar olan İsrailli
yetkililer, Batılı diplomatlar ve Amerikalı uzmanlar şunu söylediler: ‘Beyaz
Saray’ın değerlendirdiği plan, İran’ın nükleer programının bir kısmının
durdurulması karşılığında bazı yaptırımların kaldırılmasını içeriyor.’
Axios haber sitesi şunları yazdı: ‘Biden yönetiminin yeni
yaklaşımı, Beyaz Saray’ın İran’ın nükleer programındaki yeni gelişmelerden ne
kadar endişeli olduğunu gösteriyor.’
Oysa, ABD hükümeti yetkilileri son birkaç ayda defalarca İran’la
Nükleer Anlaşma konusunda bir anlaşmanın Beyaz Saray’ın şu anda gündeminde
olmadığını iddia etmişlerdi.
Konuyla ilgili bilgili kaynaklar şunları söyledi: ‘Biden
yönetimi, Ocak ayında bu yeni yaklaşımı görüşmeye başladı ve Şubat ayında
İsrailli yetkilileri ve üç Avrupa ülkesini bilgilendirdi.
Beyaz Saray’ın planı, İran’ın bazı nükleer faaliyetlerinin,
özellikle de %60 zenginleştirmenin durdurulması karşılığında, bazı İran karşıtı
yaptırımların kaldırılmasını içeriyor.
Bir İsrailli yetkili ve Batılı bir diplomat, Axios’a, İranlıların
Amerika’nın bu planla ilgili istişarelerinden haberdar olduklarını, ancak
şimdiye kadar bu fikri reddettiklerini söyledi.
Axios şunları yazdı: ‘Bu plan, 2013 yılında dönemin ABD
Başkanı Barack Obama yönetiminin üst düzey yetkilileri tarafından önerilen ve
Geçici Cenevre Anlaşması olarak bilinen ve sonunda Nükleer Anlaşmanın imzalanmasına
yol açan bir plana benziyor.
Bu plan, Obama yönetimi döneminde Jake Sullivan ve Bill
Burns tarafından ve şu anda Biden yönetiminde sırasıyla Beyaz Saray Ulusal
Güvenlik Danışmanı ve CIA Direktörü tarafından yönetildi.
Geçici Cenevre Anlaşması’nda, İran’a uygulanan yaptırımların
bir kısmının kaldırılması karşılığında İran’ın nükleer programının bir kısmını
durdurması öngörülüyordu. Bu anlaşmanın orijinal süresi 6 ay olarak kabul edildi,
ancak İran ve dünya güçleri arasında nihai anlaşma olan Nükleer Anlaşmaya
varılana kadar birkaç kez uzattı.’
Adı açıklanmayana Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyinin bir
sözcüsü Axios’a şunları söyledi: ‘Başkan Biden, İran’ın asla nükleer silah
sahibi olmamasını sağlamaya kesinlikle kararlı ve biz hala bu hedefe ulaşmanın
en iyi yolunun diplomasi olduğuna inanıyoruz.
Biden, ortakları ve İsrail dâhil müttefikleriyle tam
koordinasyon içinde tüm seçeneklere ve olası durumlara hazırlanıyor.
Ancak Beyaz Saray, diplomatik istişarelerle ilgili dolaylı
söylentiler hakkında yorum yapmıyor, bunun dışında bu tür söylentilerin
neredeyse tamamı yanlış.’
Üç Siyonist yetkili ve Batılı diplomat şunları söyledi: ‘İranlılar,
bu tür planların daha önce işe yaramadığını ve içeriği 2015 anlaşmasından aşağı
olan bir anlaşma istemediklerini söyleyerek yeni planı şimdiye kadar
reddettiler.’
Viyana yaptırımlarının kaldırılmasına yönelik müzakerelerin
son turu geçen Ağustos ayında Viyana’da yapılmıştı ancak bu görüşmeler o
zamandan bu yana kesintiye uğramıştı. Analistler, Biden yönetiminin geçtiğimiz
aylarda Nükleer Anlaşmaya dönme konusundaki isteksizliğine Siyonist rejimin
baskısı, Kongre ile anlaşmazlıklar ve ABD’deki iç sorunlar gibi bazı
faktörlerin neden olduğunu söylüyor.
Batılı ülkeler, geçtiğimiz aylarda İran’ın ülke çıkarlarında
ısrar etme direncini medya ve propaganda savaşı başlatarak kırmaya çalışıyor.
İran İslam Cumhuriyeti, yaptırımların kaldırılmasına yönelik
müzakerelerde, yaptırımların kaldırılmasının doğrulanması, Nükleer Anlaşmanın kalıcılığına
ilişkin garantiler alınması ve Atom Ajansı’nın koruma önlemleri iddialarının
kaldırılmasını temel talepleri haline getirdi ve bazı kısıtlamalar karşılığında
İran milletine somut ekonomik faydalar getiren ikili bir anlaşmaya dönmeyi
makul olarak gördüklerini ve kabul edeceklerini vurguladı.
