Koşullar ne olursa olsun şer’i ölçülere her zaman bağlı kalın. Kötü niyetli medya birimlerinin eline sizin fedakârlıklarınızı gölgeleyecek bahaneler vermeyin. Haşd-ı Şab (halk güçleri) ülkeyi ve Allah’ın kullarını savunmaktan başka bir amaç taşımıyor. Ama düşmanlarımız bu kutsi harekete darbe indirmek için vatanını savunan bu yiğitleri mütecaviz unsurlar olarak tanıtmaya çalışmaktadır. Bunun için ellerinden geleni yapıyorlar. Sizler de İslami ilkelere her koşulda bağlı kalmak suretiyle onların bu çabalarını boşa çıkarın.
Ayetullah El-Hekim sözlerini şöyle sürdürdü: Bizim iki sorumluluğumuz var. Birincisi askeri cihattır. Bu savaş meydanına çıkıp yiğitçe savaşmaktan ibarettir ve sizler bunu yapmaktasınız. İkincisi ise medya cihadıdır. Gerçekleri olduğu gibi insanlara aktarmak da bir cihattır. Bu vatanın bağrından çıkmış yiğitlerin gösterdiği fedakârlıkları basın-yayın yoluyla doğru şekilde dünyaya ulaştırabilmek de cihattır. Başkalarının bu alanda çok güçlü çalışmaları var, öyle ki yanlışlarını süsleyerek dünyaya doğru diye yutturuyorlar. Oysaki bizi övecek ve başarılarımızı dünyaya duyuracak ciddi anlamda bir medyamız yok. Biz tamamen samimi duygularla ve Allah’ın hoşnutluğunu gözeterek hareket eden bu halkın evlatlarıyız.
Ayetullah El-Hekim şöyle konuştu: Sakın gurura kapılmayın; elde ettiğiniz başarıları Yüce Allah’ın bir lütfu ve Hz. Mehdi’nin (a.s) bir inayeti olarak değerlendirin.
Görüşme sırasında Hz. Abbas alayı komutanı Meysem Zeydi, Irak topraklarını özgürleştirme yolunda savaş cephelerindeki son durum hakkında Ayetullah El-Hekim’e bir sunumda bulundu.
shafaqna
