Azerbaycan Cumhuriyeti’nde başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının sağlanmasına ilişkin din âlimleri bir bildiri yayınladı.
Bildiri şu şekilde;
Bismillahirrahmanirrahim
“Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutan ve Allah için şahitlik eden kimseler olun.”
(Nisa Suresi, 135)
Biz, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin din âlimleri olarak, devlet genel eğitim kurumlarında başörtülü öğrencilerin okula alınmamasıyla ilgili son zamanlarda gözlemlenen durumlardan ciddi endişe duyduğumuzu bildiriyoruz.
Azerbaycan’da uygulanan dinî yasaklar kapsamında, 30 yılı aşkın süredir resmî belgelerde başörtülü fotoğrafların kullanılmasına yasak getirilmiş olup bu yasak artık eğitim kurumlarına da sirayet ettirilmektedir. Okul kıyafet tarzı Azerbaycan’ın örf ve geleneklerine uygun olmalıdır. Oysa bazı kıyafet biçimleri çıplaklığı teşvik ederek toplumun çocuklarını iffetten uzaklaştırmaktadır. Bununla birlikte, tek tip okul kıyafeti adı altında dinî inancın bir gereği olan başörtüsüne de yasak uygulanmaktadır.
Biz, eğitim kurumlarında tek tip kıyafet uygulamasının Azerbaycan’ın millî değerlerine uygun olmadığını düşünüyoruz. Kıyafetle ilgili kabul edilen normatif düzenlemeler; Anayasa, insan hakları ve çocuk haklarına ilişkin mevzuatın gerekleriyle birlikte ve çocukların fıtratına uygun şekilde uygulanmalıdır.
Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası’nın 42. maddesi, her vatandaşın eğitim hakkını güvence altına almaktadır. Anayasa’nın 48. maddesinde ise herkesin vicdan özgürlüğüne sahip olduğu, dine yönelik tutumunu bağımsız olarak belirleme ve kendi dinî inancını ifade etme hakkına sahip olduğu hükme bağlanmıştır.
Bunun yanı sıra, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin “Çocuk Hakları Hakkında” Kanunu’nun 14. maddesinde açıkça şöyle belirtilmektedir:
“Her çocuğun vicdan, düşünce ve ifade özgürlüğü vardır.
Ebeveynler, diğer kişiler ve devlet kurumları çocuğun vicdan, düşünce ve ifade özgürlüğüne saygı göstermelidir.”
Bu hukuki hükümler doğrultusunda, laik devlet ve laik eğitim anlayışı, dinî inancın okullarda otomatik olarak yasaklanmasını öngörmez. Aksi takdirde dünyanın birçok ülkesinde başörtüsünün yasaklanması gerekirdi. Oysa Hristiyan nüfusun çoğunlukta olduğu birçok ülkede dahi başörtüsünün kullanımı serbesttir.
Müslüman bir ülkede laiklik ilkesinin uygulanması Müslümanın ilahi ruhuyla hiçbir şekilde bağdaşmadığı hâlde, bu ilkeye dahi tam ve doğru şekilde uyulmamaktadır. Laiklik, devletin herhangi bir dini benimsememesi veya belirli bir dini öğrencilere zorunlu olarak dayatmaması ilkesidir. Ancak laiklik aynı zamanda vatandaşın kanunlarla korunan dinî inanç ve vicdan özgürlüğünden mahrum bırakılması anlamına gelmemelidir.
Biz, bir kız öğrencinin yalnızca başörtüsü taktığı gerekçesiyle eğitim kurumuna alınmamasının, onun eğitim hakkının fiilen ihlal edilmesi ve aynı zamanda dinî inanç ve vicdan özgürlüğü hakkının ağır biçimde elinden alınması anlamına geldiğini düşünüyoruz.
Biz, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin ilgili devlet kurumlarına müracaat ederek:
- Başörtülü öğrencilerin okula alınmaması uygulamalarının önüne geçilmesini;
- Kıyafet biçimine ilişkin normatif düzenlemelerin millî değerlerle, Anayasa’da güvence altına alınan vicdan ve dinî inanç özgürlüğüyle ve eğitim hakkıyla uyumlu hâle getirilmesini;
- “Laiklik” ilkesinin dinî inancın ve dinî sembollerin genel ve otomatik olarak yasaklanması şeklinde uygulanmasına izin verilmemesini;
- Çocukların vicdan özgürlüğüne saygı gösterilmesini ve eğitim haklarının korunmasını;
- Başörtülü öğrencilerin eğitimden uzaklaştırılmasına yol açabilecek bu kararın kaldırılmasını;
- Bu hukuk ihlaline sebep olan öğretmen, okul müdürü ve diğer sorumlu kişilerin sorumlu tutulmasını;
- Bakanlar Kurulu kararında “Başörtüsü yasaktır” denilmese de “Tek tip kıyafet” ifadesinin böyle bir yasak ihtimali doğurması nedeniyle, ilgili kurumların başörtüsünün yasaklanmadığını ve yasaklanmayacağını kanunda açıkça belirtmesini talep ediyoruz.
Yukarıda belirtilen taleplerin yerine getirilmesini istiyoruz.
Bu arada Azerbaycan’da eğitim sisteminde ciddi sorunlar bulunurken, dikkati Müslümanların dinî inançlarına yöneltmek yerine mevcut sorunların çözümü için çalışılması gerekmektedir.
Azerbaycan halkının millî ve manevi değerlerine, aile kurumuna, çocukların haklarına ve kanun önünde eşitlik ilkesine saygı gösterilmesini gerekli görüyoruz.
Azerbaycan Cumhuriyeti Din Âlimleri
Mukaddes Kum Şehri
30 Eylül 2026
