katı kısıtlamalar getirerek, halkın Irak’a ziyarette bulunmasını yasakladı.
Bahreynli yetkililer, Muharrem ayının başından beri Ehlibeyt
takipçilerine karşı uyguladıkları dini kısıtlamaları ve zulmü arttırdı.
Bahreyn el-Vefak Cemiyetinin açıklamasına göre, Al-i Halife
rejimi, bu ülkenin Şii vatandaşlarının Irak’taki türbelere ziyarette
bulunmasını engellemek için yeni keyfi tedbirler aldı.
El-Vefak Cemiyeti twitter sayfasında şunları yazdı: ‘Bu
yasak, Bahreyn Uluslararası Havalimanı güvenlik yetkilileri tarafından Şiilere
yönelik mezhepçi zulmün bir parçası olarak çıkarıldı.’
Bahreyn rejimi, Muharrem ayının başından beri Muharrem Ayı
merasimlerini engelledi. Hatırlatmak gerekir ki, her yıl yüzlerce Şii
vatandaşı, Aşura günlerinde Kerbela’daki Aşura merasimlerine katılmak için
oradaki türbeleri ziyaret etmektedir.
Öte yandan, Dün, Bahreyn’deki Joe Merkez Hapishanesi’ndeki
siyasi tutuklular, cezaevi yönetiminin Muharrem Ayı ve Aşure merasimleri
düzenlenmesini resmen engellediğini açıkladı.
Öte yandan, Bahreynli yetkililer, “A’ali” şehrinde
Muharrem ayında düzenlenen matem merasimlerine saldırdı ve Al-i Halife
çeteleri, İmam Hüseyin (a.s) için düzenlenen matem merasimindeki bayrakları
indirdi.
Geçtiğimiz günlerde Bahreyn İçişleri Bakanı Raşid bin Abdullah
Al-i Halife, ülkesinin Aşure Günü merasimlerine katılmak üzere Fars Körfezi
ülkelerinden gelen Şiilerin seyahatlerini yasakladığını açıkladı.
Bahreyn İçişleri Bakanı şunları söyledi: ‘Yetkililer, olayın
inanç turizmi adı kullanılarak tanıtılmasına izin vermeyecektir. Çünkü bu, Al-i
Halife hükümetinin yaklaşımıyla çelişmektedir.’
Raşid bin Abdullah Al-i Halife birkaç gün önce, bu ülkenin
ana sakinlerinin çoğunluğunu oluşturan Ehlibeyt (a.s) takipçilerine hakaret
etti.
Al-i Halife rejimi, Muharrem ayının başlamasıyla birlikte
Şiilere yönelik kısıtlamalarını yoğunlaştırdı. Geçtiğimiz günlerde “Nizak”
isimli bir kullanıcı hesabı şu açıklamalarda bulundu: ‘Bahreyn İçişleri
Bakanlığı’ndan, Muharrem Ayı merasimleri sırasında dini konuşmacı ve vaizlerin
Al-i Halife rejimi yetkilileri tarafından nasıl kuşatıldığını gösteren bir
belge sızdırıldı. Bu bakanlığın MOI-SECT-0156-7 seri kodlu belgesinde, Muharrem
2018 / 1440 merasimleri ihlalleri adlı bir tablo var.
Bu belgeye istinaden çok sayıda kişi sorgulanmak veya
tutuklanmak üzere polis merkezlerine çağrıldı.
Örneğin, bu tablo şunu göstermektedir: “Bahreyn’in önde
gelen konuşmacılarından Şeyh Hasan Al-i Ali, karakola çağrılan ve konuşması
sırasında dini konulara bağlı kalması ve bu bağlam dışına çıkmaması konusunda
uyarı alanlardan biridir. Diğer bir örnek ise, Bahreynli yetkililerin, bir
Hüseyniyenin iki yetkili ve meddahını çağırarak onları kanuna uymaya söz
vermeye zorlamasıdır.
Bahreyn’deki Şiilere yönelik baskı ve katılık düzeyini göstermektedir. Hal
böyle iken, Bahreyn rejimi, barış içinde bir arada yaşamanın ve din özgürlüğüne
saygının lideri olduğunu iddia etmektedir.
1975 yılından bu yana Bahreyn’i yöneten Al-i Halife
rejiminin adı, Suudi Arabistan ile birlikte her zaman en büyük insan hakları
ihlalcilerinden biri olarak anılmaktadır ve bu iki rejimin ortak noktası
ülkelerindeki Şiilere yönelik şiddetli baskılarıdır.
Bahreyn’deki siyasi sistemin aşiret mantığına göre ve
gerçeklere ve istatistiklere ve rakamlara dayalı olarak, Bahreyn toplumunun ana
bileşenlerinden biri olan Şii vatandaşlar, Al-i Halife rejimi tarafından
sistematik olarak ayrımcılığa ve yoksunluğa maruz bırakılmaktadır.
Bahreynlilerin üzüntüsünü ve hoşnutsuzluğunu derinleştiren
şey, Al-i Halife rejimi medyasında bu ülkenin din özgürlüğünü önemsediği
yönündeki günlük haberler ve Hindular için tapınak, Hristiyanlar için bir
kilise ve bir tapınak inşa etme izni gibi eylemlerdir.
Aslında Bahreyn’deki ayrımcılık durumu diğer ülkelerin tam
tersidir. Tüm ülkelerde ayrımcılık ve yoksunlukla ilgili politika ve eylemler
genellikle azınlıklarla ilgili olarak yapılır. Ancak ülke nüfusunun %75’inden
fazlasının Şii olduğu Bahreyn’de Şiilere karşı ayrımcılık yapılmaktadır.
Bahreyn’deki Şiilere yönelik baskı politikası bu yıl da
güçlü bir şekilde takip edilmektedir. Geçtiğimiz haftalarda bu ülkenin
sokakları, Al-i Halife’nin Şiilere ve ifade özgürlüğü mahkûmlarına yönelik
baskıcı politikalarına karşı kitlesel mitinglere ve protestolara şahit
olmuştur. Bahreyn’deki Şiilerin lideri Şeyh İsa Kasım da Al-i Halife rejimini,
bu rejimin hapishanelerindeki mahkûmlara herhangi bir zarar verilmesi konusunda
uyarmıştır.
Şiiler, Al-i Halife rejimi tarafından siyaset, ekonomi ve
kültür alanlarında ötekileştirilirken, ders kitaplarında da Şiilerin dini
inançları hedef alınmakta ve onların inançlarına yer verilmemektedir. Aynı
zamanda üst düzey Şii dini şahsiyetlere de zulmedilmektedir ve onlarca din
adamı cezaevinde olup her türlü hakaret ve işkenceye maruz kalmaktadır.
Bahreyn Şiileri, tıpkı yüzlerce yıl önce olduğu gibi
Muharrem Ayı ve Aşura merasimlerine hazırlandığı ve cadde ve sokaklara siyah
bayraklar astığı halde, bu ülkenin yetkilileri bu merasimlere düşmanlıklarını
ortaya koymuş ve onların bu merasimleri düzenlemesine izin vermemiştir.
