Uzun yıllardan beri Fua ve Kefreya beldelerinde yaşayan ve teröristlerin saldırı ve ablukalarına direnen Şii ve Alevi Müslüman halk ile Suriye ordusundan oluşan konvoya karşı yapılan bombalı intihar saldırısında aralarında 67 çocuğun da bulunan en az 126 sivil şehit düştü 224’ü de yaralandı.
BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği sözcüsü Rupert Colville yaptığı açıklamada, bu saldırının yüksek bir ihtimalle savaş suçu kapsamına girdiğini belirtti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) de tahliye konvoyuna yapılan saldırıyı kınayarak sorumluların yargı önüne çıkarılmasını istedi.
Beşar Esad hükümetine askeri ve güvenlik güçler ile ılımlı muhalefet diye yansıtılan tekfirci teröristler arasında Katar ve İran’ın arabuluculuğunda imzalanan anlaşmada yaklaşık 30 bin sivil ve silahlı muhalifin karşılıklı tahliye edilmesi öngörülüyordu.Ancak 15 Nisan’da Fua ve Kefreya beldelerinden çıkan siviller ve askerlere karşı düzenlenen saldırıda aralarında 67’si çocuk en az 126 sivil şehit düştü ve 224 masum insan da yaralandı. Bu vahşi saldırı sonucu teröristler ateşkesin de bozulmasına sebep oldular. Buna rağmen Suriye’nin Humus ilinde Suriye ordusunun kuşatması altındaki Vaer semtinden tahliye edilen sivil ve silahlı terörist unsurların yer aldığı 5. kafile Cerablus ilçesine ulaşmıştı.
BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği sözcüsü Rupert Colville’nin belirttiği gibi Fua ve Kefreya beldelerinde yaşayan yerel halk, ılımlı muhalefet olarak yansıtılmaya çalışan selefi Vahhabi teröristlerin ablukası altındaydı ve sürekli havan topuyla dövülüyordu. Ancak halkın direnişi karşısında teröristler bu beldeleri işgal edemediler. Kuşatma neden ile bölge halkı gıda, içme suyu, sağlık ve tıbbi hizmetlerden mahrum kalıp, ilaç sıkıntısı yaşıyorlardı. Ilımlı muhalefet diye yansıtılan El-kaide uzantısı ve Amerika liderliğindeki Suudi krallık rejimi ve Türkiye hükümeti destekli Ahraruşşam tekfirci terör örgütü, bu insanlık ve İslam dışı katliamın sorumluluğunu üstlendi.
Tekfirci teröristler 2011 yılından beri Suriye’yi katliam ve yıkıma uğratmaktadırlar. Fua ve Kefreya halkının katliamı dünya toplumu tarafından lanetlendiği için, BM de gecikmeli olarak bu vahşi saldırıyı kınadı ve savaş suçu işlendiğini belirtme zorunda kaldı. Teröristler saldırıya geçerken ve katliam yaparken BM ve Amerika işbirlikçisi Arap rejimleri susuyorlar.
Ancak Suriye Ordusu ve halk güçleriyle Irak ordusu ve halk güçleri, tekfirci teröristleri yok etme operasyonlarına başladıklarında, BM sivillerin katledilmesinden ve mülteci duruma düşmesinden endişe duymaya başlıyor. Sanki Suriye ve Irak halkını topluca katliamdan geçiren kafa kesen tekfirci teröristlerin işgali altında yaşayan halk, mutlu ve güven içinde yaşıyor. Suriye ve Irak ordusunun tekfirci teröristleri imha etme operasyonları ise sivillere yapılmış gibi yansıtılıyor.
BM’nin bu ikiyüzlü ve nifakçı tutumu, aslında Batılı ve Siyonist güç odaklarının tekfirci teröristleri maşa olarak kullanıp desteklemesinden kaynaklanıyor.
