Forumu’nda konuştu.
Burns, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in kendi kendini
Rusya’yı yeniden büyük bir güç haline getireceği konusunda ikna ettiğini ve
bunun da ancak Ukrayna’yı kontrol etmekle mümkün olabileceğini düşündüğünü
ileri sürdü.
Ekim 2021’den itibaren oldukça rahatsız edici birtakım
istihbaratlar almaya başladığını ifade eden Burns, ABD’nin bu konudaki
kaygısını, Rusya’nın yoluna devam etmesi durumunda ağır sonuçları olacağını
bildirmek üzere ABD Başkanı Joe Biden’ın kendisini Moskova’ya gönderdiğini
söyledi. Burns, “Ülkeye döndüğümde Başkan’a ilettiğim izlenim, Putin’in bu
işgali başlatmak için henüz geri dönüşü olmayan bir karar vermediğiydi. Ama
açıkça o yöne doğru ilerliyordu. Diğer izlenimime göre, stratejik olarak
Ukrayna’yı ve Ukrayna’nın tercihlerini kontrolü altına alma yeteneği için
pencerenin kapanmakta olduğuna ikna olmuştu.” diye konuştu.
Putin’in sağlığı ve akli dengesinin yerinde bir kişi olarak
tanımlayıp tanımlamayacağına yönelik bir soruya yanıt veren Burns, Rus liderin
yeterince sağlık olduğunu ve şahsına has bir bakış açısı olduğunu ifade etti.
Burns, savaşın gidişatına ve Rusya’nın kayıplarına ilişkin
bir soruya ise şu yanıtı verdi:
“Kayıplar konusunda net bir sayı yoktur genellikle aralıklar
vardır. ABD istihbarat topluluğunun en son tahminleri 15 bin civarında ölü ve
muhtemelen bunun üç katı kadar da yaralı olduğu yönünde. Dolayısıyla oldukça
önemli kayıplar. Ukraynalılar da çok kayıp verdi. Muhtemelen bundan biraz daha
az.”
Putin’in ABD ve Avrupa’nın dikkatini başka bir şekilde
dağıtabileceğini, Ukrayna ve Avrupa’yı yıpratabileceğini düşündüğünü ifade eden
Burns, Rus liderin yanıldığını, ABD ve diğer ülkelerin Ukrayna’ya silah desteği
verdiği sürece Ukraynalıların savaşa devam edeceğini, NATO’nun daha da
güçlendiğini, şimdi de Rusya’nın komşuları olan Finlandiya ve İsveç’in ittifaka
katılacağını değerlendirdi.
