ABD Başkanlık Seçimleri yaklaşırken seçimlerin en güçlü iki adayı olan Hillary Clinton ve Donald Trump’ın dış siyasette izleyecekleri yol da belirginleşmeye başladı.
npr‘nin haberine göre Trump’ın tartışmalı açıklamaları ve Clinton’ın dışişleri bakanlığı geçmişi, dış politikayı geçmiş seçimlere göre daha ön plana alıyor.
IŞİD VE ORTADOĞUDonald Trump, “ben IŞİD hakkında generallerden daha çok şey biliyorum” derken, IŞİD’i bitirmek için Clinton’ın “ulus inşa etme ve rejim değiştirme” politikasının geride bırakılması gerektiğini, bu yöntemin Libya, Irak, Mısır ve Suriye’de işe yaramadığını söylüyor.
Trump’a göre IŞİD’i bitirmenin yolu “IŞİD’i bitirme hedefini taşıyan müttefiklerle birleşerek IŞİD ve İslami terörizmi yok etmek ve bunu şimdi, hızlıca yapmak”.
Hillary Clinton ise IŞİD’e karşı faaliyeti artıracağını söylerken, bunu hava saldırılarını yoğunlaştırarak yapmayı planlıyor. Clinton, “yerel kuvvetlere” destek verileceğini ve istihbarat sayesinde saldırıları “gerçekleşmeden durduracağını” da söylüyor.
Clinton kara kuvveleri göndermeyeceğini belirtirken, Trump’ın zaman zaman asker yollamaktan bahsetmiş olduğu, ancak son zamanlarda bu konuda konuşmaktan kaçındığı aktarılıyor.
ABD’nin şu anda Afganistan’da 10 bin askeri personeli olduğu, Irak’taki asker sayısının 5 bin, Suriye’dekininse “bir kaç yüz” olduğu kaydediliyor.
RUSYA VE VLADİMİR PUTİNGeçtiğimiz yıllarda Hillary Clinton’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i bir “zorba” olarak nitelediği ve 8 yıl önce yine başkan olmayı denerken Putin için “ruhu yok” dediği belirtiliyor.
Clinton’ın Putin için “pek çok zorba gibi eğer ona karşı çıkmazsanız alabileceği kadarını alan biri” dediği aktarılırken, buna karşın Trump’ın Putin’e karşı olumlu konuştuğu bildiriliyor.
Putin’in de Trump’ı överek, Trump için “yetenekli biri” dediği hatırlatılıyor. Trump’ın açıklamalarda Rusya’yla dostça ilişkiler geliştirileceği ve “birlikte IŞİD’i yeneceklerinin” söylendiği kaydediliyor.
Trump’ın Kırım’ın Rusya’ya ait olduğunu kabul edebileceğini söylediği de vurgulanıyor.
NATOTrump’ın konuşmalarında NATO’yu da sıkça tartışmaya açtığı görülüyor. Trump, NATO üyelerinden birine saldırılması durumunda diğer ülkelerin onu savunması ilkesine karşı çıkarken, bunun sebebi olarak NATO üyesi pek çok ülkenin NATO şartları gereği yapılması gereken GSYİH’nin %2’si kadar harcamayı yapmamasını gösteriyor.
Bu koşulu yalnızca ABD’nin de içinde bulunduğu 5 ülke karşılayabiliyor. Trump, NATO ülkelerine seslenerek “ödeme yapma sorumlulukları var” diyerek, “bunu unuttuğunuzu söyleyemezsiniz. Bu önemli bir şey” diye vurguluyor.
Clinton ise NATO’ya bağlılığını bildirerek, NATO için “silahlı kuvvetlerimiz teröristlere karşı birlikte savaşıyor, diplomatlarımız yan yana çalışıyor” şeklinde konuşuyor.
Clinton’ın NATO yanlısı açıklamalarına karşın, Trump, NATO’nun değişmesi gerektiği yönündeki duruşundan geri adım atmıyor.
TİCARET ANLAŞMALARITrump’ın öne çıkarttığı başka bir meseleyse ticaret anlaşmaları. Mevcut anlaşmaların ABD’nin çıkarlarına olmadığını savunan Trump, bunların yeniden görüşülmesi gerektiğini söylüyor.
ABD ve Çin’in karşılıklı ticaret anlaşmaları olmadığını aktaran Trump, buna karşın ABD’nin 2001 yılında Dünya Ticaret Örgütü’ne girmesini desteklediğini hatırlatıyor.
Clinton ise mevcut anlaşmalara destek verirken, Trump’ın karşı çıktığı başka bir anlaşma olan Trans-Pasifik Ortaklık Anlaşması’ndan yana olduğunu da söylüyordu.
Ancak Clinton da son açıklamalarında bu anlaşmanın “kendi standartlarına” uymadığını açıkladı.
ajanslar
