CSIS Uzmanı: İsrail İçin Durum 7 Ekim’dekinden Daha Kötü

rasthaber
Rasthaber –  Dünya çapında iki farklı cephenin mücadele alanı olan Gazze’deki
savaşın gidişatı konusunda şu sorunun yanıtı aranıyor: Üçüncü ayını bitirdiği
günlerde savaş, ABD, Avrupa ülkeleri, Rusya, İran, Türkiye, Çin,
Suudi Arabistan ve diğer bölge ülkelerinin politikaları üzerinde ne gibi
etkilere yol açtı? Daha önemlisi bundan sonra ne olacak? İsrail, ne
yapacak, ABD ne yapmak istiyor?

Bunun için öncelikle İsrail’in en başta ilan ettiği
hedefleri bakımından nasıl sonuçlar ortaya çıktığını değerlendirmek gerekiyor.

İSRAİL’İN HEDEFLERİ, ABD’NİN POLİTİKALARI

Filistin’deki savaşın gidişatı konusunda ABD’nin
tavrı belirleyici. Bu durum, İsrail’in saldırganlığını durdurmak isteyen güçler
açısından olduğu kadar, güncel planda ABD’nin desteği olmadan adım atamayacak
olan İsrail için geçerli. İsrail güvenlik kurumları, devletin 1948’deki
kuruluşundan itibaren en büyük beka sorunu ile karşı karşıya olduğunu
değerlendiriyor. İsrail, bu sorunun çözümü için, Asya-Pasifik’e ağırlık veren
ABD’nin bölgedeki varlığını azaltmasını önlemeyi esas alıyor. ABD’nin
Afganistan’dan çekilişindeki manzara, İsrail’in “ABD’yi bölgede tutacak”
politikaları zorunlu görmesine yol açtı.

Gelinen aşamadaki ABD’nin politikaları açısından ipucu
niteliğindeki bir değerlendirmeye yer vereceğiz. Daha önce de bu köşede
görüşlerinden alıntı yapmıştık, ABD politikalarının oluşturulduğu kilit
kuruluşlardan bir olan Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (Center for
Strategic International Studies: CSIS) uzmanı Daniel Byman, “İsrail’in
Gazze’deki Karışık Stratejisi” başlıklı yazısında gidişatı değerlendiriyor.
Byman, Dış İlişkiler Konseyi (Council on Foreign Relations: CFR) yayın organı
Foreign Affairs’teki makalesine “Zor Seçimler Yapma Zamanı” alt başlığını
atmış.

CSIS’ten bir araştırma ekibiyle birlikte 12 Aralık’ta bir
haftalığına İsrail’e gidip çeşitli kurumlarla görüşmeler yaptığını belirten
Byman’ın yazsındaki bazı vurgular özetle şöyle:

  • İsrail
    için ABD desteğini sürdürmek hayati önem taşıyor.
  • Gazze’yi
    yıktı ama hedeflerine ulaşamadı.
  • Uluslararası
    destek açısından ağır bir bedel ödüyor.
  • Pek
    çok İsrailli, Hizbullah’ın ülkenin kuzeyine yıkıcı bir saldırı
    başlatmasından korkuyor.
  • İsrailliler,
    ülkenin güvenlik kurumlarına güvenmiyor.
  • İsrail
    için durum 7 Ekim’dekinden daha kötü.
  • Eğer
    İsrail her şeye sahip olmaya çalışırsa hiçbir şeye sahip olamama riskiyle
    karşı karşıya kalacak. (Foreign Affairs, 21 Aralık 2023)

HAMAS’A DESTEK ARTTI

Çıplak gerçek şu: İsrail, 20 binden fazla Filistinlinin
ölümüne yol açan savaşta Gazze’yi yerle bir etti. Ama en başta ilan ettiği
“Hamas’ı yok etme” hedefinin yanına bile yaklaşamadı. Byman şöyle bir saptama
yapıyor:

“Hamas’ın askeri altyapısını yok etmek gibi lider kadrosunu
ortadan kaldırmak da zor. (…) Mevcut liderler grubu öldürülse bile Hamas’ın
yedek kadrosu oldukça geniş.”

İsrail, güya Hamas liderliğini yok edecek, daha sonra
Gazze’de Filistinlilerin desteğini kaybeden Hamas’ın yerine başka bir yönetim
oluşturacaktı. Önce Arap ülkelerine bu planı dayatmak istediler. Mısır, Ürdün,
Suudi Arabistan, Katar buna yanaşmadı. Bu tutmayınca, Filistin’i,
Filistinlileri, Arap dünyasını ve tüm dünyayı Gazze’deki katliamı
ağırlaştırarak teslim almaya çalıştılar. Ama tam tersi oldu. Hem Amerikalıların
hem de İsraillilerin saptadığı gibi, Gazze’de de Filistin’in tamamında da
Hamas’a verilen destek arttı.

BÖLGESEL ÇÖZÜM İÇİN KOŞULLAR ELVERİŞLİ

Sonuç olarak, koşullar İsrail saldırganlığını durdurmak için
elverişli hale gelmektedir. Bunun yolu bir bölgesel çözüm iradesi ortaya
konulmasından geçiyor. Türkiye, İran, Mısır ve Suudi Arabistan’ın başı çekeceği
ve Rusya ile Çin’in katılımıyla oluşturulacak bir irade, İsrail’i caydırmak
için gerekli bir kuvvet dengesi yaratır. Bunun için uygun zemin vardır.

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın