direnişi sorumlu tutmaya çalışanların, bu ekonomik zorlukların kendi
efendilerinden kaynaklandığını çok iyi bildiklerini vurguladı.
Hizbullah Yürütme Konseyi Başkanı Seyyid Haşim Safiyüddin
dün bu ülkenin güneyindeki Hanine bölgesinde düzenlenen bir anma töreninde
Lübnan’a karşı çeşitli Batı-Amerikan komplolarının yürütüldüğünü söyledi ve şu
ifadelerde bulundu: ‘Son zamanlarda Fars Körfezi ülkelerindeki bazı medya
kuruluşlarından duyduğumuz tuhaf iddialardan biri, Hizbullah’ın stratejik Arap
ulusal güvenliğini tehdit ettiğini iddia etmeleridir.
ABD, İsrail ve Batı’nın, Hizbullah’ı her zaman Siyonist
rejimin iç güvenliğine yönelik bir tehdit olarak gördüğünü biliyoruz. Onlara
göre İsrail’in iç güvenliği Arap ülkelerinin güvenliği ile aynı mı? Bu iddialar
sahiplerinin gerçek tabiatını ortaya koymaktadır. Gerçek de sorun da budur.
Lübnan’ı direnişten ayırmaya çalışarak Lübnan ulusal
kimliğindeki direniş kültürünü inkâr etmek, bu ülkede tehlikeli ve hesaplanmamış
bir maceradır. Ancak düşmanlar bu hedefe ulaşamayacaktır. Direniş her zaman
Lübnan ulusal kültür ve bağımsızlık kimliğinin gerçek bir parçasıdır.
Lübnan’daki direnişe saldıranlar ve ekonomik çalkantıdan
direnişi suçlamaya çalışanlar, Lübnan’daki mali, ekonomik ve geçim krizlerini
yaratanların efendileri olduğunu çok iyi biliyorlar ve bu krizleri yolsuz
politikacılar tarafından uygulanan yıkıcı politikalarla Lübnan’a empoze
ediyorlar.
Onlar, bu politikalarının Amerika’nın çıkarlarına hizmet
ettiğini çok iyi biliyorlar ve ABD ve İsrail’in çıkarlarını önemseyenler siyasi
konum elde etmek için bu tür politikaları destekliyorlar, ama kesinlikle bu
amaçlarına da ulaşamayacaklar.’
Ba’lebek-Hermel Partisinin Başkanı Hüseyin Hacı Hasan şu
açıklamalarda bulundu: ‘Mevcut kriz karşısında, birkaç kilit meseleyi göz
önünde bulundurmalı ve ne olursa olsun krizi çözmek için çalışmalıyız. Hepimiz
bulunduğumuz yerden bir şekilde vatandaşların haklarını gerçekleştirmeye
yardımcı olabiliriz. Ne kadar sorunumuz ve zorluğumuz olursa olsun, krizle
mücadele etmeye ve halka hizmet etmeye çalışacağız.
Lübnan fakir bir ülke değildir. Lübnan’da petrol ve doğalgaz
var ve ABD siyasi nedenlerle bu kaynakların kullanımını engelliyor. Lübnan’ın
petrol ve gazını çıkarmasına izin verilseydi, Lübnan sorunlarının çoğunu
çözebilirdi. Düşmanlar, siyasi hedeflerine ulaşmak için Lübnan’a azami ekonomik
baskı uyguluyorlar, ancak onların bu eylemleri bizi umutsuzluğa ve teslim
olmaya düşürmeyecektir.’
