Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada ülkemizde çevre
tahribatının had safhaya ulaştığını dile getirdi. Bu tahribatın iklim krizinin
daha da derinleşmesine, doğal çevre, doğal yaşam, tarımsal üretim,
kırsal-kentsel tüm toplumsal yaşamı, kısaca ülkemizin bugünü ile sosyoekolojik
geleceğini tehdit edici boyutlarda olduğunu ifade etti.
Sözcü’nün haberine göre Yener, “Meteoroloji Genel
Müdürlüğünün 2021 Nisan ayı kuraklık analizine göre Türkiye’nin üçte ikisi
şiddetli kuraklık-acil durum düzeyindedir. NASA verileri de aynı yöndedir. Keza
hava kirliliği göstergeleri de had safhadadır. Burdur Gölü’nün, Salda Gölü’nün,
Marmara Denizi’nin mevcut durumu içler acısıdır. Ege, Marmara, İç Anadolu’daki
göllerin tamamı kirlenmiştir, denizlerimiz korumasız durumdadır. Toplumsal
gereksinimlere yönelik bir ekonomi ve planlı sosyal kalkınma yaklaşımı acil bir
gerekliliktir. Sanayi, teknoloji, tarım, enerji, maden, ulaşım, sağlık, eğitim
ve diğer alanlara yönelik politikalar ile çevre politikası bir bütünlük içinde
ele alınmadan doğayı ve insanı bir bütün olarak gözeten bir ekoloji
oluşturulamaz” ifadelerini kullandı.
