David Beasley, ülkede acil barış çağrısında bulundu.
Yemen’deki kıtlığa atıfta bulunan Dünya Gıda Programı İcra
Direktörü, 400.000’den fazla çocuğun yetersiz beslenmeden mustarip olduğunu ve
derhal tedavi edilmezse öleceğini söyledi.
David Beasley, iki günlük Yemen ziyaretinde, Yemen’in
kıtlığın eşiğinde olduğunu ve bu ülkede yaşananların insanlığın alnında kara
bir leke olduğunu ifade etti.
El-Meyadin haber ajansının Dünya Gıda Programı İcra
Direktörü’nden alıntı yaparak aktardığına göre, Yemenlilerin yarısından fazlası
ciddi oranda gıda kıtlığından mustarip ve beş yaşın altındaki çocuklar arasındaki
ortalama yetersiz beslenme yüzde 10,5’e yükseldi.
Bu arada, Yemen Yüksek Siyasi Konseyi üyesi ve Yemen Yüksek
Devrim Komitesi Başkanı Muhammed Ali el-Husi, geçtiğimiz günlerde Dünya Gıda
Programının ABD politikasına uygun olarak yardım dağıttığını söylemişti.
Muhammed Ali el-Husi, Beasley’i yardımın ve petrol
ürünlerinin San’a’ya ve kontrolü altındaki illere girmesini engellemekte rol
oynamakla suçladı ve Dünya Gıda Programının anlaşma olmadığı bahanesiyle
yardımı engellediğini belirtti.
Ancak Dünya Gıda Programı İcra Direktörü Beasley, Yemen’deki
çocukların yarısının (2.3 milyon) bu yıl yetersiz beslenmeden mustarip
olacağını ve milyonlarca Yemenlinin açlığın eşiğinde olduğunu ifade ederek
şöyle dedi: “Bunlar sadece istatistik değil, ölümün eşiğinde olan gerçek
insanlar, ancak çözüm basit: yiyecek sağlamak.”
David Beasley, bir hastaneyi ziyareti sırasında şu ifadeleri
kullandı: “Altı yıllık savaştan, ekonomik bozulmadan, gelir eksikliğinden
sonra bu hastane odasındayım; bir çocuğun hastaneye yatırıldığı ve fiilen
ölümün eşiğinde olduğu bir odada. Çünkü ne yiyecekleri var ne de tıbbi
ekipmanları.”
Beasley, Yemen halkına karşı savaşın sona ermesi gerektiğini
ve mali, gıda ve tıbbi desteğin sağlanması gerektiğini söyleyerek şöyle dedi:
“Yemen hastanelerinde çocukların sesini duymuyoruz; çünkü çocuklar
hastalık ve halsizlikten o kadar acı çekiyor ki ağlayamıyorlar.”
Bu büyük yıkım, Suudi Arabistan’ın istifa eden Yemen
cumhurbaşkanını tekrar iktidara getirmek için Nisan 2015’te başlattığı savaşın
bir sonucudur.
