‘Dünyanın Büyük Güçlerinin Hangi Yollarla Hakimiyet Kurmayı Hedeflediğini Bilmeliyiz’

rasthaber
Rasthaber –  Bir grup genç seçkin ve üst düzey ilmi yetenek, bu sabah
İmam Humeyni (r.a) Hüseyniyesi’nde İmam Hamanei ile bir araya geldi

Bu görüşme şu anda bazı seçkinlerin görüşlerini dile
getirmesiyle devam ediyor.

İmam Hamanei’nin konuşmasının önemli başlıkları şöyledir:

Seçkinler ülkenin en önemli insan kaynaklarından
biridir/Seçkin gençlik, nerede olurlarsa olsunlar, umut yaratırlar

– Bu korona sorunu hafifledikten sonra bu taze, canlı ve
umutlu buluşma bir kez daha gerçekleştiği için Yüce Allah’a çok şükrediyorum.
Hakikaten siz gençlerin, özellikle siz seçkin gençlerin varlığı, umut
yaratmaktadır. Yani siz nerede olursanız olun varlığınız umut yaratmaktadır. Bu
nedenle ülkenin ilerlemesini istemeyenler sizin bulunmanız gereken yerde
olmanızı istemezler.

– Seçkinler ülkenin en önemli insan zenginliklerinden
biridir. Doğal kaynaklar, coğrafi konumlar ve iklimsel şekil vb. bunların hepsi
önemlidir ama ülkenin en önemli insani zenginliklerinden biri de seçkinlerin
varlığıdır. Seçkinler büyük bir servet olarak kabul edilmelidir. Bunu büyük bir
zenginlik olarak gördüğümüzde onu üretmeye çalışırız.

– Ülkenin ilerlemesinin önemli bir ayağı üniversitedir ve
üniversitede de çoğunlukla ilmi seçkinlerdir. Sadece dün ve önceki gün değil,
çeşitli zamanlarda üniversitelerin ve sınıfların kapatılmasına yönelik
girişimlerde bulunulduğunu, öğrencilerin derse gitmediğini, hocaların
gitmediğini vs. gördüyseniz, bunun nedeni üniversitenin önemli bir rol
oynamasıdır. Şimdi, telefonda üniversite profesörünü “Eğer üniversiteye
giderseniz şöyle olur, böyle olur” diye tehdit eden kişinin kendisinin ana
ajan olup olmadığı belli değil, perde arkasında başka unsurlar var. Çünkü
üniversiteleri ne kadar sakat bırakır, kapatır, yıkar ve yarım bırakırlarsa bu,
bu ülkenin ve bu ülkenin ilerlemesinin düşmanları için bir ganimettir.

– Üniversite, müstekbirlerin hakimiyetinin önündeki en büyük
engellerden biridir. Dünyanın büyük güçlerinin hangi yollarla hakimiyet kurmayı
hedeflediğini bilmeliyiz. Bir gün silahlarla, bir gün aldatmayla, bir gün bilimle
hakimiyet kuracaklardır.

Üniversite hakimiyeti engeller, yani ülkede bilim seviyesini
yükseltebilirseniz düşmanın tahakkümüne karşı bir engel yaratmış olursunuz.

– Seçkinlerin doğuştan gelen bu yeteneği ifade edebilmeleri
ve çalışma fırsatı bulabilmeleri için bir alan gereklidir. Bazen seçkin vardır
ve çalışmaya da hazırdır, ancak kendisine alan sağlanmaz. Bu alan Tağut döneminde
yoktu, varsa bile Tağut’un resmi politikalarının arasında değildi ve bir alan
yoktu. Birçoğunun iyi yetenekleri vardı, çalışmaya da hazırdılar ama onların
kafalarına vuruyorlardı. İnkılabın başlangıcından beri, Tahran Üniversitesi ve
diğer üniversitelerde öğrencilerin ve akademik grupların içinde yer aldığım,
öğretim görevlileri ve öğrenciler ile sürekli oturup kalktığım için tüm
inancımla şunu söylüyorum ki, seçkinler için alan İslam İnkılabı ile sağlandı.

– Öncelikle, üniversiteler geliştirildi. Şu anda ülkede
üniversitenin olmadığı bir yer görüyor musunuz? Ülkenin her yerinde
üniversiteler var. Akademisyenlerin, öğrencilerin ve profesörlerin kapsamı
genişledi. Ülkedeki öğrenci sayısı yirmi beş kat arttı. İnkılabın ilk
yıllarında, 1979 ve 1980’lerde hatırladığım kadarıyla ülkede yaklaşık 5 bin
profesör vardı. Şimdi bu sayı 100 bini geçti.

– Ülkede bilimin bu gelişimi çok değerlidir. Seçkin
yetiştirmenin alanlarından biri de budur. Yani gerçekten de üniversitelilerimize
teşekkür etmeliyiz. Onlar bizi batıya muhtaç bırakmadılar.

– Hiç abartısız bir şekilde şunu söylemeliyiz ki, akademik
seçkinlerimiz İran’ın itibarının kaynağıdır. Sizler seçkinlerin genç
neslisiniz. Sizden önce, bu kırk yılda ülkeye şeref kazandıran nice seçkin
nesiller oldu. Her sorunda bilim adamlarımız sahaya girdi ve odaklandı,
dünyanın bilim çevrelerinde hayranlık uyandıran şeyler yaptılar. Şimdi size
birkaç örnek vereceğim, tabi bu örnekleri siz hepiniz de biliyorsunuz:

– Royan Araştırma Enstitüsü’nün araştırmaları ve başarıları;
Sadece kök hücre konusunda değil aynı zamanda yaşayan bir hayvanın
simülasyonunda da ve bu dünyada ender görülen bir şeydi ve gerçekleşti.

– Uzaya uydu gönderilmesi. Bu, birkaç ülkeye aittir. Bütün
ülkeler buna sahip değildir. Birçoklarının uzayda uyduları var ama kendilerinin
değil, kendileri fırlatmadılar. Bu uyduyu kendisi fırlatan ülke çok azdır. Tabi
biz gerideyiz ama fırlattık, başardık ve gittik. Bilim adamlarımız odaklandı.

– Tahran Üniversitesi’nde insan robotlarının yapılması da
çok önemliydi.

– Nükleer endüstrideki temel başarılar; Biz, Nükleer
endüstrideki temel konulara ulaştık. Biz bu endüstrinin silahları ve
bombalarının peşinde değiliz ama bu endüstrinin kendisi pek çok nimete sahiptir
ve biz buna ulaşmayı başardık.

– Birkaç yıl önce fotoğrafları yayınlandığında bunların
photoshop olduğunu söyledikleri gelişmiş füze ve İHA ekipmanları üretildi.
Şimdi de İran’ın insansız hava araçlarının çok tehlikeli olduğunu söylüyor,
“Neden falanca kişiye satıyorsunuz, falanca kişiye veriyorsunuz”
diyorlar.

– Karmaşık aşıların, özellikle korona aşısı ve benzerlerinin
yapılması.

– Evet, bunlar İranlı seçkinlerin yaptığı şeylerdir ve
bunlar bu ülke için bir onurdur.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın