Almanya’nın Deutsche Welle Haber Sitesinde kaleme aldığı yazısında, İran’ın
Amerika’nın Ayn el Esad Üssüne düzenlediği saldırıya değindi ve şu ifadelerde
bulundu: ‘Amerika ordusunun mevcut protokollerine göre, eğer bu ülkenin
dünyanın herhangi bir bölgesindeki üslerine saldırılırsa, bu yani onların
ülkelerinin topraklarına saldırı düzenlendiği anlamına gelir.
İran bu operasyonda, bir metro istasyonuna ya da Amerikalı
turistlerin otobüslerine saldırmadı, Amerika ordusunun askerlerinin gözlerinin
içine baktı ve onların Irak’taki en büyük askeri üssünü hedef aldı.
Bu üs hiç kuşkusuz en gelişmiş askeri araçlara ve imkanlara
sahip olan bir üstü. Bu üs, savaş odalarından hastanelere ve sinemadan kafeye
kadar birçok imkana sahipti yani Amerika’nın bir parçasıydı, hatta içme suyu
bile Amerika’dan getiriliyordu…
Şimdi ise üçüncü dünya ülkesi olan bir ülke, kendi yerli
füzeleriyle bu üsse saldırıyor ve Başkan Bush’un başkanlığı döneminde yüksek
maliyetlerle sağlanan dünyanın en büyük füze savunması olan GPS savunma
sistemini hedef alıyor.
Şimdi, bu sistemleri satın almak için çok para harcayan
Amerika’nın bölgedeki müttefikleri (Arabistan, Bahreyn, Kuveyt, Birleşik Arap
Emirlikleri, Azerbaycan, Ermenistan…) şüpheye düştüler; acaba askeri bir
çatışmada bu füze sistemi işe yarayacak mı veya tekrar para mı harcayacak ve
Amerika Başkanı’nın küstahlıklarına tahammül mü edecekler?
Bu ülkelerin Askeri müttefiklerini değiştirmelerinin zamanı
gelmedi mi?!
Bu askeri operasyonda herhangi bir zayiat olmadığını farz
etsek bile, hatta bir füzenin bile Irak’taki Ayn el EsadÜssüne isabet etmesi,
Ortadoğu Bölgesine önemli bir mesaj göndermekte, askeri müttefikinizi seçme konusunu
yeniden gözden geçirin, Çin ve Rusya hatta İran daha iyi müttefik olabilir
demektedir.’
