Hamas Siyasi Büro Başkanı, Siyonist rejimi bölgedeki kötülüğün, istikrarsızlığın ve şerrin ekseni olarak nitelendirdi.
İslami Direniş Hareketi (Hamas) Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayye, “El-Arabi” televizyonuna verdiği kapsamlı mülakatta Gazze’deki son gelişmeler, ateşkes anlaşması yol haritasının uygulanması, Hamas liderlerinin Amerikalı yetkililerle görüşmeleri, Filistin seçimleri, hareketin bölgesel ilişkileri, Mahmud Abbas ile görüşmeye hazırlık durumu ile Yemen ve Suriye’deki gelişmeler hakkında açıklamalarda bulundu. El-Hayye, 20 Temmuz 2026 tarihinde Hamas Siyasi Büro Başkanlığına seçilmişti.
El-Hayye, söyleşinin başında Kudüs’ten Batı Şeria’ya, Gazze’den Filistin dışındaki bölgelere kadar Filistin halkının bulunduğu tüm coğrafyalardaki direnişini gururla selamlayarak, Filistin halkının onlarca yıldır işgalle mücadele ettiğini belirtti ve tüm bölgelerdeki sabırlı ve dirençli Filistinli aileleri hürmetle andı.
Özellikle şehitlerin kederli ailelerini, yaralıları, esirleri ve Siyonist rejim zindanlarındaki Filistinli tutukluları anan El-Hayye, tüm çabaların onların hizmetine ve Filistin halkının meşru hedeflerini gerçekleştirme yoluna kanalize edilmesi gerektiğini ifade etti.
Filistin’in mevcut koşullarına değinen Hamas Siyasi Büro Başkanı, Filistin halkının ve Filistin davasına önem veren herkesin önünde çok sayıda zorluk bulunduğunu, bunların en büyüğünün ve ilkinin ise saldırıların durdurulması olduğunu vurguladı. El-Hayye, Gazze Şeridi’nde yürütülen bu sürekli ve tekrarlanan tecavüzün Filistin halkına yönelik bir soykırım boyutuna ulaştığını belirtti.
El-Hayye, Siyonist rejimin Batı Şeria’da yürüttüğü eylemlerin de Gazze’deki durumdan daha az tehlikeli olmadığını belirterek; yerleşim birimleri inşasına, Filistinlilerin evlerinin yakılmasına, halkın takip edilmesine ve nihayetinde Kudüs’teki Mescid-i Aksa ile diğer İslami ve Hristiyan kutsal mekanlarının hedef alınmasına dikkat çekti.
Bir diğer büyük zorluğun genel olarak Filistin davasının durumu olduğunu söyleyen El-Hayye, davanın bir tür durgunluk, atalet, gerileme ve hatta unutulma ile karşı karşıya kaldığını dile getirdi. El-Hayye bu kapsamda, Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas’ın BM Genel Kurulu toplantısına katılımının engellenmesine değinerek, Mahmud Abbas yerine Bünyamin Netanyahu’nun katılımının engellenmesinin daha doğru bir tutum olacağını ifade etti. Mahmud Abbas, bu yılki kurulda ABD vizesi verilmemesi üzerine konuşmasını uzaktan erişimle gerçekleştirmişti.
Hamas Siyasi Büro Başkanı sözlerini şöyle sürdürdü: Filistin davasının karşı karşıya olduğu koşullar; Siyonist rejimin Gazze, Batı Şeria, Lübnan, Suriye ve diğer bölgelerdeki savaşları, çatışmaları ve tecavüzleriyle birleştiğinde, gerek Hamas’ın iç meseleleri gerek Filistin halkının kaygıları gerekse genel Filistin davası dosyasında her bir sorumlu ve liderin önüne son derece büyük çetin görevler koymaktadır.
El-Hayye kendi ailesinin verdiği kayıplara da değinerek, kendisinin, çocuklarının ve ailesinin onlarca yıldır bedel ödeyen Filistin halkının bir parçası olduğunu söyledi. Dört şehit evladının kendi irade ve tercihleriyle halka, Filistin davasına ve kutsallara hizmet yolunu seçtiklerini belirtti.
El-Hayye, “Bizler insanız; ben de uzun yıllar ve yaklaşık çeyrek asırdır evlatlarımı, torunlarımı, kardeşlerimi ve yakınlarımı kaybetmiş bir baba ve dedeyim” ifadelerini kullandı. El-Hayye, ailesinin de diğer Filistinli aileler gibi evlatlarını feda ettiğini, ancak bu kayıpların ve fedakarlıkların Filistin halkının hedeflerini gerçekleştirme yolundaki azim ve iradesini artırmaktan başka bir etki yapmadığını vurguladı.
İnsani acıların ve bu olayların izlerinin aile üzerinde var olduğunu belirten El-Hayye, ancak bu acının daha fazla direniş ve duruşa dönüştüğünü, aynı durumun azizlerini kaybeden çok sayıda Filistinli arasında da görüldüğünü ifade etti.
Gazze Yol Haritasının Uygulanması Vurgusu
Hamas Siyasi Büro Başkanı, Gazze anlaşması dosyası hakkında Hamas’ın Temmuz ayı sonunda kabul ettiği şartların derhal uygulanması gerektiğini vurguladı. Hamas’ın net talebinin yol haritasının yürürlüğe konulması ve Siyonist rejimin buna uymaya zorlanması olduğunu belirten El-Hayye, şu veya bu tarafın münferit açıklamalarının anlaşmanın uygulanmasını engellememesi gerektiğini ifade etti. Hamas’ın Temmuz sonunda yol haritasını kabul ettiği hususu Katar tarafından da duyurulmuştu.
El-Hayye tüm tarafları, ülkeleri ve ilgili aktörleri bir sonraki aşamaya geçmeye, arabulucular, garantör taraflar ve Barış Konseyi tarafından sunulan yol haritasını uygulamaya çağırdı.
Filistin halkının halen katliam, açlık ve sürgünle yüz yüze olduğunu vurgulayan El-Hayye, Gazze’de insanların su bulmak için bile büyük mücadele verdiğini söyledi. Gazze’nin her gün evlatlarını kaybetmenin acısıyla yüzleştiğini, her gün bir şehidin ardından bir yenisinin geldiğini, evlerin ve çadırların zarar gördüğünü ve insanların çadır arayışını sürdürdüğünü belirtti.
El-Hayye, bu durumun çözümünün Hamas’ın da onayladığı aynı yol haritasının uygulanmasına geçmek olduğunu vurguladı.
Filistin Halkının Temel Talebi
El-Hayye, Filistinlilerin net talebinin uluslararası hukuk, yasalar ve kararlarla garanti altına alınmış meşru hakların elde edilmesi olduğunu vurguladı. Bu hakların teslim edilmesinin bölgede istikrarın sağlanması için gerçek bir kapı ve sihirli bir anahtar olduğunu belirtti.
Bölgenin bugün sıcak bir zeminde bulunduğunu ekleyen El-Hayye, istikrarın yolunun Filistin halkının haklarına kavuşmasından, Filistin devletinin kurulmasından ve uluslararası kurumların Filistin halkını korumasından geçtiğini söyledi.
El-Hayye, Hamas’ın Gazze ile ilgili taleplerinde olduğu kadar genel talepler ve Filistin halkının meşru siyasi hakları konusunda da açık ve samimi olduğunu ifade etti.
Hamas Siyasi Büro Başkanı aynı zamanda Amerikalıların Siyonist rejimi taahhütlerini yerine getirmeye zorlaması gerektiğini belirtti. Siyonist rejimi kötülüğün ekseni, bölgedeki istikrarsızlığın odağı, şerlerin ve acıların kapısı olarak tanımlayan El-Hayye, “Hamas kamuoyuna açık ve kapalı temaslarda anlayış ve takdir içeren sözler duymuştur, ancak şu an ihtiyaç duyulan şey pratik, gerçek ve somut adımlardır” diye ekledi.
Uluslararası Topluma Eleştiri
El-Hayye uluslararası toplumun sorumluluklarını tam olarak yerine getirmesini isteyerek, bu sorumluluğun sadece konuşmakla, süslü laflarla hatta ağlama ve üzüntü beyan etme aşamasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini, dünyanın somut eyleme geçmesi gerektiğini vurguladı.
Hamas’ın muhtelif ülkelerle, halk kesimleriyle ve elitlerle kurduğu çok yönlü ilişkilerin Filistin davasına hizmet amacı taşıdığını belirten El-Hayye, bu faaliyetlerin sürdürülmesinin Filistin davasının varlığını güçlendireceğine olan inancını dile getirdi.
El-Hayye, Arap, İslam ve dünya ülkelerinin heyetleri veya temsilcileriyle yapılan görüşmelerde Hamas’ın duruşunun ve son üç yıldaki müzakerelerdeki performansının takdir topladığını ifade etti.
Hamas Siyasi Büro Başkanı, zorlu koşullara rağmen hareketin ısrar, irade ve Filistin halkının da diğer halklar gibi nihayetinde amaç ve ideallerine ulaşacağı inancıyla; ilişkilerini denge, istikrar, Filistin davası ve içişlerine karışmama ilkeleri temelinde geliştirmeyi hedeflediğini ekledi.
“İsrail’de Hangi Partinin İktidara Geldiği Önemli Değil”
Mülakatın bir diğer bölümünde Siyonist rejimdeki seçimlere değinen El-Hayye, İsrail seçimlerinin dönem dönem tekrarlandığını, ancak Filistin halkı için önemli olanın kendi haklarının temini olduğunu, hangi İsrail partisinin iktidara geldiğinin bir önem taşımadığını ifade etti.
Filistin halkının tarih boyunca ve onlarca yıldır tüm İsrail partilerinden zulüm gördüğünü belirten El-Hayye, hepsinin bir şekilde Filistin halkının kanı üzerinden ticaret yaptığını söyledi.
El-Hayye, Hamas’ın hiçbir koşulda Filistin halkının kanının, acılarının ve davasının Siyonist rejimin seçim malzemesi yapılmasına izin vermeyeceğini vurguladı. Önemli olanın Filistin halkının meşru hedeflerine, taleplerine ve haklarına ulaşması olduğunu belirtti.
Uluslararası topluma mesaj gönderen El-Hayye, “Filistinlilerin kanının İsrail seçimlerinin yakıtı olmasını asla kabul etmeyeceğiz” dedi.
El-Hayye, Siyonist rejimin seçim propagandalarının ve rekabetinin Filistinlilerin kanı ve hakları üzerine inşa edildiğini, İsrailli akımların “kimin Filistinlilerin hakkını daha fazla çiğneyeceği” konusunda yarıştığını, bir arada yaşamaya yönelmek veya dünyaya insani bir duruş sergilemek gibi bir gayelerinin olmadığını ekledi.
Filistin Seçimleri ve Ebu Mazen ile Görüşmeye Hazırlık
Filistin seçimleri hakkında da konuşan Hamas Siyasi Büro Başkanı, hareketin seçimlerin Gazze, Batı Şeria ve Kudüs’ün coğrafi ve siyasi birliğinin kapısı olmasını umduğunu söyledi.
Seçimlerin ertelenmesi halinde bu ertelemenin Filistin iç durumunu düzene sokmak ve iç şartları iyileştirmek için bir fırsata dönüştürülmesi gerektiğini belirtti.
Hamas son aylarda birkaç Filistinli grup ve hareketle seçim katılımı ve olası ittifaklar konusunda istişarelerde bulunmuştu.
El-Hayye ayrıca, “Ulusal bir programın ve gerçek bir birliğin temellerini atmak üzere Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas ile yan yana oturmaya hazırız” açıklamasını yaptı.
Seçimlerin ertelenmesi durumunda Filistinli gruplarla ittifak ve iş birliğinin devam edeceğini, ulusal bir çatı ve çerçevenin oluşması için bu yolun tüm taraflara açık olacağını ekledi.
Hamas’tan Yemen’de Arabuluculuk Teklifi
Hamas Siyasi Büro Başkanı mülakatın bir başka kısmında, hareketin Yemen’deki çatışan taraflar arasında arabuluculuk teklifinde bulunduğunu açıkladı.
El-Hayye bu teklifin kabul görmesini ve mevcut anlaşmazlıkların çözümüne katkı sağlayacak bir zemin oluşturmasını temenni etti.
Suriye hakkında da konuşan El-Hayye, Hamas’ın bu ülke için istikrar, kalkınma ve refah dilediğini belirtti.
Arap ve İslam Ülkeleri Gazze’ye İnsani Yardım Sağlamaya Hazır
El-Hayye son olarak Gazze Şeridi’ndeki insani duruma değinerek, Arap ve İslam ülkelerinin Gazze halkına yardım ulaştırmaya hazır olduklarını, ancak Siyonist rejimin bu süreci engellediğini vurguladı.
Mevcut koşulların sona erdirilmesi, üzerinde uzlaşılan yol haritasının uygulanması, Gazze halkına insani yardım ulaştırılması ve Filistin halkının meşru haklarının temini ile bölgede istikrarın sağlanmasına giden yolda ilerlenmesi gerektiğini bir kez daha yineledi.
