1 Ekim tarihleri olmak üzere yılda 4 kez açıklanıyor olmasına rağmen, Resmi
Gazete`de yayımlanırken, bu yıl 1 Ekim tarifelerine yönelik bugüne (5 Ekim
2021) kadar herhangi bir karar yayımlanmaması yeni zam iddialarını beraberinde
getirdi.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nca (EPDK) 30 Eylül 2021
tarihinde yapılan basın açıklamasında “1 Ekim 2021 itibarıyla nihai
elektrik satış fiyatlarında herhangi bir değişiklik yapmamıştır. Bu vesile ile
bir kez daha hatırlatmak isteriz ki elektrik tarifelerine yönelik yapılan bütün
değişiklikler Kurumumuz tarafından ŞEFFAF bir şekilde kamuoyu ile paylaşılmakta
ve ilgili Resmi Gazete`de yayımlanmaktadır” ifadeleri kullanılmıştı.
EMO’DAN YENİ ZAM İDDİASI
Elektrik Mühendisleri Odası, 1 Ekim 2021 tarihinde
yayınlanması gereken kararın yayımlanmaması üzerine bir açıklamada bulundu. EMO
açıklamasında durumun 2018 yılının Ağustos ve Eylül aylarında yapılan zamları
anımsattığına dikkat çekip, “Enerji fiyatlarının enflasyon
hesaplamalarından çıkarıldığını da göz önüne aldığımızda EPDK 2021 yılının
Kasım ve/veya Aralık aylarına yüklü bir zam oranı ile girmeyi mi
amaçlamaktır?” diye soruldu.
“EPDK NE KADAR ŞEFFAF?”
EMO açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Şeffaflık anlayışını tüm mevzuat düzenlemelerine
yansıtan ancak elektrik tarifelerini vatandaşlara kilitli kara kutu içinde
gizlenmiş olarak sunarak vatandaşların bilgi edinme hakkını engelleyen EPDK, 30
Eylül 2021 tarihli açıklamasındaki “1 Ekim 2021 tarihi itibarıyla nihai
elektrik tarifelerinde bir değişiklik yapılmamıştır” ifadelerine açıklık
getirmeli ve yılın son çeyreğini kapsayan (varsa) Kurul Kararı`nı kamuoyu ile paylaşmalıdır.
“ÖZELLEŞTİRME PAHALILIK, ZAM VE ENERJİ YOKSUNLUĞU
OLARAK DÖNDÜ”
Öte yandan hükümetin enerjideki özelleştirme politikalarının
getirdiği sonuçlara dikkat çekilen açıklamada şu noktalara vurgu yapıldı:
“Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre günümüzde gelir
desteği olarak 2.1 milyon hanenin elektrik faturalarının kamu tarafından
ödenmesi, faturasını ödemediği için elektrikleri kesilen yaklaşık 3.7 milyonu
aşan hanenin varlığı ülkemizdeki enerji yoksulluğunun geldiği noktayı
göstermesi açısından önemlidir. Özelleştirmeler için topluma sunulan pembe
tablonun üzerindeki sır zaman içinde dökülmüş ve karşımıza enerji yoksulluğunun
resmini içeren kara bir tablo çıkmıştır.
Sayıştay`ın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı`nın 2020
hesaplarına yönelik yaptığı inceleme de, elektrik satışı yapan bazı şirketlerin
elektrik faturaları üzerinden vatandaştan tahsil ettiği Elektrik Enerjisi
Fonu-EEF tutarlarını bakanlık hesabına hiç yatırmadığı ya da eksik yatırdığını
ortaya koymuştur.
Rapora göre, 2019 yılında elektrik satışı yapan 174 firmadan
41`i hiç EEF ödemesi yapmamış, 15`i ise eksik ve gecikmeli ödemiştir. 2019
yılındaki toplam tahsilat 831 milyon 308 bin 688 TL olarak gerçekleşmiştir.
2020 yılında ise elektrik satışı yaptığı bildirilen 197 şirketten 37`si
tarafından hiç ödeme yapılmamış, eksik ve gecikmeli ödeme yapan şirket sayısı
ise 18 olmuştur.
Elektrik dağıtım şirketleri ve görevli tedarik şirketlerinin
vatandaşa yeni yükler yıkılması pahasına kollanması sonucu gelinen bu noktada
artık yandaş şirketler değil tüketiciden yana taraf olunmalı ve
yükümlülüklerini yerine getirmeyen şirketlere gerekli yaptırımlar
uygulanmalıdır.
Elektrik enerjisi toplumun ortak gereksinimi ve çağdaş
yaşamın vazgeçilemez bir kullanım aracıdır. Bu nedenle yaratacağı ekonomik,
sosyal ve çevresel değerleri ile toplumsal faydayı önceleyen bir merkezi
planlamayı ve kamusal hizmet anlayışı ile sunulmasını gerekli kılar. Günümüz
koşullarında, özelleştirilmiş elektrik dağıtım bölgeleri ile üretim
tesislerinin öncelikli olarak kamusal hizmet alanına dahil edilmesi, enerji
politikalarında kamusallığın siyasi partiler nezdinde ivedilikle ele alınması
zorunludur.
“ELEKTRİK FATURALARI ÜZERİNDEKİ YÜKLERİ
KALDIRIN”
Açıklamada, faturalara çeşitli isimler altında giren ve
maliyeti daha da kabartan vergi kalemleriyle ilgili de şu çağrılar yapıldı:
“Ekonomik anlamda zor günler geçiren ve
“geçinemiyorum, faturamı nasıl ödeyebilirim” diye feryat eden
vatandaşlarımızın yükünü biraz hafifletmek adına elektrik faturalarının
yaklaşık yüzde 20`sini oluşturan vergi ve fonların tekrar ele alınarak gerekli
yasal düzenlemelerin de bir an önce hayata geçirilmesi gerekmektedir.
2017 yılında yapılan yasal düzenleme ile sanayi abone
grubundan kaldırılan TRT payı kesintisi, tüm abone gruplarından kaldırılmalı ve
elektrik faturalarından TRT payı adı altında bedel tahsil edilmesine son verilmelidir.
Benzer uygulama artık amacını yitirmiş olan enerji fonu kesintisi için de
geçerli olmalıdır.
Mesken abone grubundan KDV tamamen kaldırılmalı ya da yüzde
1 gibi makul bir seviyeye indirilmelidir. Benzer uygulama çiftçilik yaparak
geçimini sağlayan tarımsal sulama abone grubu için de göz önüne alınmalı, KDV
oranı yüzde 5 veya 8 gibi makul bir seviyeye çekilmelidir.”
