yaptırım uygulayan AB, enerji krizi ile mücadele veriyor. Avrupalı yetkililer,
tasarruf adı altında absürt önerilerde bulunurken, halkın tepkisi ise binlerce
kişinin katıldığı protesto ve grev dalgalarına dönüştü. Yılın en dikkat çekici
kemer sıkma politikaları ve eylemlerini Sputnik derledi.
Rusya’nın Şubat ayında başlattığı Donbass operasyonu sonrası
Moskova’ya yönelik 9 ayrı yaptırım paketi uygulayan Avrupa Birliği, bu
ambargoların bumerang etkisi göstermesi nedeniyle son 11 aydır enerji kriz
yaşıyor. 2022 yılını tedarik zincirlerini ve arzı alt üst eden yasaklarla
geçiren Avrupa, yaklaşık yüzde 50 oranında bağımlı olduğu Rus enerji
kaynaklarından vazgeçme kararı sonrası rekor enflasyon oranları ile karşı
karşıya kaldı. Euronun değer kaybına uğraması, gıda fiyatlarının yükselmesi ve
ısınma sorunun ortaya çıkması ise en çok hane ekonomisini etkilendi.
Özellikle kışın kapıya dayanmasıyla şikayeti artan AB
sakinleri, temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak kadar ciddi bir tehlikenin
içinde. Enerji krizinin yol açtığı derin sorunları ‘yumuşatma’ adına absürt
önerilerde bulunan Avrupalı yetkililer ise grevler ve protestoların hedefi
oldu. Diğer yandan Batı’nın gelişmiş ülkelerinin hükümetlerinin birbiri ardına
mevcut yasaları ve eylemlere yönelik yaptırımları sıkılaştırması, büyüyen grev
hareketinden duyulan korkuyu açıkça gösterdi. Avusturya ve Çek Cumhuriyeti’nde
sokaklara çıkan binlerce protestocu ise siyasilerden, Rusya’ya yönelik
yaptırımların kaldırılmasını ve tarafsızlığın korunmasını talep etti. 2022
yılında Avrupa’da yaşanan enerji krizi çerçevesinde gerçekleşen absürt kemer
sıkma politikaları ve protestolar, Sputnik’in derlemesinde.
Elektronik eşyaları günün sadece belli saatlerinde
kullanana indirim kampanyası
İngiliz elektrik ve gaz şirketi olan National Grid’in
yöneticileri, çamaşır makinesi, kurutma makinesi ve oyun konsolu gibi elektrik
gücünü en fazla çeken ev aletlerinin 17.00 ile 20.00 saatleri arasında
kapatılmasını önerdi. Cihazların en yoğun kullanım zamanlarına denk gelen bu
saatlerde elektrik kullanımını kesen hanelere, kilovat saat başına 6 sterline
varan indirimler yapılacağı aktarıldı. Şirket, çamaşırları günün farklı bir
saatinde yıkamanın ‘kimseden bir şey götürmeyeceği’ iddiasında bulundu.
İngiliz enerji devinden ‘dahiyane’ öneri: ‘Kedinize
sarılarak ısının’
Britanya’nın bir diğer enerji devi OVO şirketi,
müşterilerine yazı göndererek, kışı atlatmak için “Kedinize sarılın ve ısının”
önerisinde bulundu. İşçi Milletvekili Darren Jones’un OVO’yu özür dilemeye
çağırmasının ardından şirket bir metin daha yayınlayarak, “Anlamlı çözümler
bulmak için çok çalışıyoruz ve bu içeriğin yetersiz ve yararsız olduğunun
farkındayız. Utandık ve içtenlikle özür diliyoruz” şeklinde savunma
yapmıştı.
Klima kullanımını kısıtlamaya yönelik ‘kullanma kılavuzu’
yayınlandı, kapıları kapatma zorunluluğu getirildi
Enerji tasarrufu yapmak adına alınan önlemler arasında en
dikkat çekenler ise ‘teşvik için ceza’ vermek oldu. Kış aylarında doğalgaz
kıtlığı riski olduğu gerekçesiyle işletmelerin elektrik tüketimini azaltmayı
amaçlayan Avrupalı yetkililer, yazın çalıştırılan klimalar için ‘kullanma
kılavuzu’ niteliğinde bir yönergeler hazırladı. AB’nin en sıcak ülkeleri olan
Yunanistan, İtalya ve İspanya; klimalar için getirilen kısıtlamaları ihlal
edenlere ağır para cezalarının verileceğini duyuran ülkeler arasında yerini
aldı. Bu ülkelerdeki mağazalar, alışveriş merkezleri, sinemalar, oteller ve
devlet binalarında yazın 27 derecenin altında klima ve kışın da 19 derecenin
üzerinde kombi çalıştırılmaması şart koşulmuştu. Uygulamaları ihlal edenlere 60
ila 600 bin euro arasında para yaptırımı uygulanıyor. Fransa’da da klima ile
alakalı önlemler alınarak, işletmelere kapılarını kapalı tutma zorunluluğu
getirildi. Bu kurala uymayan işletmeler ise 750 euro para cezası ödemek
zorunda.
Enerji tasarrufuna ilginç kılık kıyafet yönetmeliği:
‘Kravat takmayın, terliklerinizi fırında ısıtın, kazak giyin’
Tasarruf için verilen önerilerden biri de İspanya Başbakanı
Pedro Sanchez’den geldi. Temmuz ayında Sanchez, bakanları, yetkilileri ve iş
insanlarını yaz aylarında ‘gereksiz yere kravat takmamaya’ çağırmıştı. Böylece
sıcakta klimaların çalışması için harcanan elektrikten tasarruf edilebileceği
iddiasında bulunan Sanchez’e tepkiler gecikmedi. Almanya’nın Baden-Württemberg
Eyaleti Tarım ve Tüketiciyi Koruma Bakanı Peter Hauk da, “Bir kazakla
kışın 15 dereceye dayanabilirsiniz. Kimse bundan ölmez” diyerek, artan enerji
fiyatlarıyla başa çıkmak için bir başka moda tavsiyesi veren siyasi oldu.
Enerji krizine yönelik absürt önerilerde bulunanlar sadece
Avrupalı yetkililer olmadı. İlginç önerilerin bir diğer adresi de Batı medyası
oldu. İngiliz Daily Mail gazetesi, bir yemeği tüm gün sıcak tutabilen veya
yemeği buzdolabından çıkarıldıktan sonra sadece yarım saat içinde ısıtan
beslenme çantası ile termos gibi eşyaların edinilmesini önerildi. Makalede
ayrıca İngilizlere terliklerini mikrodalga fırında ısıtmaları tavsiyesinde
bulunuldu. Yunanistan’da ise halkın, kapalı kaloriferlerle kışı geçirebilmek
adına elektrikli battaniye ve çarşaf stokladığı basına yansımıştı.
‘Merdivenleri koşun, duş almak yerine ıslak mendil
kullanın’
Almanya’nın en büyük gaz dağıtım şirketlerinden GASAG’nin CEO’su
Georg Friedrichs, ülkesindeki tüm sakinlerine ‘merdivenleri koşun, duş olmayı
ve el yıkamayı azaltın’ önerisinde bulunarak; Biritanyalı enerji şirketlerinin
tartışma yaratan önerilerine uyum sağladı. Baden-Württemberg Eyaleti Başkanı
Winfried Kretschmann ise, Almanların duşta geçirdikleri süreyi kısaltmalarını
istedi, “Duş almak yerine ıslak mendil kullanın” diyerek tasarruf
önerisinde bulundu. Daha önce de ülkenin Ekonomi Bakanı Robert Habek, duş almak
için özel ekonomik sulama kapları kullanmayı önermiş, bu tavsiye de ‘leğende
yakanmaya’ benzetilmişti.
AB’nin iki lokomotif ülkesi Fransa ve Almanya’ya gece
çöken karanlık
Fransa ve Almanya gibi ülkeler de, gece ışıklandırmalarına
yönelik saat kısıtlaması getirdi. Bu yasağa uymamanın cezası 1500 euro olurken,
halihazırda, nüfusu 800 binin altındaki bölgelerde tüm geceyi kapsayaracak
şekilde ışıklandırma yasağı uygulanıyor. Ayrıca Almanya’da Eylül ayında alınan
karara göre; kamu binaları, heykeller, anıtlar, kiliseler ve tabelaların
ışıkları saat 22.00’den itibaren kapatılıyor. Bu düzenlemeyle sadece sokak
lambaları açık bırakılabiliyor. Daha önce Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron
da, kamusal alanlarda ve toplu taşımada tüm videolu reklam ekranlarının
yasaklanması da dahil olmak üzere çeşitli kısıtlamalar önermiş fakat meclisten
onay alamamıştı. Paris merkezli haber portalı Boulevard Voltaire’in köşe yazarı
Jany Leroy ise, enerji krizine karşı mücadele hakkında hicivli bir makale
yayınlayarak; “Zelenskiy de artık tişörtlerini ütülememeye karar verir” şeklinde
tepki gösterdi.
Kamu binalarında ısıtıcıya yasak geldi, sıcak su akışı
durduruldu
Enerji krizi korkusu ve artan fatura fiyatları, Avrupa’nın
sanayi devi Almanya’yı yaz aylarında alarma geçirmişti. Ülkenin en büyük fuar
şehri Hanover’de, hastane ve okullar dışındaki kamu binalarında klima ve fanlı
ısıtıcı kullanımı yasaklanmış, fuar ve büyük salonlar gibi insanların kalabalık
olarak kullandığı alanlarda ise hiç ısıtılma yapılmaması kararlaştırılmıştı.
Ayrıca Berlin ve Hanover’da, halka açık yüzme havuzlarının, spor salonlarının
duşlarının ve kamu binalarının sıcak suyu da Ağustos ayından itibaren
kesilmişti. Öte yandan Almanya’da olduğu gibi Avusturya Enerji Bakanlığı da
tasarruf kapsamında herkesin sıcak su yerine soğuk su kullanmaları tavsiyesinde
bulunmuştu.
Avrupalı liderlerin absürt önerilerine karşı, grevler ve
protestolar baş gösterdi
Avrupalı yetkililerin enerji krizine karşı aldığı bu ilginç
‘önlemler’, halkın da tepkisini çekerek protestolara zemin hazırladı. Yılın son
iki ayı, neredeyse her AB ülkesinde gerçekleştirilen protestolarla tarihe
geçti. Kıtada yaşanan krizi özetleyen Avusturya Eski Şansölye Yardımcısı
Strache, Moskova’ya yönelik yaptırımların zeminine karşı protestoların
yoğunlaşacağını, bunların giderek artan sayıda AB ülkesi vatandaşı tarafından
reddedildiği uyarısında bulunmuştu.
Avrupa’da protestoların başkenti Fransa oldu
Avrupa’da protesto ve grevlerin en çok görüldüğü ülkelerin
başında gelen Fransa, Ekim ayından beri çeşitli eylem ve yürüyüşlerin merkezi
haline geldi. Paris’te kasaplar, Ulusal Meclis yakınında toplanarak hükümetin
elektrik fiyatlarına uyguladığı zammı protesto etti. Elektrik faturalarının
geçen yıla göre 2 katına çıktığını ve kepenk kapatmakla karşı karşıya
kaldıklarını belirten kasaplar, ülkede bunun için yürüyüş gerçekleştiren tek
meslek grubu da değil. Başta akaryakıt zamları ve kötü ekonomik koşullara tepki
olarak 17 Kasım 2018’de Fransa’da başlayan sarı yelekliler hareketi,
Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un sosyo-ekonomik politikalarına yönelik
protestolar ile 2022 yılında da devam etti. Ayrıca rafineri işçilerinin yüzde
10 oranında ücret artışı talebiyle Ekim ayında gittiği grev nedeniyle benzin
kıtlığının yaşandığı Fransa’da, sol ittifakın hayat pahalılığı krizine karşı
düzenlediği yürüyüşe on binlerce kişi katıldı.
106 yıl sonra ilk kez toplu iş bırakma eyleminin
başladığı İngiltere’de, protestoya katılanlar ‘casuslukla’ suçlandı
Araştırma şirketi Ipsos’un verilerine göre, halkın yüzde
84’ünün yaşam maliyetindeki artışın büyük ölçüde hükümet politikalarından
kaynaklandığını düşündüğü İngiltere’de, protesto kararları ardı ardına geldi.
Ülkede ambulans çalışanları, avukatlar, şoförler, postacılar, demir yolu
işçileri ve öğretmenler dahil neredeyse her meslek grubu, rekor yaşam maliyeti
artışları nedeniyle daha yüksek ücret talep etmek için 30 Kasım’dan 11 Ocak’a
kadar sürecek olan grev kararları aldı. Öyle ki, İskoçya’daki tek tabut
fabrikasının çalışanlarının da Kasım ayının başından beri periyodik olarak
greve gitmesi, İngiltere’deki cenaze endüstrisi için ciddi sorunlar yarattı.
Neredeyse her gün 10 binlerce katılımla gerçekleşen ve
birçok sendikanın 30 yıl sonra ilk kez düzenlediği protestolar, hemşirelerin de
106 yıl sonra ilk kez toplu iş bırakma eylemi başlatması ile devam etti. Grev
nedeniyle binlerce hastane randevusu ve ameliyat iptal edildi. İktidardaki
Muhafazakar Parti’nin Genel Başkanı Nadhim Zahawi ise, hemşirelere ‘bölücü’
muamelesi yaparak ‘Rus casusluğu’ ile suçlayacak kadar ileri gitti. Ordu
müdahalesi tehdidinde de bulunan Zahawi’nin açıklamaları, kızgınlık kadar
alayla da karşılandı. Buna karşın askeri personelin yardımını resmen talep eden
İngiltere Başbakanı Rishi Sunak, hükümetin, greve gitmekte ısrar eden işçi
sendikalarına ‘sert karşılık’ verebileceği ve grev dalgasına karşı yeni yasalar
üzerinde çalışıldığı uyarısında bulundu.
Almanya’dan Çek Cumhuriyeti’ne uzanan eylemler
AB’nin en zengin ülkesi Almanya, enerji krizinden en çok
etkilenen Avrupa ülkesi olarak da kayıtlara geçerken, bunun yansıması başkent
Berlin’de düzenlenen protestolar ile gözler önüne serildi. Kasım ayı boyunca
belediye binası önünde toplanan binlerce kişi faturalara ve barınma ücretlerine
üst sınır konulmasını talep ederken, maaşların da yükseltilmesi gerektiğini
savundu. AB’nin en yoksul 3 ülkesinden biri olarak görülen Bulgaristan’da da
ülkenin en büyük iki ticaret birliği tarafından yürüyüş düzenlendi. Farklı mesleklerde
çalışan yüzlerce kişinin katıldığı eylemlerde, kışın gelmesiyle ısınma
konusunda yaşanan sıkıntılara dikkat çekildi.
Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag’da da 70 binin üzerinde
gösterici, hem artan enerji fiyatlarına hem de Ukrayna krizinde hükümetin
taraflı tutumuna tepki gösterdi. ‘Önce Çekya’ sloganları atan topluluk, AB’nin
Rusya’ya yönelik yaptırımlarının Çek halkına ve ekonomisine zarar vermesi
sebebiyle sonlandırılması talebinde bulundu. 2022 yılı içinde enflasyonu yüzde
10.8’i gören İspanya’da da Eylül ayında başlayan yürüyüşler, maaş artışı
talebiyle tüm meslek gruplarına yayılmış durumda. Madrid yönetiminin artan
maliyetlerle başa çıkma konusunda yetersiz olduğunu belirten kamyon şoförleri,
Kasım ayında genel grev ilan ederek, işletmelerin ve marketlerin tedarik
zincirlerinde önemli aksamalar oluşturdu. Ayrıca başkentteki Barajas
Havalimanı’nın özel güvenlik çalışanları da 23 Aralık’ta maaş artışı talebiyle
süresiz greve başladı.
Fransa, Litvanya ve Portekiz’de ulaşım durdu
Aralık başında Fransa’da yaklaşık on bin demiryolu
çalışanının greve gitmesi, yolcu taşımacılığının felç olmasına yol açtı.
Uluslararası ve şehirlerarası tren seferlerinin yüzde 60’a varan kısmının iptal
edildiği Fransa’da, havayolları çalışanları da genel grev kararı aldı. Hava
ulaşımının protestolar nedeniyle durduğu bir diğer ülke de Portekiz oldu.
Grevler ülkede 360 uçuşun iptal edilmesine yol açarken, çalışanların tatil
dönemlerinde de grev yapacaklarını açıklaması ‘bunun daha başlangıç’ uyarısı
olduğu yönünde sinyaller verdi. Yılın son iki haftası da, Litvanya’nın başkenti
Vilnius’ta toplu taşıma şoförlerinin grevi ile geçti. Mahkemeler aracılığıyla
eylemleri engellemeye çalışan yetkililer ise ulaşım sisteminin ciddi oranda
aksaması nedeniyle vatandaşlardan ‘evden çalışmalarını’ istedi. Eylemlerin
sıklıkla ulaşım ve nakliye gibi alanlarda yapılıyor olmasının en temel nedeni,
enerji krizi içinde yakıt fiyatlarının artması olarak gösteriliyor. Ayrıca
İngiltere, İspanya, Bulgaristan, Fransa dahil birçok AB üyesi ülkeden de 2023
yılı için yeni grev kararları gelmeye devam ediyor./sputnik
