Yemen’deki Ensarullah Hareketi Siyasi Büro üyesi Hizam el-Esed, Beyrut’un Dahiye bölgesine yönelik bombardımana karşı gerçekleştirilen son operasyonun ardından yaptığı açıklamada, mevcut tablonun “cephelerin birliği” ilkesinin teorik bir çerçeveden çıkarak sahada somut bir gerçekliğe dönüştüğünü gösterdiğini söyledi.
el-Esed, Filistin meselesinin ve özellikle Gazze Şeridi’nin Yemen Silahlı Kuvvetleri’nin tüm askeri operasyonlarının merkezinde yer aldığını belirterek, mevcut dönemin vermek istediği en önemli mesajın Filistin ve Gazze’nin bu mücadelede yalnız olmadığı gerçeğini ortaya koymak olduğunu ifade etti.
El-Esed bugün Filistinli haber sitesi Şehab News’e yaptığı açıklamada, son operasyonların öneminin bölgede yeni bir stratejik denklemin kurulmasında yattığını söyledi. Bu yeni denklemin, ABD ve Siyonistlerin özgür halklar, direniş güçleri ve bölge ülkeleri üzerindeki tek taraflı hakimiyet dönemine son verdiğini belirten el-Esed, karşılıksız ve bedelsiz saldırıların, tehditlerin ve saldırgan politikaların artık geçmişte kaldığını kaydetti.
Ensarullah yetkilisi, direniş ve cihat ekseninin artık “cephelerin birliği” ve “ortak kader” anlayışıyla hareket ettiğini vurgulayarak, Filistin’e, Lübnan’a, İran’a veya Yemen’e yönelik herhangi bir saldırının artık düşmanın coğrafi sınırlar içinde tutabileceği münferit bir olay olmadığını söyledi. El-Esed’e göre düşman artık karşısında ortak çıkarlara dayanan ve misilleme alanını genişleten yeni bir denklem buluyor.
Siyasi Büro üyesi ayrıca, düşmanın yeni caydırıcılık denklemleri dayatma girişimlerinin başarısız olduğunu anlaması gerektiğini belirterek, bu tür girişimlerin yalnızca baskının artmasına ve yıpratma savaşının derinleşmesine yol açacağını ifade etti.
El-Esed, mevcut sürecin İsrail’in çatışmayı belirli coğrafi sınırlar içine hapsetme veya ona bir tavan belirleme konusundaki yetersizliğini ortaya koyduğunu söyledi. Yeni denklemlerin, saldırılar, hak ihlalleri ve abluka sürdüğü sürece tüm seçenekleri ve ihtimalleri açık tuttuğunu dile getirdi.
Gazze Şeridi’ndeki Filistin direniş güçleriyle koordinasyon düzeyine ilişkin bir soruya yanıt veren el-Esed, mevcut durumu “cephelerin birliği” ilkesinin gerçek ve pratik bir örneği olarak nitelendirdi. Bu ilkenin siyasi teoriden çıkarak sahada hissedilen somut bir gerçekliğe dönüştüğünü ve dost-düşman herkes tarafından kabul edilen bir olgu haline geldiğini belirtti.
Ensarullah yetkilisi, yaşanan gelişmelerin Filistin, Lübnan, Yemen, İran ve Irak’taki direniş güçlerinin, mücadelenin mahiyetine ilişkin ortak bir anlayış ve tehditlere yönelik ortak bir değerlendirme temelinde hareket ettiğini gösterdiğini söyledi. Bunun da tutumlar ve hedefler konusunda yüksek düzeyde bütünleşme ve koordinasyon sağladığını ifade etti.
El-Esed açıklamasının sonunda, bu koordinasyonun ayrıntıları ve mekanizmalarının doğal olarak güvenlik ve askeri hassasiyetler çerçevesinde gizli kalacağını belirtti. Ancak bugün düşmanın karşısında, mevcut mücadelenin İslam ümmetinin geleceği açısından varoluşsal, egemenlik temelli ve son derece önemli bir savaş olduğunun farkında olan, birbirine bağlı ve uyumlu bir eksen bulunduğunu sözlerine ekledi.
