Hizbullah: Lübnan Hükümeti Bir Şeyler Yapmalı, Aksi Takdirde Sabrımız Taşacak

Lübnan Hizbullahı; Beyrut hükümetinin Siperci/Siyonist rejimin suçları karşısındaki sessizliği ve pasifliğiyle güney halkını savunmasız bıraktığını, ancak halkın da sabrının bir sınırı olduğunu belirtti.

Lübnan Hizbullah hareketi bugün (Cuma), sert bir bildiri yayımlayarak Siyonist rejimin ülkenin güney bölgelerindeki suçlarının ve saldırgan tutumunun devam etmesini kınadı. Lübnan hükümetinin bu saldırılar karşısındaki sessizliğini ve pasifliğini şiddetle eleştiren Hizbullah, düşmanın yıkımlarını durdurmak için acil diplomatik adımlar atılmasını talep etti.

İşgalci İsrail rejimi bugün erken saatlerde, Lübnan’ın güneyindeki Şakif Kalesi (Beaufort) bölgesinde bulunan bir tüneli 700 ton patlayıcı kullanarak patlattı. Bu son derece büyük patlamanın ardından küller, çevre köylerin üzerine kar gibi yağdı.

Lübnan’ın Batı yanlısı Cumhurbaşkanı Joseph Aoun ise sadece bir kınama açıklaması yapmakla yetindi.

El-Manar’ın haberine göre Hizbullah bildiride, Siyonist rejimin Lübnan hükümetinin ve uluslararası toplumun gözü önünde ülkenin güneyinde suç teşkil eden ve yayılmacı projesini sürdürdüğünü vurguladı. Bildiriye göre Siyonist düşman; altyapıyı tahrip ederek, evleri ve tarım arazilerini yakarak, okulları ve hastaneleri yıkarak ve masum vatandaşlar arasında korku ve dehşet yayarak, bu onurlu bölge halkının topraklarına geri dönmesini engellemek ve direnişçi Güney Lübnan’daki tüm yaşam belirtilerini tamamen silmek istemektedir.

Lübnan Hükümetinin Pasif Tutumuna Sert Eleştri

Hizbullah bildirinin bir diğer bölümünde, bu suçların devam etmesinin birincil sorumluluğunun Lübnan hükümetine ait olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Lübnan hükümeti; sessizliği, yokluğu ve hatta uyumuyla, ayrıca ‘Çerçeve Anlaşması’nı imzalayarak düşmanın işgaline ve saldırgan eylemlerine meşruiyet kazandırmıştır. Lübnanlı yetkililer sanki patlamaların kulakları sağır eden seslerini duymuyor ve bu felaketler karşısında hiçbir tepki göstermiyorlar.”

Beyrut yetkililerinin pasifliği karşısında halkın sabrının tükendiğine dikkat çeken hareket, sözlerine şöyle devam etti: “Lübnan halkı, uluslararası çevrelerde diplomatik baskı uygulamak adına hükümetten ulusal ve egemenlik görevlerine uygun hiçbir ciddi adım görmemiştir; oysa bu yıkımların durdurulması, Lübnan’ın tüm dış temaslarının ana şartı ve birinci önceliği olmalıdır.”

Güvenliği sağlamanın ve toprak bütünlüğünü korumanın birinci derecede devletin sorumluluğunda olduğu vurgulanan bildirinin devamında şu ifadelere yer verildi: “Hükümet halka sırtını dönmekten vazgeçmeli, güney halkının acısını ve haykırışını duymalıdır. Eğer hükümet ülkeyi savunma görevini yerine getirme yeteneğine veya iradesine sahip değilse, en azından halkın kendisini ve topraklarını savunma yönündeki meşru ve yasal hakkına engel olmamalıdır.”

Lübnan Hizbullahı bildirinin sonunda net taleplerde bulunarak, Lübnan hükümetinden derhal ulusal ve anayasal sorumluluklarını yerine getirmesini ve kapsamlı bir diplomatik hamle başlatmasını istedi. Ayrıca uluslararası toplumdan ve insan hakları örgütlerinden, kayıtsızlıklarına son vererek Siyonist rejimi saldırılarını derhal durdurmaya ve işgal altındaki tüm Lübnan topraklarından tamamen çekilmeye zorlamaları talep edildi.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın