Ensarullah’tan ABD’ye Uyarı

Yemen’deki Ensarullah Hareketi, ABD’nin bölgedeki Siyonistlerin savaş kışkırtıcılığının sonuçlarından kendisini kurtaramayacağı konusunda uyarıda bulundu.

Tesnim Haber Ajansı’nın aktardığına göre, Yemen ordusunun ABD ve İsrail’e yönelik bölgedeki saldırganlıklarını sürdürmeleri halinde sonuçlarına katlanacakları yönündeki uyarılarının devamında, Ensarullah Hareketi Siyasi Büro Üyesi Muhammed el-Ferah, yaptığı açıklamada şunları söyledi:

İran’ın İsrail’e karşı gerçekleştirdiği operasyonların ardından ABD Başkanı Donald Trump’ın son dönemde yaptığı sözde uzlaşmacı açıklamalar, ABD’nin bölgedeki çıkarlarını, askeri üslerini ve enerji kaynaklarını gelecekteki olası misillemelerden korumayı amaçlayan siyasi girişimlerin bir parçasıdır.

ABD’nin tarafsız görünme çabası sonuçsuz

Muhammed el-Ferah, ABD yönetiminin İran İslam Cumhuriyeti ile yaşanabilecek geniş çaplı bir çatışmanın sonuçlarının ne kadar ağır olacağının ve ABD’nin bölgedeki askeri üsleri ile enerji çıkarlarının doğrudan hedef alınma ihtimalinin farkında olduğunu belirtti. Ona göre Washington’u mevcut gerilimden bağımsız veya tarafsız bir aktör gibi görünmeye iten sebep budur.

El-Ferah ayrıca, ABD’nin bu tutumunun İsrail’e sağladığı sürekli siyasi, askeri ve istihbarat desteğiyle çeliştiğini vurguladı. Washington’un, İsrail’in eylemlerini ABD’nin tutumundan ayırma çabalarının, iki taraf arasındaki yakın iş birliği göz önüne alındığında sonuçsuz kalacağını ifade etti.

Ensarullah yetkilisi şunları söyledi:

“Washington’un tarafsızlık veya ihtiyat olarak tanımladığı şey, bölge halklarını hedef alan saldırgan politikaların temel ortağı olduğu gerçeğini değiştirmez.”

İran’ın caydırıcılık denklemleri oluşturma gücü kanıtlandı

El-Ferah, Lübnan’a yönelik saldırıların genişletilmesinin yalnızca İran ile İsrail arasındaki doğrudan çatışmayla sınırlı kalmayacak sonuçlar doğuracağı konusunda uyardı. ABD’nin mevcut siyasi söylemlerle uzlaşmacı mesajlar vermeye çalıştığını, ancak bunun asıl amacının kendi askeri üsleri ve hayati tesislerine yönelik olası misillemeleri önlemek olduğunu söyledi.

Son gelişmelerin İran’ın yeni caydırıcılık denklemleri kurma ve İsrail’i destekleyen tarafların karşı karşıya olduğu riskleri genişletme kapasitesini ortaya koyduğunu belirtti.

Yemenli yetkili, İran’ın son saldırılarıyla ortaya çıkan yeni denklemlerin önceki dönemden farklı bir gerçeklik yarattığını ifade ederek, İsrail’in seçeneklerinin artık daha karmaşık hale geldiğini söyledi. Çünkü İsrail, geniş çaplı bir saldırının işgal altındaki Filistin topraklarının ötesine taşabilecek ve bölgedeki destekçi ülkelerin çıkarlarını da etkileyebilecek tepkilere yol açabileceğinin farkındadır.

El-Ferah, İsrail’in karşı karşıya olduğu en büyük zorluklardan birinin saldırganlık, yayılmacılık ve askeri müdahale politikasını sürdürme isteği olduğunu; ancak sahadaki son gelişmeler ve direniş güçlerinin dayattığı yeni çatışma kuralları nedeniyle bu politikanın giderek daha fazla kısıtlandığını belirtti.

ABD’nin arabulucu gibi görünme çabası gerçeği değiştirmeyecek

Muhammed el-Ferah, İsrail’in İran veya Lübnan’a karşı başlatacağı her yeni saldırının, ABD’nin doğrudan veya dolaylı desteğiyle yürütülen saldırgan bir projenin parçası olarak değerlendirileceğini söyledi.

Bu çerçevede Washington’un kendisini arabulucu veya tarafsız bir aktör olarak göstermeye çalışmasının mevcut denklemin doğasını ya da çatışmanın genişlemesi halinde ortaya çıkabilecek muhtemel karşılıkların niteliğini değiştirmeyeceğini ifade etti.

Ensarullah Siyasi Büro Üyesi sözlerine şöyle devam etti:

ABD, İran’la yeniden savaşa girmenin ağır bedellerini biliyor. Bu nedenle Trump kendisini tarafsız ve makul biri olarak göstermeye çalışıyor; böylece ABD’yi yaşanabilecek gelişmelerden uzak tutmayı hedefliyor. Ancak bu tutum açıkça ABD’nin zayıflığını ve korkusunu gösteriyor. Dahası, bu sözde uzlaşmacı açıklamalar ABD’nin bölgedeki üslerini ve çıkarlarını koruyamayacaktır.

“Tahran-Beyrut-Sana-Bağdat-Gazze”

İran’ın Beyrut’un Dahiye bölgesine yönelik İsrail saldırılarına verdiği karşılık ve işgal altındaki topraklara düzenlenen füze saldırılarının ardından, Ensarullah’ın üst düzey isimlerinden Huzam el-Esed, Yemen’in direniş ekseninin ortak mücadelesindeki rolünü sürdüreceğini belirterek kişisel sosyal medya hesabında şu ifadeleri kullandı:

“Tahran – Beyrut – Sana – Bağdat – Gazze: Savaş dengelerinde büyük bir değişim meydana gelmiştir.”

İsrail’in saldırılarına ve direniş ekseninin buna verdiği yanıta değinen El-Esed şunları vurguladı:

“Cezasız saldırı ve tek taraflı üstünlük dönemi sona ermiştir. Bugün sahada ‘cephelerin birliği’ denklemi oluşmuştur ve bu denklem, hiçbir saldırganlığın tek bir coğrafyayla sınırlı kalmayacağını veya çevresinden bağımsız olmayacağını göstermektedir.”

Yemen’den füze fırlatıldığı bildirildi

Bu arada İbranice yayın yapan medya kuruluşları, Yemen’den işgal altındaki Filistin’e doğru füze fırlatıldığını duyurdu.

Haberlere göre saldırının ardından 160’tan fazla bölgede alarm sirenleri çaldı ve Ben Gurion Havalimanı’ndaki uçuşlar geçici olarak durduruldu.

Direniş medyası ise Yemen Silahlı Kuvvetleri’nin önümüzdeki saatlerde önemli bir açıklama yapacağını bildirdi.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın