Zirvesi’ne katıldı.
“Kadın Emeği programının bir kez daha ülkemize hayırlı
olmasını diliyorum. Arkadaşlarımız iş sahibi olmaya çalışan kadınlara destek
oldu. Kadınlarımızın gayretine hayran olmamak elde değil. Kadınlarımızın, bizim
tüm reformlarımızda emeği ve katkısı vardır. İnşallah Türkiye Yüzyılı’nı da
sizlerle kuracağız” diyen Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
“Kadın kardeşlerimizin girişimci ruhunu gördük. Kadınlarımıza
daha fazla destek vermekte kararlıyız. Girişimcilik desteklerimizin önemli bir
bölümünü kadınlarımızın kullanmasını görmekten mutluyuz.
Bir de müjde vereceğiz. Hazine destekli kefalet sistemiyle
daha etkili kullanılacak bir sistem yapıyoruz. Yeterli imkana sahip olmayan
firmalara yüzde 15 oranında Hazine destekli kefalet sağlıyoruz. Kadın
kooperatiflerimize de 2 milyar liralık kefalet paketi tahsis ettik.
‘HEPSİ PATIR PATIR DÖKÜLÜYOR’
Kadınlar da ülkenin kalkınmasına destek verecek. Kadınları
yaradılışından gelen zenginliklerinden soyutlayıp sadece bir meta haline
getirmek isteyenlere verilecek en güzel cevap budur. Kadınları dışlayan bir
toplum potansiyelinin yarısından vazgeçmiştir. Bizim böyle bir kısır düşüncemiz
olamaz. Bizim erkeği, kadını, engellisiyle her vatandaşımızın birikimine
ihtiyacı var.
Bugün kadın kollarının bizim gibi güçlü olduğu bir parti
yok. Gerek kadın gerek gençlik kollarıyla en güçlü parti biziz. Sorun
muhalefete sizin kadın üyeniz kaç diye. Hepsi patır patır dökülür.
Geçmişte kadını sırf cinsiyetinden dolayı dışlayan
nobranları gördük. Devlet binalarına alınmayan kadınların gözyaşları bile
yetmedi bunlara. Bu sıkıntılar artık yok. Ama bir gece yarısı getirilen
başörtüsü teklifi, bu karanlık günleri aklımıza getirdi. Biz de temel hak ve
özgürlüklerin böyle düzenlemelere ihtiyacı olmadığı görüşünde olsak da gelin
yapalım dedik, teklif verdik. Meclis’e sunduk. Şimdi komisyon ve genel kurul
süreçlerini bekliyoruz. Kimin kadın haklarını istismar ettiğini, kimin ise
koruduğu belli olacak.
‘ÇOCUK YAŞTA EVLİLİK KABUL EDİLİR DEĞİL’
Biz hiçbir zaman kız evladımızın fiziki ve akli olgunluğa
gelmeden evlenmesini tasvip etmedik. Kendi ailemizde de hamdolsun bunun örneği
yok. Çocuk yaşta evlilik asla kabul edilir değildir. Tüm kurumlarımız gereken
takipleri yapıp, yapılması gerekenleri hassasiyetle yapmaktadır. Bu günlerde
çok istisnai olması dışında bunun örnekleri de artık pek kalmamıştır.
Ama çocuk gelin sorununu çözen Türkiye başka bir tehditle
karşı karşıya. Kandil’in hesabını sordunuz mu? Diyarbakır anneleri hangi
partinin kapısında ağlıyor? Bay Kemal bir kere çıkıp açıklama yaptı mı bununla
ilgili? Kandil’dekiler Kılıçdaroğlu’na methiyeler düzüyor. Ankara’dan
İstanbul’a onlarla yürüdün. Önce o sorunu gider. Münferit bir hadise üzerinden
devlet kurumlarımıza iftira edenlerin, niyeti belli. Siz taciz, tecavüz
iddialarını konuşuyor musunuz? Bunları benim aile bakanım anlattı, il
başkanının taciz yaptığını… Sicil dosyalarınız elinizde. Seçime kadar da
bunları meydanlarda anlatacağız.
Ailelerin çocuklarını asıl koruması gereken olay belli. LGBT
denilen olay bizim kitabımızda yok. Ama CHP’nin kitabında var. Onlarla
yürüyorlar. Bizim buna ihtiyacımız yok. Önümüzdeki dönem bu büyük tehlikeye
karşı tüm örgütlerimiz, STK’larımızla bunlara karşı teyakkuza geçeceğiz.
Kadınlarımızın temsil düzeyi hep çok düşük oranlarda
seyretmiştir. Hatta 1990 seçimlerinden halkın oyuyla Meclis’e gelen bir kadına
ne demişlerdi; ‘Bu kadına haddini bildirin’ demişlerdi. Bu ne demek ya? Ey CHP,
siz onların devamısınız. Hadi sıkıyorsa şimdi de had bildirin bakalım.”
