Esad’ın Danışmanı: Demokrasi, Batının İşlediği Cinayetler İçin Kullandığı Bir Kılıftır

rasthaber
Rasthaber –   Suriye Cumhurbaşkanı’nın özel danışmanı, dünya çapında
milyonlarca insanın Amerika ve Batı ülkeleri tarafından katledilmesine
değinerek, demokrasinin Batı’nın bu suçlarını örtbas etmekten başka bir şey
olmadığını vurguladı.

Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esad’ın Özel Danışmanı Buseyna
Şaban, ABD ve Batılı ülkelerin insan hakları bahanesiyle uyguladığı çifte
standardı şiddetle eleştirdi.

Buseyna Şaban, Çin’de düzenlenen bir insan hakları
konferansında yaptığı konuşmada şunları söyledi: ‘İkinci Dünya Savaşı’ndan
sonra Nazizm’i yıkan tek gücün kendisi olduğu düşüncesini yaratan Batı, bu
bağlamda 20 milyon vatandaşını bu konuda kaybeden Sovyetler Birliği’nin rolünü
unuttu.

Amerika ve Batı, masum insanların öldürülmesinden, halen
yürürlükte olan acımasız yaptırımların uygulanmasına kadar Suriye’de birçok suç
işledi. Amerika, Suriye petrolünü yağmalamaya ve satmaya devam ediyor ve aynı
zamanda yakın zamanda işgalini sürdürmek için Suriye hükümetine karşı çıkan
unsurları örgütlemek için yeni bir plan tasarladı.

Amerika’nın planı, Suriye’deki el-Sahva güçlerini bu ülkenin
ordusuna karşı güçlendirmek ve çatışan tüm tarafların varlığıyla bu ülkede yeni
savaşlar çıkarmaktır. El-Sahva güçleri aşiret ve kabile milislerinden
oluşmaktadır ve Amerika, bu grupları oluşturarak hedeflerini ve çıkarlarını gerçekleştirmeye
çalışmaktadır. ABD yıllardır Irak’ta el Kaide ve IŞİD’le savaşma ve ayrıca kabileler
arası fitneyle savaşma bahanesiyle bu tür güçler oluşturdu.

O zamandan beri Batı medyası, Sovyetler Birliği ve
müttefiklerini özgürlüğün düşmanları olarak göstermeye çalıştı. Bu medya,
özgürlük, demokrasi ve insan haklarını umursayan tek tarafın Batı olduğunu dayattılar.
Bu nedenle Amerika, Fransa ve İngiltere, istedikleri kavramları dünya çapında
milyonlarca insanın zihnine sokmaya çalıştılar.

Bu batılı ülkeler, demokrasi iddiasında bulunarak, dünya
çapında milyonlarca insanı katlettiler. Demokrasi, Batı’nın savaşları ve hegemonyası
için sadece bir kılıftır. Ama 21. yüzyılın başlamasıyla birlikte her şey iki
nedenle değişti: Birincisi, Amerika’nın Irak ve Afganistan’daki savaşları ve
Libya’nın NATO tarafından yok edilmesi. İkincisi, alternatif söylemler olarak
Çin ve Rusya’nın güç kazanması.

Çoğu ülke Batı ve Amerika’ya alternatif arıyor. Batı şu anda
dünya üzerindeki hegemonyasını sürdürmek için düşmanca ve tehlikeli eylemlerde
bulunuyor ve bunu insan hakları bahanesiyle yapıyor.

Batı’nın yaklaşımı önceki savaşlarına göre daha tehlikeli
hale geldi. Çünkü insanlığı hedef almıştır ve bu nedenle zehirli batılı
düşüncelere karşı çocukları korumak için gruplar halinde bir tutum
sergilenmelidir.’

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın