Rasthaber – Yaklaşık olarak yedi yıl önce Tunus’ta bir gencin kendisini yakmasıyla başlayan, kısa bir süre sonra tüm Arap Dünyasını saran halk hareketleri; Arap Baharı olarak adlandırılmıştı. Arap Baharınınhalkların özgürlük, demokrasi ve insan hakları talepleri üzerinden geliştiği, diktatörleri bir bir yıktığı ve yıkacağı, demokratik rejimlerin kurulacağı dile getirilmişti.
Arap Baharının o hızlı günlerinde, hele hele 2010’da Tunus’ta, 2011’de Mısır ve Libya’da yaşananları değerlendirdikten sonra “Rüzgarlar yüksek basınç alanından alçak basınç alanına doğru eserler” bilimsel gerçekliğine referans ve benzetişim yaparak; bu baharın Atlantik üzerinde oluşturulan yüksek basınç alanından Ortadoğu’daki alçak basınç alanına doğru yapay olarak estirildiğini, amacın Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) realizasyonuna yönelik rejim değişiklikleri olduğunu, arkasında toplumsal mühendislik kurgusunun bulunduğunu, konunun halkın demokrasi talepleri ile uzaktan yakından ilgisi olmadığını ekranlarda anlattık ve köşemizde yazdık.
