Faturalar Eve Sığmıyor 83 Milyona 1000 TL Yardım Yapılmalı

rasthaber
Rasthaber –  Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, sosyal
medya hesapları üzerinden gerçekleştirdiği canlı yayın ile vatandaşlara
seslendi. Karamollaoğlu, koronavirüs salgını süreci ile bu süreçte sosyal ve
ekonomik anlamda alınması gereken önlemler ile ilgili partilerinin görüşlerini
paylaştı. Ülkemizde ve dünyada ‘Covid-19’ salgınına karşı önemli bir mücadele
verildiğini belirterek sözlerine başlayan Karamollaoğlu, bu mücadelede
fedakârca görev yapan başta sağlık çalışanları olmak üzere tüm kamu
çalışanlarına teşekkürlerini sunarak, salgın nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlara
da Allah’tan rahmet, ailelerine sabır, tedavileri süren vatandaşlara ise acil
şifalar temennisinde bulundu. Karamollaoğlu, birlikte hareket ederek üstesinden
gelinecek bu süreçte hayata geçirilecek olan ekonomik önlemlerin, işsizliğin
artmamasına, fabrikaların kapanmamasına, esnaf ve sanatkârların uğradıkları
zararların telafisine yönelik olması gerektiğini ifade etti.

HALKIN TEDBİRLERE OLAN GÜVENİ SARSILMAMALIDIR

Hükümetin alacağı ekonomik önlemlerde, “belli bir kesime,
belli bir sektöre, krizle mücadelede iltimas yapıldığı” algısını oluşturacak
her türlü yaklaşımdan uzak durulması tavsiyesinde bulunan Karamollaoğlu,
“Halkın tedbir paketlerine inancı ve güveni sarsılmamalıdır. Destekler, krizden
etkilenme durumuna göre vatandaşlarımıza, şirketlerimize sektör farkı
gözetmeksizin objektif ve şeffaf şekilde yapılmalıdır. Bu dönem, devlete olan
güveni pekiştirme dönemidir. Devlet ile vatandaş arasındaki bağı güçlendirme
dönemidir. Bu nedenle desteklerde azami derecede hassas ve etkili olmalıyız” dedi.

EKONOMİK PAKETİN ÖZETİ: “AÇ KAL AMA EVDE KAL”

ABD ve AB ülkeleri başta olmak üzere çok sayıda ülke, milli
gelirlerinin yüzde 10’undan fazlasını teşvik ve yardımlara açtığını belirten
Karamollaoğlu, Türkiye’nin açıkladığı ve milli gelirin yüzde 2’sine denk gelen
100 milyar TL’lik paket için, “Üzülerek ifade ediyoruz, açıklanan tedbirler ne
yazık ki; ‘Aç kal ama Evde Kal’ şeklinde özetlenebilir” eleştirisinde bulundu.

83 MİLYON VATANDAŞIMIZA 1000’ER TL NAKDİ YARDIM YAPILMALIDIR

Saadet Partisi olarak açıklanan tedbirleri ve destek
paketlerini gerekli gördükleri ve desteklediklerini ancak yeterli
bulmadıklarını ifade eden Karamollaoğlu, partilerinin alınması gereken tedbir
ve destek tekliflerini şöyle sıraladı: “Krizden en çok etkilenen kesim olan
yoksul insanlarımız, asgari ücretliler, işsiz kalanlar, işyerini kapatıp evinde
oturmak zorunda kalan küçük esnafımız başta olmak üzere, salgın nedeniyle zor
günler yaşayan vatandaşlarımıza, gelir düzeylerine bakılmaksızın ivedi şekilde
her TC kimlikli kişiye sağlık, kira ve beslenme harcamaları için 1000 TL nakdi
destek sağlanmalıdır.

TARIM BİR MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR; ASLA İHMAL
EDİLMEMELİDİR

Tarıma verilmesi gereken ve yasalarımızda da yer alan milli
gelirin yüzde 1’i oranında destek verilmelidir. Çiftçilerimizin kredi borç
ödemeleri ertelenmeli, kredi vadeleri makul düzeye yükseltilmeli ve faizsiz
şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Çiftçilerimize topraklarını ekme konusunda
tohum, gübre, yakıt ve ilaç desteği yapılmalı, ekilmeyen arazilerin ekimi
sağlanarak tarımsal üretim teşvik edilmelidir.

FATURALAR EVE SIĞMIYOR

İnsanların evinde kalmasının ısrarla tavsiye edildiği bu
dönemde, vatandaşlarımızın su, elektrik, doğalgaz, internet ve telefonları asla
kesilmemeli; fatura, kredi ve kredi kartı borçları faizsiz olarak
ötelenmelidir. Bu süreçte doğalgaz, su, elektrik ve iletişim hizmetlerinde
vergiler sıfırlanmalıdır. Söz konusu hizmetlerin Mart, Nisan, Mayıs ayı
faturaları kesinlikle ertelenmeli; tahsilâtları ise daha sonraki dönemlere eşit
bir şekilde dağıtılmalıdır.

KREDİ ÖDEMELERİ ERTELENMELİ

İşini kaybeden, işyerini açamayan ve bu nedenle ciddi gelir
kaybına uğrayanların konut kredi ödemeleri ve TOKİ ödemeleri belli bir dönem
ertelenmelidir. Gençlerimizin öğrenim kredi borçları ertelenmelidir.

VERGİ YÜKÜ OMUZLARDAN KALDIRILMALIDIR

İşverenlerin üzerindeki “vergi yükü” azaltılmalı,
çalışanların işveren üzerindeki yükü devlet tarafından omuzlanarak insanımızın
işsiz kalmasının önüne geçilmelidir. Bu kapsamda vergi ve SGK primlerinin
ötelenmesi şeklindeki önlemler yetersizdir. Kriz süresince bu yükler işveren
üzerinden tamamen kaldırılmalıdır. Krizin olağanüstü etkileri geçinceye kadar
asgari ücretliler üzerindeki Gelir Vergisi oranı % 0 noktasına çekilmelidir.

EKONOMİ KURULU OLUŞTURULMALIDIR

Sağlık tedbirleri için oluşturulan ‘Bilim Kurulu’ benzeri
bir yapılanmaya gidilerek uzman kişilerden müteşekkil bir ‘Ekonomi Kurulu’
oluşturulmalıdır. Ekonomi kurulunun altında sektör sektör ayrı grupların
oluşturulmasına da ihtiyaç vardır. Odaların temsilcilerinden meydana gelen bir
kurula da ayrıca ihtiyaç vardır.

KAMUDA TOPYEKÛN TASARRUF DÖNEMİ BAŞLATILMALIDIR

Vergi indirimi, teşvik ve ertelemelerinin yapıldığı bu
dönemde kaçınılması gerekli en önemli husus israftır. Acilen tasarruf
tedbirleri ilan edilmeli, tarım ve sağlık dışındaki her alanda tasarruf en üst
düzeye çıkarılmalıdır.

‘’ÖNCE SAĞLIK’’ ANLAYIŞI İLE HAREKET EDİLMELİDİR

Salgınla mücadelede hızlı teşhis/hızlı müdahale için tanı
kitleri acilen yaygınlaştırılmalıdır. Bir gayrete şahit oluyoruz ama yeterli
olduğunu söylemeyiz. Tehlikeye en çok maruz kalan sağlık çalışanlarımızın
koruyucu ekipman ve ihtiyaçları eksiksiz karşılanmalıdır. Bu salgın sürecinde
sağlık çalışanlarımızda oluşabilecek kalıcı hasarlar ‘iş kazası’ olarak
sayılmalı ve sağlık çalışanlarımızın mesleki sigorta kapsamı genişletilerek,
COVİD-19 da bu kapsama alınmalıdır.

TÜM SAĞLIK ÇALIŞANLARININ ATAMALARI GERÇEKLEŞTİRİLMELİDİR

Kamu görevinden uzaklaştırılanlar arasından, beraat eden
veya haklarında herhangi bir cezai işlem yapılmamış olan tüm sağlık
çalışanlarının iadeleri karara bağlanarak, atamaları gerçekleştirilmelidir.
Kısmi seferberlik halinde bulunduğumuz şu kritik dönemde özel ve kamu farkı
gözetmeksizin bütün sağlık kuruluşlarının salgınla mücadelede etkili ve eşit
bir şekilde görev almaları sağlanmalıdır.

BELEDİYELERE EK KAYNAKLAR AKTARILMALIDIR

Bu krizle mücadelede yerel yönetimler, vatandaşlarımızla en
yakın ve en etkin iletişim ve çözüm merkezleridir. Bu nedenle krizle mücadelede
belediyeler önemli görevler üstlenmektedir. Salgınla daha etkin bir mücadele
için, belediyelere ilave kaynaklar aktarılmalıdır.

ÖZEL EĞİTİM KURUMLARI İLE ORADA ÇALIŞANLAR MAĞDUR EDİLMEMELİ

Özel eğitim kurumları, bu kurumların her kademesinde
çalışanlar ve veliler ekonomik yönden mağdur edilmemeli, gerekli destekler
sağlanmalıdır. KDV, stopaj, SGK ertelemesi, kısa çalışma ödeneğinden tüm
personelin faydalanmasının önünün açılması, KDV’nin % 1’e düşürülmesi,
teşviklerin yeniden gündeme alınması, uzun vadeli ve faizsiz desteklerin
yapılması gibi adımlar ivedilikle atılmalıdır.

ÖZEL OKULLARDA ÇALIŞAN ÖĞRETMENLERİN MALİ HAKLARI GÜVENCE
ALTINA ALINMALI

Özel okullarda çalışan öğretmenlerin mali hakları güvence
altına alınmalı, istihdam sağlanan kurumlar tarafından ödemelerinin tam
yapılması sağlanmalıdır. Bu bağlamda özel eğitim kurumlarına vergi indirimi
(okula temin edilen malzemelerde) ve faizsiz orta vadeli mali destek
sağlanmalı, uzaktan eğitim hizmetlerini sürdürecek teknolojik donanım
bulunmayan okullara teknolojik destek yapılmalıdır. 

ÜCRETLİ ÖĞRETMENLERİMİZ İHMAL EDİLMEMELİDİR

Girdikleri ders başına ücret alan ve okulların tatil
edilmesi ile büyük bir mağduriyet yaşayan ‘ücretli öğretmenlerimizin maaşları,
derslere giriyormuş gibi ödenmeye devam edilmelidir. Bunun için devlet gerekli
tedbirleri almalı, gerekli imkânları tahsis etmelidir.

KRİZDEN DERS ÇIKARILMALIDIR!

Krizle mücadele sonrası için krizden çıkarılacak derslerin
bir kenara not edilmesi gerektiğini belirten Karamollaoğlu, yaşanılan
aksaklıkların tespit edilip, hataların tekrar etmemesi için politikalar
geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.

BU ZOR GÜNLERİ HEP BİRLİKTE AŞACAĞIZ

Karamollaoğlu, sözlerinin sonunu şu çağrı ile sonlandırdı:

“Hiçbir insanımızın ve hiçbir canlının bu süreçte mağdur
edilmemesi, unutulmaması, aç ve açıkta kalmaması için elimizden gelen gayreti
hep birlikte göstermeliyiz. Devlet, vatandaşın derdine derman olmak zorundadır.
Çünkü insanımızın dert çekecek takati kalmamıştır. Devir; derdi bölüşerek
azaltma, geliri bölüşerek çoğaltma devridir. Bugüne kadar nice badireleri
birlikte aştık. Birlikte ağladık, birlikte güldük. İnanıyoruz ki; bu zor
günleri de hep birlikte aşacağız. Karamsarlık yok; umut var.”

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın