karadan sürekli bombalıyor. On binden fazla çocuğun katledildiği saldırılarda
30 binden fazla insan şehit oldu. Saldırılarda kullanılan askeri araçların
yakıtları ise petrol devi şirketler ve bunların tedarikçileri tarafından
sağlanıyor. Türkiye de Bakü-Tiflis-Ceyhan hattından petrol sevkiyatını açık
tutuyor.
Milli Gazete’nin Guardian’dan aktardığı haberde Uluslararası
Adalet Divanı’nın İsrail’in soykırım eylemlerinin önlemesi yönündeki kararına
rağmen; jetlere ve tanklara yakıt sağlamaya devam eden çok uluslu şirketler
kanlı ticaretini durdurmuyor denildi.
Oil Change International (OCI) tarafından yürütülen bir
çalışmaya göre Gazze’yi bombalayan İsrail jetleri ve tanklarının depoları,
dünyanın en büyük petrol şirketlerinden bazıları tarafından dolduruluyor.
İsrail, Gazze’deki soykırımı sürdürebilmek için kullandığı askeri jetler,
tanklar ve diğer araçları için yurt dışından gelen ham petrole güveniyor.
Guardian ile paylaşılan araştırmaya göre, işgalci İsrail’in
Gazze’deki saldırıların başlamasından bu yana ağırlıklı olarak Azerbaycan,
Kazakistan, Rusya, Brezilya, Gabon ve ABD’den yakıt tedarik ediliyor. Data Desk
tarafından yapılan analizler ise yakıt tedarikini kolaylaştıran büyük petrol
şirketlerinin arasında BP, Chevron, ExxonMobil, Shell ve TotalEnergies
bulunduğunu ortaya koyuyor.
Araştırmada dikkat çeken bir detay da son zamanlarda petrol
ve yakıt taşıyan gemilerin, muhtemelen güvenlik nedeniyle İsrail’e ulaşmadan
önce otomatik tanımlama sistemi (AIS) sinyallerini kapatması.
ULUSLARARASI ADALET DİVANI’NIN KARARI BÜTÜN ÜLKELERİ
KAPSIYOR
Uluslararası Adalet Divanı (UAD), geçtiğimiz dönemde
İsrail’in Gazze’de soykırıma sebep olacak hamlelerden kaçınmasına yönelik
geçici bir karar yayımlamıştı. Bu karar yalnızca İsrail’i değil bütün ülkeleri
de kapsıyor. UAD’nin kararına göre bütün ülkeler, İsrail’in soykırıma varan
hamleleriyle bağdaşan tavır sergileyemez. Öte yandan insan hakları örgütleri
İsrail’in savaşa katılan araçlarının yakıtlarının doldurulmasının “soykırıma”
doğrudan dahil olma sayılabileceğini söylüyor.
KARAR; SOYKIRIMA DESTEK OLAN ÜLKELER VE ŞİRKETLERİ
BAĞLIYOR
İsrail’in Gazze’ye yönelik bombardımanı, UAD’nin İsrail
hükümetini uyarmasına rağmen devam ediyor. UAD’nin kararının, soykırım
eylemlerine suç ortağı olacak eylemler içine giren ülkeler ve şirketler için
hukuki sonuçları doğurabilir. İnsan hakları uzmanları, İsrail silahlı
kuvvetlerine petrol sağlayan ülke ve şirketlerin savaş suçları ve soykırımın
suç ortağı olabileceğini belirtiyor.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Özel Raportörü David Boyd,
“Uluslararası Adalet Divanı’nın kararından bu yana İsrail ordusuna petrol
sağlamaya devam eden ülkeler ve şirketler, korkunç insan hakları ihlallerine
katkıda bulunuyor ve soykırımın suç ortağı olabilirler” dedi.
İsrail’in operasyonel bir sınır ötesi fosil yakıt boru hattı
bulunmuyor. Bu nedenle de tedarik, büyük ölçüde deniz yoluyla yapılan petrol
ithalatına dayanıyor.
İsrail, Aşdod ve Hayfa’daki rafinerileri beslemek için ham
petrolün yanı sıra yurt içinde yakıt olarak kullanılan veya bazı durumlarda
yeniden ihraç edilen rafine edilmiş ürünleri de ithal ediyor. Rafinerilerden
gelen yakıtın bir kısmı doğrudan silahlı kuvvetlere gidiyor.
AZERİ PETROLÜ İSRAİL’E BAKÜ-TİFLİS-CEYHAN HATTINDAN
TAŞINIYOR
İsrail’in en büyük petrol tedarikçilerinden biri Azerbaycan.
Azeri petrolü İsrail’e Türkiye üzerinden taşınıyor. Yapılan analizde ortaya
çıkan veriler şu şekilde:
Ekim 2023’ten bu yana Azerbaycan’dan 1.440 kilotondan (kt)
fazla ham petrol, İsrail’e gönderildi. Azeri ham petrolü, Bakü-Tiflis-Ceyhan
(BTC) boru hattı aracılığıyla taşınıyor.
BP, BTC’nin en büyük hissedarı. Boru hattıyla taşınan Hazar
Denizi ham petrolünün bir kısmını Azeri ulusal petrol şirketiyle birlikte
üretiyor. BTC’nin azınlık ortakları arasında TotalEnergies ve ExxonMobil yer
alıyor.
İsrail’in Gazze işgalinin başlamasından bu yana toplam 260
bin tonluk iki Brezilya ham petrolü sevkiyatının teslim edildiği görülüyor.
Total ve Shell yorum yapmaktan kaçındı. Petrobras’ın bir
sözcüsü, “Aralık 2023 ve 2024’te üretimden İsrail’e herhangi bir ham
petrol kargosu teslim etmediğini” söyledi.
Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, İsrail’i
en sert şekilde eleştirenlerden biri oldu ve devleti Filistin halkına soykırım
yapmakla suçladı. Lula, Brezilya’nın İsrail büyükelçisini geri çekti ancak
petrol ihracatını yasaklamadı.
Veriler ayrıca Ekim 2023’ten bu yana en az 600 bin ton
Kazak/Rus ham petrolünün Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu (CPC) boru hattı
aracılığıyla İsrail’e gönderildiğini gösteriyor.
Rusya’nın ayrıca, hidrokraking yoluyla çoğunlukla jet yakıtı
ve dizele dönüştürülen düşük dereceli bir akaryakıt olan vakumlu gaz yağının
(VGO) düzenli sevkiyatına devam ettiği görülüyor. Rus VGO’su Karadeniz’deki
limanlardan sevk ediliyor.
Veriler aynı zamanda İsrail’in Sumed boru hattı üzerinden
nispeten küçük ama düzenli ham petrol sevkiyatı aldığını da gösteriyor. Bu boru
hattı, İsrail’in Gazze’deki askeri saldırısını eleştiren Suudi Arabistan,
Mısır, Irak ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) ham petrol taşıyor.
Filistin BDS Ulusal Komitesi “İsrail’e askeri kuvvetleri
için yakıt sağlamaya devam eden devletler ve şirketler, devam eden soykırımı
desteklemenin doğrudan suç ortağıdır. Bu yüzden onları asla affetmeyeceğiz.”
açıklamasında bulundu.
