yöntemiyle AK Parti 7. Olağan Kütahya, Afyon, Batman ve Siirt İl Kongreleri’ne
katıldı.
Sözlerine “Ülkemizde pek çok faaliyete sınırlama
getirildi. Siyasi parti kongreleri için ise herhangi bir engel bulunmuyor. Buna
rağmen salgınla mücadeleye destek vermek için önümüzdeki haftadan itibaren
kongreleri erteliyoruz” diye başlayan Erdoğan, yeni tip koronavirüs
(Kovid-19) salgını ve Türkiye’nin dış politikasıyla ilgili olarak
değerlendirmelerde de bulunduğu açıklamalarına şöyle devam etti:
Kısıtlamaların yol açtığı maddi ve manevi sorunların
farkındayız. İşi azalan ve tamamen duran esnafımızın, sanatkarımızın,
işletmelerimizin buralarda çalışan insanlarımızın aynı şekilde buralardan
hizmet alan vatandaşlarımızın sıkıntılarını gayet iyi biliyoruz. Okulundan ayrı
kalan öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin, 20 yaş altı ve 65 yaş üstü insanlarımızın
neler hissettiğini anlıyoruz. Ancak salgının kontrolden çıkmasının yol açacağı
sorunlar daha büyük olduğu için adeta bağrımıza taş basarak bu yöntemlere
başvurmak mecburiyetinde kalıyoruz.
‘Aydınlık bir gelecek bizi bekliyor’
Türkiye salgın sürecini nispeten pozitif ayrışmayla geçirmiş
ülkelerden biridir. Milletimizin desteği ve hassasiyetiyle bu yeni dalgayı da
kırdığımızda önümüzde aydınlık bir gelecek bizi bekliyor.
Reformlarda yeni bir dönemi başlatıyoruz. Hukuki altyapımızı
geliştirerek, ekonomimizin temellerini güçlendirerek, istihdamı artırarak
salgın sonrası yeniden şekillenecek dünyada kendimize iyi bir yer edinmekte
kararlıyız.
Cumhur ittifakıyla kurduğumuz yeni yönetim sistemini
reformlarla daha da güçlendirerek ülkemizi 2023 hedefleriyle mutlaka
buluşturacağız.
‘Doğu Akdeniz’de bizi hapsetmeye çalıştılar’
Kongrelerimizi demokrasi şölenlerine çeviriyoruz.
Kuruluşundan bugüne teşkilatlarımızda görev almış tüm kardeşlerime şükranlarımı
sunuyorum.
Türkiye’nin 2003 yılından itibaren başlayan büyük
adımlarını, tüm engellere rağmen hedeflerine ulaştırdık. Demokrasi ve kalkınma
mücadelemizin önünde set kuramayacaklarını görenler son 7 yıldır ellerinden
geleni sahaya sürdüler. Terör örgütlerinden darbecilere kadar herkesi
kullandılar. Biz tuzakları birer birer boşa çıkardıkça, kimi zaman sinsice,
kimi zaman pervasızca yeni oyunlarla karşımıza çıktılar. Bu saldırılara cevabı
da içerde birliğimizi güçlendirerek, dışarda diplomatik ve askeri gücümüzü
ortaya koyarak verdik.
Bizi bir terör koridoruyla kuşatmaya çalıştılar.
Harekatlarımızla bu zinciri kırdık. Doğu Akdeniz’de bizi hapsetmeye çalıştılar,
bu gayreti de akamete uğrattık. Libya’da darbecileri özellikle kullanarak bir
başka oyunun içine girdiler, orada da heveslerini kursakta bıraktık.
Kafkasya’da 30 yıllık acıları sona erdirecek bir zaferin sevincini yaşadık.
Milletimize söyleyecek hiçbir sözü, projesi, vizyonu
olmayanları bir araya getirerek siyaset mühendisliğine giriştiler. İnşallah
bunda da başarılı olamayacaklar. Biz tüm zorluklara rağmen, doğusundan
batısına, kuzeyinden güneyine her karışıyla ülkemizi geliştirme, büyütme,
güçlendirme, zenginleştirme mücadelemizde yeni bir dönem başlattık.
‘Kendimizi başka yerlerde değil Avrupa’da görüyoruz’
Amacımız ne içeride ne dışarıda kimseyle kavga etmek
değildir. Müttefiklerimizle daha güçlü iş birliği halinde olmak istiyoruz.
AB’den bize ayrımcılık yapmamasını, ülkemize yönelik aleni düşmanlıklara alet
olmamasını istiyoruz. Kendimizi başka yerlerde değil Avrupa’da görüyor,
geleceğimizi Avrupa ile birlikte kurmayı tasavvur ediyoruz. ABD ile uzun ve
yakın müttefiklik ilişkilerimizi aktif olarak kullanmak arzusundayız. Rusya ve
İran gibi köklü tarihlerimizin bulunduğu ülkeleri asla gözardı edemeyiz. İslam
alemi ve Türk dünyası ile derin ilişkilerimiz var. Hiç kimsenin bu fotoğraf
içinde Türkiye’yi tamamı yalan argümanlarla tehdit etmeye hakkı yoktur.
Demokrasiyi, hak ve özgürlükleri, adaleti, ekonomik
kalkınmayı birileri istediği veya dayattığı için değil, kendi halkımız bunlara
layık olduğu için savunuyor ve hayata geçiriyoruz. Kendi vazettikleri değerleri
kendileri çiğneyenlerin aynı konularda ülkemizi eleştirmelerinden ve işi
yaptırım noktasına kadar götürmelerinden üzüntü duyuyoruz.
Hiçbir ülke ve kurumla aramızda siyasetle, diplomasiyle,
diyalogla çözülemeyecek sorunumuz olmadığını düşünüyoruz. Bu kanalları hep açık
tuttuk, tutmayı da sürdüreceğiz. Bize bir adım gelene üç-beş adım gitmekten
hiçbir zaman çekinmedik, bundan sonra da aynı samimiyetle gayretlerimizi
sürdüreceğiz. AK Parti olarak, hükümet olarak, Meclis grubu olarak 18 yıldır
nasıl bu kararlılıkla çalışmışsak, önümüzdeki dönemde de aynı şekilde çalışmaya
devam edeceğiz.”
