Genelkurmay Başkanı şunları söyledi:
‘Irak’ın Kürdistan bölgesinde bölücü terör örgütüne yönelik
operasyonlar devam ediyor.
Kuzeybatıdaki terör gruplarının durumu ile ilgili olarak
bunun eski bir konu olduğunu söylemek gerekir. İslam inkılabının başlangıcından
bu yana Amerika ve diğer düşmanların yardımıyla Irak’ın kuzey bölgesine
yuvalanan bu grupların karargahları son yıllarda Amerika’nın da desteğiyle
ulusal güvenliğimize karşı bir teşkilat haline geldi.
Şu anda Kuzey Irak’ta 1200 askeri karargah bize karşı
çalışıyor. Mesela İsrail’in aralarından insanları seçip eğittiği, sonra da
onların ülkemize gelip terör ve güvenlik karşıtı faaliyetler yürüttüğü ve
onları kiralık terörist olarak kullandığı birkaç örneğe şahit olduk. Bunlar bir
bakıma Siyonistlerin karargahlarıydı ve bu karargahların Erbil’deki bir örneği
Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri tarafından saldırıya uğradı.
Bu yıllar boyunca Irak’ın Kürdistan bölgesini sürekli
uyardık ve “Biz bunca yıl Irak halkına hizmet edelim ama siz onların
askeri ve medya karargahı kurmasına izin verin öyle mi, bu komşuluk geleneğine
uymaz” dedik. Terör gruplarının eylemlerini durduracaklarına dair bize
birçok kez söz verdiler ama sözlerini yerine getirmediler. Bu nedenle, bu terör
gruplarıyla mücadele etmeye karar verildi ve bu, Birleşmiş Milletler
Sözleşmesine ve meşru müdafaaya dayanıyor.’
İran Genelkurmay
Başkanı, Devrim Muhafızları kara kuvvetlerinin kuzey Irak’taki terörist
grupların karargahlarına yönelik son operasyonlarına değinerek şunları
vurguladı: ‘Bu operasyonu tüm insani ilkelere uygun olarak gerçekleştirdik ve
bir sivilin dahi burnunun kanamamasına özen gösteriyoruz. Terörist grupların
bir apartmanın bir katını bomba imalathanesi haline getirdiğini gördüğümüz
durumlar oldu ama biz bu binayı insanlara zarar vermemek için hedef almadık.
Kürdistan bölgesel yönetimi yetkililerine iki yol olduğunu
ya bu terör örgütünün sivil bir grup haline gelip silahsızlanması ya da
Kürdistan Bölgesel Yönetiminin bu terör örgütünü bölgeden çıkarması gerektiğini
söyledik. Sınır duvarlarımızın arkasında 3000 silahlı kuvvetin bomba yapımı ve
askeri merkezinin olması bizim için kesinlikle kabul edilemez ve onlarla
mücadele edeceğiz. Dolayısıyla bu operasyon devam edecek, ne kadar sürerse
sürsün bu operasyona bundan daha büyük olarak devam edeceğiz.
Şimdi bölge halkı, terör örgütlerinin bürolarının önünde
birkaç defa gösteri yaptı ve teröristlerin bölgeyi terk etmesini talep ediyor.
Bu gruplar tam olarak ülkeyi bölmek istiyorlar ve casus
servislerinin liderleri ve maaşlıları İran’ın bir bölümünü ayırıp kendilerine
bir hükümet kurmanın peşindeler.’
İran İslam Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanı, Amerikalı
yetkililerin Erbil üzerinde İran’a ait bir insansız hava aracının düşürüldüğü
iddiasına değinerek şunları söyledi: ‘Erbil ve Duhok’ta Harir üssünün nerede
olduğunu, Amerikan üssünün nerede olduğunu ve orada kaç asker olduğunu ve
buralarda ne gibi faaliyetlerde bulunulduğunu biliyoruz. Bugünden itibaren
insansız hava araçlarımıza karşı herhangi bir eylemde bulunurlarsa mutlaka
karşılık vereceğiz ve bu son eyleme de cevap hakkımız saklıdır.
General Bakıri, bazı komşu ülkelerdeki Amerikan üslerinin
varlığı hakkında şunları söyledi: ‘Komşu ülkeler, ülkelerindeki Amerikan
üslerinin İran’a karşı harekete geçmediğini söylüyorlar, sonra biz Amerikan
üsleri tarafından bize karşı bir eylemde bulunulduğunu söylediğimizde,
“Amerikalılar bizim üslere girmemize izin vermiyor ve bu üslerdeki
faaliyetlerinden haberimiz yok, bilmiyoruz” diyorlar.
Komşu ülkelere, komşu ülkelerdeki bir Amerikan üssünden
ulusal güvenliğimize karşı bir eylemde bulunulursa, o üsse mutlaka karşılık
vereceğimizi söyledik. Elbette son iki yılda komşu ülkelerin istihbarat
servisleriyle işbirliği yaptık ve onlar da reformlar yaptılar. Bazı durumlarda
taahhütlerine aykırı davrandılar ve zamanı gelice bunu telefai edeceğiz.’
İran İslam Cumhuriyeti
Genelkurmay Başkanı konuşmasının sonunda, İran silahlı kuvvetlerinin
savunma bütçesini ABD ile karşılaştırarak şunları söyledi: “Bizim savunma
bütçemiz en iyi ihtimalle 5 milyar dolar ve Amerika’nın savunma bütçesi ise 800
milyar dolardır. ABD’nin bütçesinin onda birinin bize ayrıldığını varsayalım,
aynı zamanda bölgedeki bazı taraflar ve Siyonist rejim de tüm savunma bütçesini
bize ayırmıştır. Ancak silahlı kuvvetlerimiz içeriye güveniyor ve silahlı
kuvvetlerimiz istikrarlı bir güvenlik sağlamayı başardı.’
