zaman Filistin direnişini, davasını ve halkını her düzeyde desteklediğini
belirtti ve şunları söyledi: ‘Suriye ile ilişkilerin yeniden başlaması,
Hamas’ın bölgesel gelişmeleri siyasi olarak okumasının bir sonucudur, başka bir
şey değil.’
Hamas’ın siyasi ofisinin bir üyesi olan Halil el-Hayye,
Filistin direnişine ve davasına verdiği destek için İran’a teşekkür etti ve
şunları söyledi: ‘Gazze’deki direnişin, bir sonraki aşamada İsrail rejimi ile
çatışması mümkündür.’
Halil el-Hayye, bu hareketin İran ile olan ilişkilerine
değinerek şu ifadelerde bulundu: ‘İran tüm gücüyle direniş projesinin yanında
yer almakta ve siyasi destek, silah vs. sağlamakta ve bunun bedelini
ödemektedir.’
Hamas’ın bu yetkilisi, Hamas’ın Suriye ile ilişkilerine değinerek
şu iadelerde bulundu: ‘Hamas’ın 2013’te Suriye’den çekilmesine rağmen İran’ın
Filistin direnişine verdiği destek durmadı. İran’a kıyasla Türkiye, Filistin
direnişine sadece insani yardım sağlıyor ve askeri destek sağlamıyor.
Kimse bizden Suriye ile ilişkilerimizi yeniden başlatmamızı
istemedi. İran’dan herhangi bir talep veya arabuluculuk olmadı. Bu konu daha
ziyade, bölgede devam eden gelişmelerin siyasi okumasına dayanmaktadır. Filistin
direnişini desteklemeye hâlâ hazır olan önemli ve merkezi ülkelerle Hamas’ın
ilişkilerini güçlendirmek bizim için önemli ve gereklidir.’
Hamas yetkilisi, bu hareketin Mısır ile ilişkilerini iyi
olarak nitelendirdi ve şunları söyledi: ‘Suudi Arabistan ülke olarak bu hareket
için önemli bir konuma sahip ama Filistinlilerden uzaklaşan bir yolu seçti ve
bu konunun Hamas’ın İran’la ilişkisiyle hiçbir ilgisi yoktur.
Hamas savaş alanından uzak değildir. Aksine her gün Nablus,
Cenin ve Kalkilya’daki direnişle birlikte bu savaşın içindedir ve işgalcilerle
doğrudan herhangi bir çatışmaya girme yeteneği ve hazırlığına sahiptir.’
