arabuluculuk yapan ABD tarafından sunulan “yazılı teklif”e verdiği yanıt ile
rejim kabinesinin üç saatlik toplantısının ardından rejim medyasında yayınlanan
analizlere bakıldığında, Siyonist Rejim liderlerin kafa karışıklığı içinde
olduğu ortaya çıktı.
Siyonist gazeteci Yoni Ben Menachem, News One web sitesinde
kaleme aldığı yazıda bu durumu doğruladı.
Ben Menachem, “Hizbullah, İsrail’in Akdeniz gazını çıkarma
konusunda baskı altında olduğu için bu anlaşmaya büyük ihtiyaç duyduğunu
biliyor.” dedi.
O (Yoni Ben Menachem), Hasan Nasrallah’ın anlaşmanın
imzalanması için Tel Aviv üzerindeki Amerikan baskısını ve üst düzey askeri
komutanların savaşmaktan yana olmadığını bildiğine inanıyor.
Ben Menachem’e göre, Hizbullah Lideri Seyyid Hasan Nasrallah
13 Temmuz’da yaptığı konuşmada deniz sınırı müzakeresinde yeni bir denklemden
söz etmişti; Onun uyarıları hala geçerli ve koordineli bir şekilde hayata
geçirilebilir.
Ben Menachem, “Hasan Nasrallah, İsrail ve ABD’nin zayıf
durumda olduğunu biliyor ve bu konuya hakim, bu yüzden Lübnan’ın haklarına
saygı gösterilmezse, İsrail’in Akdeniz’deki tüm petrol ve gaz platformlarının
önümüzdeki haftalarda saldırıya uğrayacağını söyledi. Bu zafiyet artan doğal
gaz ve petrol ihtiyacı nedeniyle oluşmuştur. Bu, Lübnan’a haklarına ulaşması
için İsrail’e baskı yapma cesareti veriyor.
Siyonist yorumcunun itirafına göre, Hizbullah Hareketi
İsrail’in askeri tehditlerine aldırış etmiyor, Nasrallah sözünde duruyor ve
anlaşmanın imzalanmasının Lübnan’da yeni cumhurbaşkanının göreve başlaması ve
yeni kabinenin kurulmasına kadar ertelenmesi halinde İsrail’in zarar göreceğini
biliyor, zira Hizbullah stratejisini değiştiremez.
Bu yorumu doğrulayan Debka web sitesinde de şu ifadeler yer
alıyor:
“Aslında Lapid sadece Lübnan’la anlaşmanın imzalanmasına
karar vermekle kalmayacak, bu çerçevede Hizbullah’la askeri bir çatışmaya
girmenin zamanını ve şeklini de belirlemek zorunda kalacak, çünkü İsrail Kariş
sahasında faaliyetin durdurulmasını istemez.”
Siyonist Rejim’in istihbarat çevrelerine yakın olan Debka,
dolaylı olarak Tel Aviv’in Hizbullah’ın tehditlerinden duyduğu endişeye atıfta
bulunarak, sahadaki platformların geçen Eylül ortasından bu yana gaz çıkarmaya
hazır olduğunu doğruluyor.
İbranice yayınlanan “Makor Rishon” gazetesi de Siyonist
Rejim liderlerinin Lübnan’ın talebine nasıl tepki verecekleri konusundaki kafa
karışıklığına dikkat çekerek şunları yazdı:
“Orta Doğu denizleri köpekbalıklarıyla dolu, fakat buradaki
köpekbalıkları sadece kanı değil, aynı zamanda güçsüzlüğü de kokuyor. İsrail’in
(eski ve yeni) kabinelerinin nispeten marjinal bir konuda yetersiz davranması
bizim için vahim sonuçları olacaktır.”
Siyonist gazeteci Ari Shavit konuya dair, “Bu zor duruma
nasıl geldik? En kötü kazanımları elde ettik. Başlangıçta, Netanyahu’nun
kabineleri, on yıl boyunca sonuçsuz müzakereleri sürdürdü ve İsrail’in
çıkarları doğrultusunda hareket etmek yerine inatçılık yaptı ve büyük zarara uğradık.
Aynı zamanda Kariş sahasında platform kurularak büyük bir riske maruz kaldık.”
değerlendirmesinde bulundu.
Ari Shavit, “Lapid’in kabinesi de önceki kabineden farklı
değil, bu kabine de aceleci davrandı, çünkü Kariş sahası projesinin bir anlaşma
imzalamadan hayata geçirilmesinin bir krize yol açacağından korkuyordu, bu
yüzden bir anlaşma için birçok taviz verdik. İsrail’in zaafından dolayı taviz
vermek zorunda kaldığına inanan kamuoyu durumu böyle değerlendiriyor.”
ifadelerini kullandı.
İsrail’in Lübnan ile deniz sınırı anlaşması konusundaki kafa
karışıklığına atıfta bulunan Siyonist Rejim medyası, “Tel Aviv bugün bir yol
ayrımında; Bu anlaşma (Lübnan’ın talebi çerçevesinde) imzalanırsa,
komşularımızın kafasında İsrail’in gücü hakkında soru işareti oluşacak
(İsrail’in kabiliyetini sorgulayacaklar) ve bu anlaşma 90. dakikada başarısız
olursa, kuzey sınırlarındaki gerilimi artırmak için Hizbullah için iyi sebep
olacak ve Lübnan yönetimine destek çıkacak. Her halükarda biz ağır bir bedel
ödeyeceğiz.” diye yazdı./tesnim
