Safiyuddin şunları söyledi: ‘Halkımızın kaderini ve haysiyetini Amerika’nın
acımasız kuşatması altında veya parası olan bir ülkenin şantajı altında
bırakamayız ve onurumu parayla pazarlık edemeyiz. Bizim ve halkımızın onuru
hiçbir parayla satın alınamaz. Dünyanın bütün paraları bile bu vatanı savunmak
için kanını feda eden insanlarımızın onurunun bedeli olamaz.
Pek çok tahminin aksine bu direniş ilerledi ve devam etti ve
istikrarlı kaldı ve birçok zorluğun üstesinden geldi, hatta zaferleriyle, varlığıyla,
istikrarıyla ve seçimindeki ve ilerlediği yoldaki kararlılığıyla mucizevi bir
şeye imza atmayı başardı. Bu direniş nice başarılara imza atmış ve düşmanı
mağlup etmeyi başarmıştır. Allah’a hamd olsun ki bugüne kadar düşman maddi,
manevi ve fiili olarak mağlup konumundadır ve düşmanın bir ahmaklık yaptığı her
an direniş hazırdır.
Zamanın geçeceğine güvenmek bazılarına fayda
sağlamayacaktır. Geçmişte düşman, Hizbullah’ın roketlerinin etkisiz hale
geleceğine güveniyordu. Ama her gün yeni füzelerimiz, yeni ve güçlü
tesislerimiz olduğunu gördüler. Bu ilerlemeyi durdurmak için güçsüz olduklarını
biliyorlar. Kuşatma ve ambargoya başladıkları günden beri direniş ortamının
bölüneceği üzerine hesap kurudular ama zamanın geçmesine ve daha fazla baskıya
güvenmenin bir faydası yoktu. Biz sabırlı, kararlı ve inançlı insanlarız.
1982’de silahlı askeri direnişe ihtiyacımız olduğu gibi,
şimdi de birkaç yıl, bir yıl veya birkaç ay öncesine göre daha güçlü silahlı
askeri direnişe ihtiyacımız var.’
