İmam Gazali Açısından Akli Kavram Bilimi ve Dini Marifet

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) 2-3 Mayıs’ta Tıpta Yan Dal Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (2026-YDUS), Elektronik Yabancı Dil Sınavı (e-YDS 2026 İngilizce) ve e-YDS 2026 İspanyolca ve İtalyanca sınavları gerçekleştirilecek.

İmam Gazali, aklı aşağıdaki manalara taksim etmiştir:

1- insanların, onun vasıtasıyla hayvanlardan ayrıldığı vasıf. Bu vasıf, gelecekte teorik ilimlerin kabulüne temel teşkil edecektir.1

2- Mümeyyiz çocukta oluşan ilim. Bu ilim vasıtasıyla çocuk, mümkün olanı mümkün, muhali muhal olarak sayar. Örnek olarak, İkinin birden daha büyük olduğunu veya bir kişinin iki yerde olamayacağını bilmesini verebiliriz.2

3- Tecrübeyle kazanılan ilim. Kazanılan bu ilmin yardımıyla âlim halk nezdinde övülür; zira halk bu tecrübelerin, ilmini süslediği ve hayatın iniş çıkışlarını tattığı kimseyi akıllı, bu ilimden yoksun olanı, cahil bilir.3

4- İnsan öyle bir kudret ve kemal merhalesine ulaşabilir ki, her işin akıbetini öngörüp, geçici dünyevi şehvetleri mağlup edebilir. Kudretin bu merhalesine ulaşan kimse, bir işi yapmayı ya da terk etmeyi düşünerek gerçekleştirdiği için akıllı sayılır.4

Gazali, zikredilen akli güçlerden yararlanma hususunda insanların eşit olmadığına inanır.5 İkinci kısım haricinde, herkes kendi kapasitesi ölçüsünce akıl ve kısımlarından yararlanabilir.

Birinci kısma göre (insanın hayvandan ayrıldığı vasıf) Gazali, onun insanlar arasındaki farklılığının inkâr edilemez olduğunu açıklıyor. O akıl, buluğ yaşından itibaren insanın nefsine yansıyan bir nurdur; insanın çabasıyla ilgisi yoktur ve 40 yılda kemal yaşına ulaşana dek sürekli artmaktadır.

Bu tür akıl, güneşin sabah ışığı gibidir; ilk önce gizli ve yansıması az fakat güneş yuvarlağı gibi parlayana kadar yavaş-yavaş çoğalır.6

Gazali ikinci kısımda (İnsanın onun yardımıyla caizi caiz, muhali muhal bildiği zaruri ilim) insanların eşit olduğuna, herkesin ondan eşit yararlandığına ve onu anlayanın hiç şüphesiz bunu hak ettiğine inanmaktadır.7

Üçüncü kısmın (tecrübe ile elde edilen akıl) halk arasındaki farklılığı, insanların alışkanlık ve kavrama yeteneklerinin çeşitliliği sebebiyle inkâr edilemez bir gerçektir.

Gazali dördüncü kısımda (işlerin akıbetinin öngörülmesi ve şehvetlere hâkim olma gücü) bazen bu farklılığın insani şehvetlerin şiddet ve zaafından olduğu, akli farklılıkla irtibatı olmadığı ve bazen kişilerin ilim seviyeleri sebebiyle akılda farklılığın, aklın birinci ve üçüncü anlamına geri döndüğü inancındadır.

Şimdiye kadar söylenenlerden anlaşıldı ki Gazali, insanlar arasında aklın farklılığına inanıyor ve bu, bütün insanlar arasında aklın eşitliğine inanan bazı filozofların inancına terstir. Gazali bu konuyu sadece İhyau’l-Ulûm’da dile getirmemiştir; diğer kitaplarında da bu konudan bahsetmiş ve bu inancında ayak diretmiştir.

Gazali başka bir yerde aklı iki manada kullanmıştır:

1- İşleri hakikatini bilme manasında yani, yeri kalp olan ilim.

2- İlimleri idrak eden. Onun yeri de kalptir. Yani maksadı, insanın hakikatini teşkil eden bir latifedir.8

Yukarıdaki iki anlam arasındaki farklılık şudur ki, birincisi kalbe hulul eden (sızan) bir sıfattır. İkincisi, ilimleri alan ve alındığı yerdir.

——————————————-

1 İhyau’l-Ulum, c. 1, s. 194.

2 İhyau’l-Ulum, c. 1, s. 195.

3 İhtimalen Gazali 3. Kısımda “De ki: Gezin yeryüzünde” ayetini dikkate almıştır. Bu ayet de halka yeryüzünde gezmeyi, geçmiştekilerin olaylarından ve de onların akıbetinden tecrübe kazanmayı tavsiye etmiştir.

4 Gazali, İhyau’l-Ulumu’d-Din, c. 1, s. 195; Dr. Refik el-Acem, Mevsuetu Mustelehati’l-Gazali, Beyrut: Mektebetu Lubnan Naşirun 2000, s. 465.

5 İhyau’l-Ulum, c. 1, s. 198.

6 İhyau’l-Ulum, c. 1, s. 199-200.

7 Gazali, İhyau’l-Ulumu’d-Din, c. 1, s. 195; Dr. Refik el-Acem, Mevsuetu Mustelehati’l-Gazali, Beyrut: Mektebetu Lubnan Naşirun 2000, s. 465.

8 Ruzetu’t-Talibin Der Mecmue-i “Feraidu’l-Leali” s. 166-167 ve İhyau Ulumu’d-Din c. 3, s. 10.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın