İmam (ra) ateşkesi kabul ederken: Allahım bu kuluna şehadeti nasip etmeni diliyorum
İmam Humeyni(ra) 16 Temmuz1988 tarihinde yayınladığı mektupta Saddam ve hamisi müstekbir güçler tarafından İran’a dayatılan savaşla ilgili olarak BM GK tarafından alınan 598 nolu adaletsiz kararı kabul etmiş ve bunu “zehir içmek olarak” açıklamıştı. Bu kararın yıldönümü dolayısıyla İmam’ın ateşkesi hangi şartlarda kabul etmek zorunda kaldığı ve İmam’ın barış anlayışını ortaya koyması açısından yayınlamayı uygun gördük./RASTHABER
Bismillahirrahmanirrahim
Allah’a hamd, peygamberlere ve masum imamlara (as) salavat ve selam ile.
Şimdi savaş uzmanları olan ordu ve devrim muhafızları içinde bulunan askeri yetkililer açıkca silahlı güçlerimizin bu yakınlarda hiçbir zafere ulaşamayacağını itiraf ediyorlar ve İslam Cumhuriyetinin siyasi ve askeri makamları bundan sonra savaşın devam etmesini ülkenin maslahatına görmüyorlar. Kesin bir dille Doğu ve Batı istikbarının Saddam’a verdikleri silahların onda birini dahi dünyanın hiçbir yerinden ne pahasına olursa olsun temin etme imkanı bulunmadığını söylüyorlar.
-Devrim muhafızları komutanının tüyler ürperten mektubu -yenilgilerden sonra bana ulaşan onlarca askeri-siyasi mektuplardan biridir.
-Silahlı kuvvetler komutanı yardımcılığının, Devrim Muhafızları Komutanını (ihtiyaç duyulan silahları temin ederek savaşa devam edilmesini savunan sayılı komutanlardandı) itirafı bu.
-Düşmanın yaygın bir şekilde kimyasal silah kullanması ve bunları etkisiz bırakacak önlemlerin ve araçların olmaması gözönünde bulundurarak ateşkesi kabul ediyorum.
Bu acı kararın alınmasında bazı şeylerin açıklığa kavuşması için devrim muhafızları komutanının yazmış olduğu mektubundan birkaç noktaya dikkat edilmesi gerekir;Bu komutan kaydediyor ki, önümüzdeki 5 yıla kadar hiçbir zafer kazanmamız mümkün değil, 5 yıl zarfında elde edeceğimiz askeri araç-gereçle düşmana darbeler vurup gerekli karşılığı vermemiz mümkündür. 1992 yılı sonunda eğer 350 piyade birliği, 2500 tank, 3000 top, 300 savaş uçağı, 300 helikoptere sahip olursak Allah’ın inayeti ile operasyon düzenleyebiliriz. O yine diyor ki ,aynı zamanda devrim muhafızlarının gücü 7 katına, ordunun gücü iki katına çıkması gerekir ve yine şöyle eklemiş, elbette Amerika’yı da Körfez’den çıkarmamız gerekir, aksi takdirde başarılı olamayız.
Bu komutan kendi planının başarısının en önemli bölümünün zamanında bütçe ve imkanların temin edilmesine bağlı olduğunu kaydederek hükümetin ve silahlı kuvvetler komutanığının bunu gerçekleştirebilmesinin uzak bir ihtimal olduğunu söylüyor. Elbette bunların hepsini söyledikten sonra yine de savaşılması gerektiğini savunuyor ama bunu söylemesi slogandan başka bir anlam taşımıyor.Başbakan ekonomi bakanının verdiği rapora dayanarak bütçenin sıfırlandığını ilan etmiştir,Savaşla ilgili yetkililer diyorlar ki, son yenilgilerde kaybettiğimiz silahlar, Devrim Muhafızları ve ordu için ayrılan bir yıllık bütçeden daha fazladır.
Siyasi yetkililer diyorlar ki, halkın erken bir zaferin kazanılmayacağını anladığından cephelere gitme şevk ve arzuları azalmıştır.
Azizlerim herkesten daha iyi biliyorsunuz ki bu kararı almak bana öldürücü zehir içmek gibidir ama Allah’ın rızasına teslim olup, İslam Cumhuriyetini ve dini korumak için eğer varsa itibarım bu yolda harcıyorum.
Allahım biz senin dinin için kıyam ettik, senin dinin için savaştık, senin dinini korumak için barışı kabul ediyoruz.
Allahım sen şahidsin ki, biz bir an dahi Amerika, Sovyetler Birliği ve dünyanın diğer bütün müstekbir güçleriyle uzlaşma yanlısı değiliz. Süper güçlerle uzlaşmanın İslam’ın ilkelerine sırt dönmek olduğuna inanıyoruz.
Allah’ım nifak, şirk ve küfür dünyasında ; servet, güç, hile ve iki yüzlülük dünyasında biz garib kalmışız, sen kendin yardım eyle!
Allah’ım tarihte devamlı enbiya, evliya, ulema toplumların muslihi olmak istedikleri zaman, ilim ve amel ile fesad ve zulümden arınmış bir toplum oluşturmak istediklerinde, Ebu Cehiller ve Ebu Sufyanlar karşılarına dikilmektedir.
Allahım biz İslam ve iİkılap çocuklarımızı senin rızan için kurban verdik, senden başka kimsemiz yok, bizlere senin emir ve kanunlarını uygulamada yardımcı ol! Allah’ım senden biran önce bana şehadeti nasip etmeni diliyorum.
Barışın, halka anlatılması için bir toplantı yapılmasını söyledim. Dikkatli olun, ateşli ve aşırı kişiler inkılabçı sloganlarla sizi İslam’ın salahına olan şeylerden uzaklaştırmasın. Açıkca söylüyorum bütün himmetiniz bu husus açıklamak/anlatmak için olsun. Yanlış adım atıp sapmak haramdır, tepkiye sebep olacaktır. Sizler biliyorsunuz yönetimin üst dğzeydeki yetkililer kan ağlayarak, kalpleri İslam aşkıyla dolu olarak ve İslami vatanımız için bu kararı almışlardır.
Allah’ı nazarda tutun! Her ne olursa dosttan bilin.
Vesselamu aleyna ve ala ibadillahissalihin
Ruhullah el Musevi el Humeyni
17/07/1988
