söyledi ve şu ifadelerde bulundu: ‘Elimiz kolumuz bağlıydı. Her yerden fidye
istiyorlardı, güç bizimle değildi, herkes Pakistan’da gücün nerede olduğunu
biliyor, bu yüzden onlara güvenmek zorunda kaldık!
Pakistan Tahrik-i İnsaf Partisinin (Pakistan Adalet
Hareketi) lideri ve Pakistan eski Başbakanı İmran Han, yeni hükümetin seçimleri
ilan etmemesi halinde ülkenin iç savaşa gireceği konusunda uyardı.
İmran Han, şu ifadelerde bulundu: ‘Bakalım onlar (iktidar
partisi) yasal ve anayasal olarak bizim sandığa gitmemize izin verecek mi, aksi
halde ülke iç savaşa girecektir.
Millet Meclisi’ne geri dönmekle ilgili bir soru yok. Çünkü
bu, yeni hükümetin bu sayede beni devirdiği komployu kabul etmek anlamına
gelir.
Pakistan Yüksek Mahkemesinin, Tahrik-i İnsaf Partisinin
protestocuları destekleme konusundaki talebiyle ilgili bir karar vermesini
bekliyoruz. Bir sonraki mitingin tarihini açıklayacağım.’
İmran Han, dolaylı olarak Pakistan ordusuna değinerek
şunları söyledi: ‘Başbakan olarak mutlak güce sahip değildim ve bu da ülkedeki
gerçek güç merkezlerinin başka yerlerde olduğunu gösteriyor ve herkes bunun
nerede olduğunu biliyor.
İktidara geldiğimde hükümet zayıftı ve bu yüzden koalisyon
ortakları aramak zorunda kaldım.
Aynı durum bir daha yaşanırsa yeniden seçim talep edecek ve
çoğunluğa sahip bir hükümet kurmaya çalışacağım.
Elimiz kolumuz bağlıydı. Her yerden fidye istiyorlardı, güç
bizimle değildi, herkes Pakistan’da gücün nerede olduğunu biliyor, bu yüzden onlara
güvenmek zorunda kaldık!
Biz hep onlara güvendik, iyi şeyler yaptılar ama yapılması
gereken birçok şeyi yapmadılar. Onların güçleri var çünkü bizim kontrolümüzde
olmayan Ulusal Hesap Verilebilirlik Bürosu ( National Accountability
Bureau”NAB”) gibi kurumları kontrol ediyorlar.
Tam yetki ve güce sahip değildim. Sorumluluklarınız varsa
ancak tam yetki ve güce sahip değilseniz, başarılı bir yönetime sahip
olamazsınız.
Bir sistem, yalnızca sorumluluk ve yetki tek bir yerde
olduğunda çalışır.
Ülkenin düşmanın tehdidi ile mücadele etmesi için güçlü bir
orduya sahip olması gereklidir, ancak güçlü bir orduya sahip olmak ile güçlü
bir hükümet arasında bir denge kurulmalıdır.’
