etti. Bunların en yenilerinden biri de Bağdat’ın Doğusunda Sadr yerleşim
alanında Pazartesi günü yaşanan patlamaydı.
Bu bağlamda saldırgan Amerika Birleşik Devletleri savaş uçakları
Irak halk gönüllü güçleri direniş güçlerinin kollarından Haşd Şabi’nin Suriye
ve Irak sınırındaki bölgelerde bulunan mevzilerini bombardıman etti. Bu askeri
saldırıda 4 Haşd Şabi gücü şehit düştü ve bir kaç Haşd Şabi mensubu ağır bir
şekilde yaralandı. Amerikan makamları
ise bu cinayeti izah etmek adına Haşd Şabi’ye yönelik askeri saldırının gerçekte nefsi müdafaa olduğunu iddia etti.
12 Temmuz’da Zikar eyaletinin başkenti Nasiriye’deki el-Hüseyin
Hastanesi’nde çıkan yangında 124 kişi hayatını kaybetti ve onlarca kişi
yaralandı. 19 Temmuz Pazartesi akşamı, Bağdat’ın doğusundaki Sadr bölgesinde
meydana gelen patlamada ise 35 kişi hayatını kaybetti ve 60 kişi de yaralandı.
Yaklaşık üç hafta önce Bağdat’ın Sadr yerleşim bölgesinde el-Mahabas
Çarşısı’nda meydana gelen patlamada 15 kişi yaralamıştı. Ayrıca, önceden
planlanmış elektrik direklerindeki trafolarının patlatılması da son haftalarda
Irak’ta bir başka güvenlik sorunu haline geldi.
Bu güvensizlikler birkaç önemli nokta içermektedir.
İlk önemli nokta güvenlik gelişmelerini ve bunların
birlikteliğini gözlemleyerek bu olayların maksatlı ve planlı olduğunun kesin
olmasıdır. Bu gelişmelerin planlı olmasının işaretlerinden biri de sivillerin
hedef alınmasıdır. El-Hüseyin Hastanesi ve Sadr yerleşim alanındaki patlamanın
kurbanlarının tamamı Iraklı sivillerdi.
Bir diğer dikkat çeken nokta da, Sadr yerleşim alanı
patlamasının yanı sıra elektrik trafolarının patlatılmasının da sorumluluğunu
IŞİD terör örgütünün üstlenmiş olmasıdır. Ancak bu patlamaların meydana
gelmesinde bazı iç unsurların ve yabancı aşırılık yanlılarının rolü oldukça
aşikardır. Bu durum amaçlı ve organizasyonlu bir sürecin başladığının işaretidir.
Bu güvensizlikler bu organize saldırılar ve girişimler çerçevesindedir.
Dikkat çeken üçüncü konu ise IŞİD’in bu patlamaları
gerçekleştirerek ve Irak’ı güvensiz hale getirerek Irak’taki kayıplarını telafi
etmeye çalışmasıdır. Irak Ordusu ve halk güçleri-Haşd Şabi, son aylarda IŞİD
terör örgütüne ağır bir darbe vurmuştur. Irak Silahlı Kuvvetleri komutanı ve
Başbakan Mustafa el-Kazımi, Sadr yerleşim alanında meydana gelen patlamaya
tepki olarak şunları söylemişti: “Çağın Havariçleri ve terörizmi, bizim
kahraman silahlı güçlerimizden aldıkları darbeler ve yenilgiler sonucu sivil ve günahsız insanları tam korkaklar
gibi katliam etme gibi kalleş bir
yönteme başvurdular. “
Dördüncü önemli husus, Irak’ta sağlık ocaklarında ve sivil
mekanlarda elektrik direklerini patlatmanın asıl amacının bu ülkede genel bir
kaos yaratmaktır. Teröristler ve onların yerli ve yabancı destekçileri,
özellikle Irak’ın parlamento seçimlerinin eşiğinde olması ve 10 Ekim’de
yapılacak Parlamento seçimleri nedeniyle, geniş çaplı bir güvensizlik yaratarak
Irak halkını yeniden sokaklara çekmeye ve siyaset ve güvenlik sahnesini
karıştırmaya çalışıyorlar. Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi ise, “Suçlular
umutsuz çabalarıyla kaosa neden olmak istiyorlar” dedi.
Göze çarpan bir başka nokta ise son haftalardaki
güvensizlikler ve sivillerin kurban olmasının , Irak’taki hükümetin zayıf
olduğunu göstermesi ve bu zayıflığın, son zamanlardaki güvensizlik karşısında
hükümetin pasif kalmasına yol açmasıdır.
Irak hükümetinin bu güvensizliklere tepkisi şimdiye kadar soruşturma
yürütmek ve birkaç soruşturma komitesi oluşturmakla sınırlı kaldı. Seçim
konusuyla meşgul olmak da bir başka pasifliğin nedenidir. Dolayısıyla Irak’ta bu güvensizliklerin devam
etmesi beklenebilir.
Parstoday
