İslam Cumhuriyeti’nde insan haklarının durumuna ilişkin kararın Birleşmiş
Milletler 3. Komitesi’nde kabul edilmesine tepki olarak Kanada’nın bazı
batılı ülkelerin de desteğiyle bu karar teklifini sunmasını ve asılsız
iddiaların ve yanlış bilgi ve asılsız genellemelere dayalı hareket
edilmesini hukuki dayanağı olmadığını belirterek bu tür yapıcı olmayan
eylemleri temelden reddetti. İranlı yetkili bu gibi tavırlar “küresel
düzeyde insan hakları durumunun iyileştirilmesine yardımcı olmayacak, sadece
bağımsız ülkelere karşı olumsuz klişeleştirme ve siyasi etiketlemeye
başvurmanın devam etmesine de yol açar.” dedi.
Batılı ülkelerin İranofobi ve İran’ı karalama projesini
sürdürme çabalarına atıfta bulunan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, şunları da
söyledi: “İnsan haklarını sistematik olarak ihlal etme alanında uzun bir
geçmişe sahip bu ülkeler, İran hükümetine ve halkına insan hakları tavsiyeleri
vermemeleri gereken bir konumdalar.”
Diplomasi kolu sözcüsü ayrıca, Kanada hükümetinin ve bu
kararın diğer kurucularının eylemlerini tek taraflı ve gerçek dışı olmakla
kınadı ve kısa vadeli siyasi hedeflere ulaşmak için insan hakları
kavramlarını ve değerlerini kötüye kullanmanın açık bir örneği olduğunu
vurguladı.
Kanani şunları da sözlerine ekledi: “İran İslam
Cumhuriyeti, dini demokrasiye dayalı bir sistemdir ve insan haklarını
geliştirme ve uluslararası yükümlülüklerini yerine getirme konusunda her zaman
çok ciddi olmuştur ve insanlığın konumunu iyileştirmek için yüce ilkeler
temelinde tartışmaya ve işbirliğine hazırdır. İnsan haklarının güçlendirilmesi
ve gerçek anlamda korunmasıyla ilgilenen ülkelerle, tüm meşru uluslararası
mekanizmalarla, siyasi amaçlardan uzak, karşılıklı saygı, eşitlik ve adalet ve
hakkaniyet çerçevesinde yapıcı bir ilişki içinde olmak istiyor. “
