İran Cumhurbaşkanı Adaylarının Gündeminde Türkiye Vardı

rasthaber

RASTHABER- İran’da cumhurbaşkanı adayları, 5 Mayıs’ta ikinci kez devlet televizyonunda düzenlenen canlı yayında münazara gerçekleştirdiler.

Kültürel-toplumsal, ekonomik ve siyasi konularda yapılan münazarada adaylar iç ve dış politika konularında Türkiye üzerinden eleştiride bulundular.

Mir Selim ve ulusal birliğe yönelik soruya yanıtı ve Türk görevlilerine yönelik eleştirisi

Hükümete yönelik eleştiri ve ulusal birliğe işaret eden bir soruya Mir Selim, hiçbir ülkenin eleştirileri dikkate almadan başarabileceğini düşünmediğini açıkladı. Şimdiki hükümetin bu konuda daha iyi davranabileceğini belirten Mir Selim, reform hükümeti döneminde eleştirilere iyi bir karşılık verildiğini dile getirdi.

Mustafa Mir Selim, hükümetin yurttaşların haysiyetini korumakta yetersiz kaldığını öne sürerek, geçen mart ayında Gürbulak sınır kapısında bazı İranlı turistlerin bir Türk görevli tarafından darp edilmesini gündeme getirdi.

Mir Selim, “Türk polisi, İran vatandaşlarını dövüyor. Türkiye, Fırat’a kurduğu barajlarla İran’da toz bulutlarının artmasına neden olup, vatandaşların sağlığını bozmaktadır” suçlamasında bulundu.

Reisi’nin nükleer anlaşma ilgili açıklaması ve Türkiye’nin ticari alanda İran’dan iyi olması eleştirisi

Nükleer anlaşmaya ilişkin kendisine sorulan soruya Hüccetul İslam Reisi şöyle cevap verdi: Bu anlaşma, sahip olduğu tüm sorunlarına rağmen tüm tarafların uyması gerektiği bir senettir. Ancak bu anlaşmanın gerçekleştirildiği süreçte güçsüz konumdan konuşmamamız gerekiyordu. Ayrıca bu anlaşmanın halkımızın gündelik yaşamında daha fazla bir paya sahip olması gerekiyordu.

Muhafazakar aday eski Başsavcı İbrahim Reisi, İran’ın siyasi ilişkileri iyi olduğu komşularıyla ekonomik alanda aynı başarıyı yakalayamadığını ifade etti.

Reisi, “Bugün komşu Irak’la ilişkilerimiz iyi düzeyde olmasına rağmen Türkiye’nin bu ülkeyle olan ticaret hacmi İran’dan çok daha fazla” diyerek hükümeti eleştirdi.

Hasan Ruhani ve İran-İslam yaşam tarzıyla ilgili açıklaması ve Suriye Krizinde Türkiye-Rusya ve İran’ın Rolü

İran-İslam temelli yaşam tarzının Batı dayanaklı yaşam tarzıyla kıyaslanmasına ilişkin bir soruya Hasan Ruhani şöyle yanıt verdi: Yaşam tarzı ülkenin en önemli konularından biridir. Günümüzde halkımızın kendisini daha fazla özgür hissettiğini görüyoruz. Bu da milletimizle nasıl davrandığımıza bağlıdır. Onları güçlendirmek mi istiyoruz yoksa yaşamlarında müdahale yapmayı mı tercih ediyoruz. Günümüzde milletimizin gündelik yaşamında bir tür huzurun hakim olduğunu görebiliyoruz. Böylece halkımıza dürüst davranıp toplumu ikiye bölmemeliyiz.

Ruhani, “Bölgenin en büyük sorunu olan Suriye krizi, İran’ın katılımıyla çözülmeye çalışılıyor. Bugün Suriye sorununun yükünü, İran, Türkiye ve Rusya taşıyor. İran, uluslararası önemli müzakerelerde bugüne kadar bu denli etkin rol üstlenmemişti” dedi.

Galibaf ve kültürel alanla ilgili soruya yanıtı

Galibaf münazaralarda konuşmasını gerçekleştiren ilk adaydı. Bilim alanındaki kalkınma yollarıyla ilgili sorulan bir soruya Galibaf, “kültürel alan ülke yönetiminde büyük bir paya sahiptir. Fakat bu alana iki şekilde bakılabilir. Birincisi olumsuz bir bakış oluşturmak diğeriyse hoşgörüyle bakmaktır. Eğitim ve öğretim konusu tüm olumlu ve olumsuz yanlarıyla toplumdaki sorunlar üzerinde etkilidir” diye yanıt verdi.

Haşimi Taba ve dış politikayla ilgili konuşması

Haşimi Taba kendisine yöneltilen direniş ekseni ve dış politikayla ilgili sorulan soruyu, “Komşu ülkelerimizle onurumuzu koruyarak karşılıklı ilişkiler kurabiliriz. Fakat Siyonistlerle sulta düzeninden emir alanların karşısında da direnip bağımsızlığımızı korumalıyız. Böylece bölgedeki mazlum ülkelere verdiğimiz istişare yardımlarını sürdürmeliyiz” şeklinde yanıtladı.

İshak Cihangiri ve ulusal güvenlik konusuyla ilgili açıklaması

Ulusal güvenlik ve savunma gücüyle ilgili bir soruya İshak Cihangiri şöyle yanıt verdi: Cumhurbaşkanı, politikacılığı iyi bilmeli. Bunun için de millete karşı dürüst olup uluslararası arenada tecrübe sahibi olmalıdır. Bana göre, İran sahip olduğu kültürel olanaklarıyla bölgede birinciliğe yükselebilir. Bu gücü kullanmalıyız. Cumhurbaşkanlık stajyer politikacılık alanı değil.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın