ailelerinin evlerinin yıkım ve tahliye tehdidiyle karşı karşıya olduğu haber
verildi.
Kudüs’teki işgal belediyesi, dünyanın değişik bölgelerinden
getirilip Filistinlilerden zorla gasp edilen araziler üzerine kurulu yahudi
yerleşim merkezlerine iskan edilen yahudi yerleşimciler için okul yapılacağı
gerekçesiyle söz konusu ailelerin, işgal altındaki Kudüs’ün Silvan semtindeki
Vadi Kaddum Mahallesi’nde bulunan evlerine el konacağı uyarısında bulundu.
6 ay önce işgal mahkemesi, söz konusu ailelere ait toplam
altı evin en geç Aralık ayı sonuna kadar boşaltılması, arazilerinin terk
edilmesi ve evlerin yıkıma hazır hale getirilmesi yönünde karar vermişti. Geniş aileler şeklinde bu evlerde ikamet eden
Nassar, Burkan ve Et-Tavil aileleri şimdi işgal rejimi tarafından evlerini terk
etmeye zorlanmaları sebebiyle sıkıntılı ve endişeli.
Zikredilen ailelerin evlerini ve arsalarını işgalcilere
kaptırmamak için 10 yıldan beri yargı organlarında mücadele ettikleri, bu
amaçla bütün yargı organlarına başvurdukları belirtiliyor. Ancak işgal
rejiminin yargı organları da hukuku icra etme değil gayri meşru işgal ve gasp
uygulamalarına hukuk çerçevesi geçirme işini yaptıklarından yürütülen
mücadeleden hiçbir sonuç elde edilemedi.
İşgalciler söz konusu ailelerin evlerini ve arsalarını önce satın almak
istediler. Ancak aileler satmamakta direnince bu kez okul planını gerekçe
göstererek “kamu hizmeti” kılıfıyla gasp etme yoluna gittiler.
Siyonist işgalcilerin Kudüs’teki ırkçı tasfiye
politikalarında kullandıkları en önemli malzemelerden biri de Filistinlilerin
elinden alınarak gasp edilmesi istenen evlerin veya arsaların “kamu
hizmetinde kullanılacağı” iddiası. “Kamu hizmeti” dedikleri ise
demografik yapıyı değiştirmek amacıyla, hukuka aykırı bir şekilde inşa edilen
yahudi yerleşim merkezlerinin alanlarının genişletilmesi ve buraların yararına
yeni tesisler inşa edilmesi.
Filistin Enformasyon
Merkezi
