bulundu: ‘Suriye’deki savaş fiilen sona erdi ve çatışmanın tozunun kalkmasıyla
birlikte oyunun bildiğimiz tüm kuralları değişti ve Suriye Cumhurbaşkanı
gözlerimizin önünde yeni bir Suriye’yi inşa etmeye ve geliştirmeye başladı.’
İbranice yayınlanan Haaretz gazetesinde askeri ilişkiler
uzmanı olan Amos Harel, Suriye’yi yok etmeye yönelik küresel komplonun 11.
yıldönümü vesilesiyle bu Arap ülkesindeki duruma değindi.
Bu işgalci rejim, taktik ve stratejik çıkarlarının Suriye
Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ı uzaklaştırmaya dayandığını açıkladı. Bu rejim
ayrıca, hastanelerinde Suriye’deki binlerce yaralı terör örgütü mensubuna tıbbi
ve diğer hizmetler sağladı. Bu kaynakların ifadesine göre, Katar ve Suudi Arabistan,
işgal altındaki topraklarda bu teröristlerin tedavisi için on milyonlarca dolar
harcadı.
Bugün, Suriye’ye karşı küresel komplonun üzerinden 11 yıl
geçmesiyle birlikte, üst düzey bir İsrail güvenlik yetkilisi İbranice
yayınlanan Haaretz gazetesine verdiği bir röportajda şu itirafta bulundu: ‘2022
yılının başlamasıyla birlikte şu sonuca varılmıştır; Suriye’deki savaş fiilen
bitti ve çatışmanın tozunun ortadan kalkmasıyla oyunun bilinen tüm kuralları
değişti ve Beşşar Esad gözlerimizin önünde yeni bir Suriye’yi inşa ediyor ve
geliştiriyor.’
Siyonist rejimdeki bazı üst düzey güvenlik kaynaklarının
ifadesine göre, İbranice yayın yapan İsrael Hume gazetesinin askeri analisti
Leilakh Shaval şunları söyledi: ‘Suriye’deki son değişiklikler çok önemlidir.
Suriye’de on yılı aşkın süredir yüz binlerce kişinin öldüğü ve yaralandığı ve
milyonlarca kişinin de kaçtığı şiddetli ve kanlı bir savaşın ardından Beşar
Esad iktidara geldi ve şu anda Suriye’ye ve hatta bu süreçte kendisine yardımcı
olan İran gibi taraflara kendi egemenliğini dayatmaya çalışıyor.
Esad’ın bu eylemi büyük ölçüde önemlidir çünkü İranlılara ve
Hizbullah’a çok şey borçludur. Aslında Esad, Suriye iç savaşının başlangıcında
az sayılmayacak kadar yenilgi yaşadı. Ancak İran ve Hizbullah ve ardından Rusya
yardımına koştu ve onu zaferin kıyısına getirdi.
İran ve Hizbullah, 2012 yılında askeri istişareler, silah
transferi ve ekonomik yardımın yanı sıra Suriye topraklarında paramiliter
güçlerin konuşlandırılması yoluyla Suriye’ye müdahale etmeye başladı. Ardından
Rusya bölgede nüfuz sahibi olmak için iyi bir fırsat olduğunu fark etti.
Böylece Suriye kuvvetlerine teçhizat, mühimmat ve silah göndermeye başladı ve
pratikte başta Rusya olmak üzere yabancı güçlerin Suriye topraklarına
müdahalesi Esad hükümetini kurtardı ve o ülkedeki egemenliğini yeniden
sağladı.’
Bu işgal rejimi kaynağının ifadesine göre, Suriye hükümeti
2018’den beri egemenliğini geri kazanmaya ve bir Suriye ordusu oluşturmaya
çalışıyor. Şimdiye kadar, iç savaş başlamadan önce Esad’ın yönetimi altında
olan tüm alanlar, Esad’ın yönetimine geri döndü, ancak Esad bu hedefe ulaşmak
için elinden gelenin en iyisini yapıyor.
Bu üst düzey siyasi kaynaklar şunları iddia etti: ‘İranlılar
da sanki Suriye toprakları onlar içinmiş gibi Suriye’de olmaya alıştı ve yıllar
içinde, bölgede askeri olarak konuşlandırıldılar ve alt yapılar oluşturdular.
Öyle görünüyor ki bu alt yapıları, İsrail ile mücadele olmak üzere gerektiğinde
kullanacaklar. İranlılar ayrıca, gelişmiş askeri araç ve gereçleri Lübnan’a
transfer etmek için Suriye topraklarını kullanıyor.’
Bu kaynaklar ayrıca şu iddialarda bulundu: ‘Esad, zor
zamanlarda yaptığı yardımlardan dolayı İran’a çok şey borçlu olsa da bu ülkenin
son zamanlarda Suriye topraklarındaki yaygın varlığından memnun görünmüyor.’
