İşgal Rejimiyle İlişkilerin Öteki Yüzü: MOSSAD Üsleri

rasthaber
Rasthaber –  Halkın tüm tepkilerine rağmen Türkiye ile işgalci İsrail
arasındaki iyi ilişkiler değişmiyor. Hem ABD hem işgal rejimi ile dostane ilişkiler
AKP iktidarı döneminde giderek artıyor ve bilindiği gibi geçtiğimiz günlerde de
büyükelçilik düzeyindeki ilişkiler ilerletildi. 

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Recep Tayyip Erdoğan’ın 2004’te
Başbakan olduğu dönemde ABD’de verilen “Yahudi Cesaret Madalyası” halen
boynunda olmalı ki ticari ilişkilerde de oldukça kuvvetli ilişkiler kuruluyor.

Türkiye ile işgal rejimi arasındaki ticaret hacmi, AKP’nin
iktidara geldiği 2002 yılından 2020 yılına kadar yüzde 250 oranında arttı. Bu
ticari ilişkilerin en pik yaptığı noktalar ise bizim gerilimli olarak
gördüğümüz söz düellolarının yaşandığı zamanlar. Örneğin, 2010 yılında Mavi
Marmara katliamı ve ‘one minute’ çıkışı!.

Yandaş medya Star yazarı Aziz Üstel bugünkü yazısında “Türkiye’deki
Mossad üssü!” başlığıyla bir yazı kaleme aldı.

Üstel, “1958 yılında Türkiye-ABD ve İsrail gizli bir
anlaşma imzaladı. Bu anlaşmaya göre MOSSAD Türkiye’de gizli bir üs kurdu”
ifadelerini kullandı.

Aziz Üstel’in yazısı şu şekilde:

Türkiye’de ABD ve NATO üsleri olur da MOSSAD Üssü olmaz mı
hiç?!

Gizli bir anlaşma imzalanır 1958 yılında. Anlaşma
Türkiye-ABD ve İsrail arasında imzalanmıştır ve bu anlaşmaya dayanarak İsrail
Türkiye’de bir MOSSAD Üssü kurar! Bu üste MOSSAD, Türk istihbarat görevlilerine
teknik konularda kapsamlı eğitim verir.

Sonra, 70’li yıllarda Türkiye’yi nerdeyse bir iç savaşın
eşiğine getiren kardeş savaşlarına İsrail çok yakından ilgi göstermeye başladı.

Ve 12 Eylül darbesi çattı geldi. Türkiye Dışişleri Bakanı
Vahit Halefoğlu 4 Nisan 1985 tarihinde, Washington’u ziyaret etti ve İsrail
Büyükelçisi Meir Rosanne’le gizli bir görüşme yaptı.

İsrail kaynakları bu görüşmeyi, ABD’den daha çok yardım
almak için Türklerin istediğini söyledi. Bu görüşmede Halefoğlu’nun Mossad
Üssü’nü gündeme getirdiğini, İsraillerin konuyu örtbas etmeye çabaladığı
belirtecekti Türk kaynakları.

BU görüşmeden yaklaşık otuz yıl sonra1993’de, dönemin Dış
İşleri Bakanı Hikmet Çetin İsrail’i ziyaret etti. Bu ziyaret sırasında Türkiye’yle
İsrail 12 Maddelik çok gizli bir anlaşmaya imza attı. BU anlaşmaya göre Türkiye
Mossad’ın Suriye ve İran’a sızmasına ve operasyonlar yapmasına yardımcı
olacaktı. Dahası; İsrail İstihbaratına Tevel ve Tzomet adlı Mossad şubelerinin
resmen açılmasına izin verilmişti. İsrail savaş uçaklarına Konya’da uçuş üssü
tahsis edilmişti.

Hikmet Çetin’in imzaladığı anlaşmadan bir süre sonra 1994
Kasım’ında BB Tansu Çiller İsrail’i ziyaret etti. Türkiye-Mossad ilişkileri
ayrıntılarıyla ameliyat masasına yatırıldı. O günden günümüze kadar bu ilişki
gizliliğini korudu.

Bu nedenle o dönemlerde MOSSAD’ın Türkiye’deki özel
operasyon , kitlesel katliam, sabotaj, provokasyon, suikast 1971-1980 darbeleri
PKK, İkinci Cumhuriyetçiler, Barzani-Talabani CIA ve Alman BND ile ilişkilerindeki
rolü bilerek gizlenmiştir.

Uğur Mumcu’nun 7.01.1993 tarihli “Mossad-Barzani”
yazısından 17 gün sonra bombalı suikastle öldürülmesi; suikastın Hayfa
Limanı’ndan yola çıkan Mossad ekibince gerçekleştirildiği yolundaki MİT belgesi
hasıraltı edilmişti.

Benzer belgeler, Hablemitoğlu ve Emeç cinayetlerinde de söz
konusuydu. Hablemitoğlu, MOSSAD-CIA uzantılı BND özel operasyon timince
öldürülmüştü…

Bu ve benzer nedenlerle, MOSSAD’ın Türkiye’deki etkinlikleri
ve hala varsa kadrolarının açığa çıkartılması çok ama çok önemlidir..

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın