Devrim Muhafızları Genel Komutan Vekili, düşmanların küresel ve bölgesel düzeyde zayıfladığına dikkat çekerek; dünyanın en büyük askeri gücünün ve NATO desteğinin İran ile savaşa girdiğini, ancak İslami rejim ve sistemin dayandığını ve dimdik ayakta kaldığını belirtti.
Devrim Muhafızları Genel Komutan Vekili Tümgeneral Mustafa İzedi, bugün gazetecileri onurlandırma töreninde yaptığı konuşmada, medyanın İran toplumundaki rolünün önemine değinerek: “Gazeteciler, sahada rol oynayan bilişsel savaşın komutanlarıdır” dedi.
Ramazan Savaşı’nın küresel, bölgesel ve hatta ülkemiz sahnesinde yeni bir durum ortaya çıkardığını belirten İzedi: “Bir diğer ifadeyle bizler, dönüm noktası liderimiz ve meulamız Ayetullah Seyyid Ali Hamaney’in yürek yakıcı şehadetiyle toplumda yaratılan bu mertebede yer almaktayız” ifadelerini kullandı.
Gerçekleşen bu dirilişin (bi’setin) bir karşılığı olduğunu ve bu dirilişin insanların kendi içsel dirilişinin bir sonucu olduğunu vurgulayan Devrim Muhafızları Genel Komutan Vekili, şunları ekledi: “İslam Devrimi’nin kültürel ve bilişsel adımları, bu diriliş ile toplumda kendini gösterdi. Devrim Muhafızları ve İslam Devrimi Yüce Lideri’nin şehadetinin ardından, yaklaşık 10 gün boyunca bu dirilmiş toplumun devrimi sırtlamış olması son derece dikkat çekicidir. Bu harekette, dünya için dikkat çekici hale gelen kavramlar bulunmaktadır. İslam Devrimi, temeli materyalizme dayanan birçok akımın aksine, dünyaya manevi bir yorum sunmakta ve maddi imkanların yanı sıra insanın ruhsal ve manevi özgürlüğünü de öne çıkarmaktadır.”
Tümgeneral İzadi, devrimin temel ilkelerinin İslami sistemin hareket kaynağı olduğunu belirterek: “Bu sistemin cazibesi onun sert gücünde değildir; İslam Devrimi’nin cazibesi, siz medya mensuplarının, bilişsel savaş ve medya savaşı aktivistlerinin yürütmekle yükümlü olduğu harekettedir. Bu sistem, Ümmetin İmamı’nın ifade ettiği şeyi dünya milletleri nezdinde gerçekleştirebilmiş bir sistemdir. İmam (r.a.) şöyle buyurmuştu: ‘İslam Devrimi, bölgedeki büyük patlamaların öncülüdür.'” dedi.
Sözlerine devam eden İzadi: “Düşmanlar İran’ı zayıflatmak için birçok komplo kurdu, ancak İran zayıflamadı; aksine sahada daha güçlü bir şekilde yer aldı” ifadelerini kullandı.
Devrim Muhafızları Genel Komutan Vekili şu açıklamada bulundu: “Milletimizin ve yumuşak güç ile bilişsel alanımızın farklı sahalardaki bu değerli hareketinden sonra düşmana ait düşürülen hava aracı sayısı 200’ün üzerindedir. Bu hareketin bölge ve dünya düzeyinde yansımaları ve sonuçları olmuştur.”
Tümgeneral İzedi: “Dünyanın en büyük askeri gücü ve NATO desteği İran İslam Cumhuriyeti ile savaşa girdi; ancak İslami rejim dayandı ve düşmanların karşısında dimdik durdu” dedi.
İran İslam Cumhuriyeti’nin kişisel bir yönetim olmadığını, halkın seçimine dayalı bir yönetim olduğunu ve bu toplumun bizzat süreci yönlendirdiğini belirten İzadi: “Velayet-i Fakih’e dayalı sistem, düşmanın harcadığı maliyetin yüzde biriyle bir savaşı yönetmeyi başarmıştır ve bunun sonucu İslam savaşçılarının zaferidir” dedi.
İran İslam Cumhuriyeti’nin stratejik sabrının ve sürdürülebilir yönetiminin İran’ın düşmanlara karşı zafer kazanmasını sağladığını vurgulayan Devrim Muhafızları Genel Komutan Vekili: “Bu ortamda, düşmanların hem küresel hem de bölgesel düzeyde zayıfladığını görüyoruz. Düşman, kuşatma ve ekonomik baskıyla İran’da bir çöküş yaratmaya çalışıyor; ancak uygulamada çöküş yolunda olan bizzat düşmanın kendisidir” şeklinde konuştu.
Bilişsel savaşla mücadelede siber alanın önemine ve halkın bu alandaki varlığı ile hareketinin yanı sıra düşmanların hileleriyle mücadelenin gerekliliğine dikkat çeken Tümgeneral İzadi: “Halkın sahadaki kararlılığını güçlendirmeliyiz ve milletin toplumdaki rolü her zamankinden daha fazla artmalıdır. Dünya, İslam Devrimi’nin öğretilerine, değerlerine ve gerçeklerine susamıştır” dedi.
ABD’nin bölgedeki eylemlerine de değinen İzedi: “Cani ABD, İmam Humeyni’nin (r.a.) buyurduğu gibi Büyük Şeytan’dır. ABD; Afganistan ve Irak’ta devasa yatırımlar yapmasına ve çok ağır maliyetler ödemesine rağmen, nihayetinde Afganistan’da kaçmayı öyle bir tercih etti ki, kaçmak için uçaklara tutunan insanların görüntüleri tarihe kazındı” ifadelerini kullandı.
Devrim Muhafızları Genel Komutan Vekili sözlerini şöyle tamamladı: “Irak’ta da düşman, süper güç iddiasına rağmen yenilgiye uğradı ve İran İslam Cumhuriyeti, şehitlerin kanı, savaşçıların mücadelesi ve İmam’ın (r.a.) manevi nefesi sayesinde İslam Devrimi yolunda tanımlandı.”
