basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Karamollaoğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
Erdoğan, iktidara gelirken büyük Ortadoğu projesinin eş
başkanı olduğunu söylemişti. Eminim ki bunun ne olduğunu bilmiyordu. Irak
müdahalesine verdiği sözü tutmak için Sayın Cumhurbaşkanı bütün kuralları o
dönemde çiğnedi. Bizim limanlarımızı, havalimanlarımızı, Amerika’nın, İngiltere’nin
Fransa’nın silahlarına açtılar.
Beyaz Saray’a bugün sayın Cumhurbaşkanı gidemiyor. Ama
yasaklıyken poz vermişti.
Adalete bugün her kısımda müdahale ediliyor. Fethullah Gülen
ekibiyle iş birliği yaptı Sayın Cumhurbaşkanı. FETÖ’cü dediği ekibi kendi inşa
etti. Kozmik odaya kadar girdiler.
Bugün ülkemizde adaletten bahsetmek, mümkün değil. Erdoğan,
Milli Görüş gömleğini çıkarıp yerine siyonistlerin ona takdim ettiği gömleği
giydi.
Sadece kendilerine sadakat gösterenlere iyi davrandılar.
Bundan dolayı problemleri irdeleyemiyorlar. Bunun için de çözemiyorlar.
Maalesef, bir bataklığın için sürükleniyorlar. Adalet, rafa kaldırıldı. Bütün
mahkemeler iktidarın etkisi altına girdi. Bir insan birden bire sıfırdan
başlayıp, Anayasa Mahkemesi Üyeliği’ne bile çıkarılabiliyor.
Kutuplaşma ortamı doğruldu. Benden yana mısın değil misin?
Bundan dolayı AK Parti’nin ülkemizin problemlerini çözme olasılığı tamamen
ortadan kalktı.
2023 yılında yapılacak seçimlerde bu iktidarın tekrar
seçimleri kazanma ihtimali yok. Sandıklara müdahale etme cesareti
gösterirseniz, bilmiyorum bu ülkeyi nereye kadar götürürseniz. Bu ülkenin yüzde
70’i AK Parti’den ümidi kesti.
Sayın Maliye Bakanı, “Gözümdeki ışığa bak” diyor.
Senin gözünde ışık olsa ne olur olmasa ne olur?
Muhalefetin yanlışları söylemesinden iktidar, rahatsızlık
duyuyor.
Açlık sınırındaki rakamı asgari ücret rakamı olarak
belirlediler. Az bir rakam değil, ama birkaç ay sonra bu rakam açlık sınırının
altında kalacak. Çünkü tedbirleri almıyorlar, israftan vazgeçmiyorlar,
yolsuzluğun önüne geçmiyorlar.
Bazıları tereddüt ediyor. “Yeter mi, yetmez mi?”
Bize göre yetmez. Bir de yoksulluk sınırı denilen bir sınır var. Bugün
devletten çalışan memurların büyük kısmı o rakamı bile alamıyor. Bu ülke
yokluğa mahkum edildi.
Hangi konuyu ele alırsak alalım maalesef bir bataklığın
içine sürükleniyoruz.
Biz ekonominin nasıl işlenmesi, hangi masraflardan
vazgeçileceğini biliyoruz. Türkiye, yeni yola girmek zorunda. Doğru karar
verdiğiniz takdirde, ekonomi de düzelir, geçim sıkıntısı da ortadan kalkar.
“İşsizlik yok” diyorlar, 12 milyon insana yardım yapıyorlar.
İktidarın bu ekonomiyi düzeltme imkanı yok, çünkü kafa
yapısı değişmedi. Cumhurbaşkanı şehir içinde bile bir yere gittiğinde en az 100
araç kullanıyor. Yurt dışına giderken en az 5-6 uçak kullanıyor. Washington da
buna musamma göstermediği için New York’ta kalıyor.
Irak’ı biz katlettik. 1 buçuk milyon kişi katledenlere sayın
Cumhurbaşkanı dua etti. Suriye’yi darmadağın etti. Bunlar olmasaydı bu bölgede
huzur olurdu.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Gazze’ye gidemiyor. Çünkü
İsrail bundan rahatsızlık duyuyor. Osmanlı, Topkapı’dayken dünyaya
hükmediyordu. Borç aldıktan sonra çöktü ve tarihe karıştı. Bugünkü saraylar
borçla inşa edildi.
Her yerde Amerikan üssü var. ABD, Ege Denizi ve Doğu
Akdeniz’e yerleşmiş durumda. Çok dolaşmakla problem çözülür diye bir kural yok.
AK Parti’nin 2022 yılı için ön gördüğü enflasyon, 65’ti, ama
maalesef bugün yüzde 84’e çıktı. Tarafsız kurumların yaptığı rakamlar ise üç
haneli.
KKM’nin hazineye yükü 91 milyar lirayı geçti. Müjde
dedikleri bu model kabusa dönüştü. Dış ticaret açığı; yüzde 153 arttı. Cari
açık 43 buçuk milyar seviyesine çıktı. Konut fiyatları yüzde 89 arttı.
Erdoğan’ın başlangıçta devlet arazilerini ve konutlarını sattığı için kaynak
elde etmişti. O sebeple 2017 yılın Türkiye dünyanın en büyük ekonomilerinden
birine girdi. Arttıracağını söyledi. Ama Türkiye 21. sıraya geriledi.
Enflasyon tek haneli rakamlara indirilecekti. Yüzde 10,43
seviyesindeyken bugün yüzde 84,4 noktasına çıktı.
Milli geliri 25 bin dolara çıkarmaktı. 2011’de bu 10 bin 444
dolar seviyesine geriledi. Şu anda ise 9 bin 960 dolar seviyesine düştü. Bütün
bu rakamlar AK Parti’nin Türkiye ekonomisini yönetemediğini gösteriyor.
Biz ülkemizin ve milletimizin potansiyeline ve irfanına
güveniyoruz. Ve vaat ettiğimiz hedeflerin gerçekleşeceğine inanıyoruz.
Şans oyunlarına harcanan para arttı. Geçinemeyen insan,
“Belki vururum, bütün problemler çözülür” diye bütün parasını şans
oyunlarına yatırıyor. Bu da memleketimizde ayrı bir krizin başlangıcı.
Seçime altı ay kala Karadeniz’de bulduğumuz doğal gaz 30 yıl
bizi besleyecekmiş. Bundan önce bulduklarımızın önemi yok. Birçok yerde gaz
bulduk, petrol bulduk. Ama Türkiye’de bunlar tarihe karıştı. Sakın ola gaza
gelmeyin. Bu bütün ülkenin felaketi olur kanaatindeyiz.
Biz tek adam rejimin ülkemize fayda sağlamadığını gördük.
Parlamenter sisteme geçme kadarı aldık.
Birbiri ile uzlaşması zor gözüken altı parti bir araya gelip
bu ülkenin geleceğiniz sağlam bir temele oturtabilmek için iş birliğine
girdiler. “Uzlaşamaz” diyorlardı ama biz uzlaştık. Son çalışmamızı da
Önümüzdeki toplantıya müteakiben paylaşacağız.
