ardından açıklamalarda bulundu.
Koca’nın açıklamalarından satır başları şu şekilde:
-Dünya başarılı bir sınav vermedi. Ancak başarısızlığı
üzerinden de salgınla mücadele etmek mümkün değil. Her ülke elindeki imkanlar
nispetinde tedbirler almaya çalıştı. Biz de elimizdeki imkanları en iyi şekilde
kullanmaya çalıştık.
-Riskten koruma tedbirlerinin tedaviden kat kat üstün bir
değerde olduğunu yaşayarak öğrendik. Sahne önünde Bilim Kurulumuz önemli roller
üstlendi. Pek karşınıza çıkmayan Toplum Bilimleri Kurulumuz ise sahnenin
gerisinde önemli stratejiler geliştirdiler.
-Elbette sağlık, tedavi ve hastalıkla mücadele konularında
Bilim Kurulumuz çalışmalarına bütün hızıyla devam edecek ancak artık salgının
sosyal hayata etkileriyle mücadeleye de odaklanacağız.
-Bugüne kadar aşılama çalışmalarında yaklaşık 1.5 milyonu 2.
doz olmak üzere 8 milyon aşı seviyesine ulaştık. Aşılama planındaki ilk aşamanın
sonuna yaklaştık. Küresel düzeyde en başarılı ülkeler arasındayız.
-Dün bahsettiğim, ‘Yarın açıklayacağım’ dediğim, ülkemize
bedelsiz aşı geldiğiyle ilgili bir konuda açıklamaya yapacağımı söylemiştim.
Sayın Kılıçdaroğlu’nun bir açıklaması olmuştu.
-Özellikle bu dönemde dünyada aşı savaşının yapıldığı bir
dönemi yaşıyoruz ve ülkeler arası ticari sır olarak kalması gereken bilgilerin
ifşa edildiğini görüyoruz. Ülkeler arasında bunun ilişkileri etkileyebileceğini
ve ücret ve benzeri noktalarda bunun ticari sır olarak kalmasını sözleşmeye de
konduğunu ve bu nedenle de fiyatı özellikle söylememiştim ama şunu ifade
etmiştim: Biz aşıyı dünyadaki bütün ülkelerin aldığı fiyattan en ucuza alan
ülkeyiz. Bu iddiamın halen arkasındayım. Bu, ülkeler arası karşılıklı
sözleşmeyle de ticari sır olarak korunması gereken bir durumdu.
-Rakamı söylediğimde bunun dünyadaki aşı fiyatlarından düşük
olduğunu herkes biliyor olacaktı. Ama bu aşı sadece Türkiye’ye satılmıyor. Türkiye
en ucuza alan ülke. Bunu aldığımız gibi biz bu dönemde bu aşıyı teminat olmadan
almayacağımızı ifade etmiştim. Eğer faz-3 çalışması uygun çıkmamış olsaydı,
devamında Türkiye kendi yapması gereken tetkiklerden olumlu sonuç almamış
olsaydı bu aşıyı biz almamış olacaktık. Bununla ilgili teminatları dahi
garantiye aldık.
-İddia şu: Deniyor ki, üretici firma 1 milyon doz aşı üretti
ve bu 1 milyon doz aşıyı Türkiye’ye aslında bedel almadan bağışladı. Ama
distribütörü olan firma ise bunu devlet malzeme ofisine, yani devlete fatura
etti. Üretici firmanın bağışlamış olduğu veya bedelsiz verdiği aşıyı üretici
firma fatura ederek devletten 12 milyon dolar para aldı. Aşı savaşının olduğu
bir dünyada üretici bir firma bir ülkeye aşıyı bedava bağışlar mı? Bunun akılla
izahı var mı?
-Biz firmaya dedik ki ‘Biz sözleşmemiz gereği size vermemiz
gereken bir bedel var. Bu bedeli biz ödüyoruz. Böyle bir iddia var, bu nedir?’
Firma diyor ki özetle, bu aşıyla ilgili buradaki amaç siz biden teminat
istediğiniz için biz teminatı sağlayamamıştık. Bu nakit akış yönetimini
sağlamak için Sinovac firmasını da temsil eden distribütör firmasına bedelsiz
olarak verdik ama biz sizden ücretini olduğu gibi aldık. Bunu üretici firma
söylüyor.
-Hani üretici firma bağışlamıştı TC’ye? Ayrıca, bütün
vergileri dahil olmak üzere, beyanı ve ödemesi de yapılmış. Vergiyle ilgili de
hiçbir sorun yok. Bizim de verdiğimiz parayı …
-Bir diğer konu, aracı var mıydı yok muydu? Biz devlet
olarak Sinovac firmasıyla bütün görüşmeleri yaptık. Bu firmanın 10 yıldan fazla
süredir bir distribütörü var, tek distribütörü. Ayrıca bu distribütör, bu
firmanın Türkiye’deki ayrıca yetkilisi. Genel olarak firmanın yetkilisi de
firma. Hem tek distribütörü, hem tek yetkilisi firma adına. Dolayısıyla biz
bütün görüşmeyi Sinovac ile yaptık. Altını çiziyorum: Hiçbir şekilde aracı
firmaya bir kuruş verilmemiştir.
-Türkiye olarak biz distribütörle de pazarlık yapabilirdik.
Biz aşıda firmanın kendisiyle direkt yaptık. Firma ifade etmişti: Görüşmeler
bizimle yapıldı, Sağlık Bakanlığı pazarlık sürecini bizimle götürdü, bu dönemde
bütün ticari ilişkiyi biz sağladık. Ama distribütör temsil, lojistik vb. işleri
yapmak üzere devrede olan bir firma. Bunun için biz ekstra bir ücret
ödemiyoruz.
-Vatandaşımızın zihni niye bulanıklaştırılıyor? Ben bu dönemde
siyasi arenaya çekmek istemedim ve burada da direndim. Buna rağmen
vatandaşımızın zihnini bulandırmak isteyenler var.
-Biz AstraZeneca’yla da, BioNTech’le, Sputnik’le de halen
görüşüyoruz. Vatandaşımızı aşıyla buluşturmak istiyoruz. Ama biz daha erken
faz-3 çalışmasına başladığımız ve sonuçlarını bildiğimiz bir aşıyla
görüşmelerimizi, sözleşmelerimizi yaptık. Elinde 15 milyon aşı olan Avrupa
ülkesi çok az. Peki bu aşının gelişini etkilemek için niye uğraşıyor, ülkeler
arası birtakım hassas noktaları niçin karıştırıyoruz?
-Bana sayın muhalefet lideri açıp sorabilirdi: Böyle bir
durum var, hassas olduğunu biliyoruz, bu konuyla ilgili açıklamanız var mı? Yok
mu böyle bir iletişim anlayışı?
-1) Aşıyı ucuza alıyoruz 2) Bu aşıya erişim için her imkanı
kullanıyoruz. Önümüzdeki aylar aşıya daha yoğun erişeceğimiz söyleyebilirim.
-Siyasi arenaya taşımama noktasında direnmeye devam ediyor
olacağım. Vatandaşımızın zihinlerini bulandırmak isteyenlere de vatandaşımıza
her noktada olanın ne olduğunu açıkça izah etmeye devam ediyor olacağım.
-Bugün Bilim Kurulumuzun gündeminde daha çok bölgelerin, Sayın
Cumhurbaşkanımızın söylediği şekliyle, yani düşük, orta, yüksek ve çok yüksek
olarak ayrımının nasıl olması gerektiğini, hangi kriterlerin esas alınması
gerektiği ve illerde nasıl bir kısıtlama veya açılma yapılması gerektiğini
tartıştık. Tam kapanma gibi bir durumu düşünmüyoruz.
-Mutasyonun bazı bölgelerde etkisini göstermeye başladığını
gözlemliyoruz, özellikle Samsun, Ordu gibi Doğu Karadeniz bölgesinde.
Mutasyonun artış oranı daha çok İngiltere mutantı dediğimiz, bulaşıcılığının
arttığını bildiğimiz bir mutant. Brezilya mutantı 1 tane, İstanbul’da. Güney
Afrika’yla ilgili de şu ana kadar 49’a yakın mutantın görüldüğünü
söyleyebilirim.
-Türkiye’de bize özgü yeni bir mutantın olmadığını şu an çok
net biliyoruz. BioNTech’le ilgili ilk etapta gelebilecek aşı miktarı 800 bin
oldu. Toplam 4.5 milyon olarak netleşti mart sonuna kadar. İlk 800 bin doz aşı
da muhtemelen 10 gün içerisinde gelecek.
-Data temizliği denen iş yapılıyor şu anda. 10 bin 250
kişiyle çalışma kapatıldı. Bu hafta sonu data her şeyiyle gözden geçirilecek.
Önümüzdeki hafta içerisinde sonuçları paylaşırız. 40 vakaya ulaştık, haftaya
sonucu bütün dünyaya duyurmuş oluruz.
-Sözleşmeyi yaptığımız tarih 24 Kasım. 24 Kasım’da biz
Sinovac’la sözleşme yaptık. Toplam 100 milyon doz için sözleşme yapıldı.
BioNTech’le ilgili 4.5 milyon doz mart sonu olmak üzere sözleşme yapıldı, 30
milyona kadar opsiyonel. Marttan sonraki dönemde artırmak için Uğur Hoca’yla
iletişim içerisindeyiz.
-Sputnik’le ilgili Türkiye’de toksikolojisi başladı. Onunla
ilgili de ayrı bir hazırlığımız devrede. Rus aşısının Türkiye’de üretimiyle
ilgili bir hazırlık. AStraZeneca’yla görüşmelerimiz de bugünlerde daha yoğun.
Zannediyorum önümüzdeki 1-2 hafta içerisinde bir ön sözleşme imzalanabilir.
-Bizim için önemli olan nisan, en geç mayıs ayında aşılama
sürecini tamamlayabilir olmak. Bu süreci derken, özellikle 20 yaş üstü nüfusumuz
belli. Toplamda nisan, en geç mayıs sonuna kadar 105 milyon doz aşıya
erişeceğimizi biliyoruz. AstraZeneca, BioNTech ilavesi dışında söylüyorum.
