başkenti Stockholm’deki Türkiye Büyükelçiliği önünde Kuran-ı Kerim’e hakaret
edilmesini ve yakılmasını şiddetle kınadı.
Şeyh İsa Kasım açıklamasında şu ifadelerde bulundu: ‘Aşırılık
yanlısı ve nefret dolu “Rasmus Paludan’ın eliyle Kur’an-ı Kerim’in
yakılması sadece bir kişinin işlediği bir suç değil, aksine bir devlet suçudur.
Bu tür suçları, dinî mukaddesatın alenen ihlalini ve
dünyadaki fitneleri ifade özgürlüğü olarak sunmak son derece ahmaklıktır. Çünkü
onlar, insanın akıldan yoksun, mutlak bir hürriyet içinde bir hayvan gibi
olduğuna inanırlar.
Kutsal şeylere hakaret eden, iftira atan bir dil kullanmak
ve bunu insanın sahip olması gereken özgürlüğe mal etmek, yalan, hile ve
safsata yaymaktan başka bir şey değildir ve bu onların bilimsel duruşlarına
aykırıdır. Yoksa neden antisemitizme karşılar? Neden Holokost’u inkar
edenleri, eşcinsel bayrağı yakan insanları kınıyorlar? Bu konu insanların
kişisel özgürlüklerini kısıtlamıyor mu?
Bir milyardan fazla Müslüman milletin gözleri önünde,
sessizce, hatta kendi hükümetlerinin suç ortaklığı ve desteğiyle, Batı’da İslami
mukaddesata yönelik iğrenç ve kışkırtıcı bir şekilde hakaret boyutunda
tekrarlanan suçlar, onların kaos yaratmaya ve küresel güvenliği yok etmeye yönelik
kötü niyetlerini ortaya koymaktadır.’
