Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Kırım, Ukrayna’ya ait olarak kalsaydı, şimdi
orada NATO üslerinin yapılmış olacağını belirtti ve bunun Rusya için kesinlikle
kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Al
Jazeera’ya konuşan Lavrov, “Şu anda bitirmeye çalıştığımız krizin sona
ermesinin ardından Ukraynalılar gelecekte nasıl yaşayacaklarına kendileri karar
vermeliler. Bu, şu anda siyasi çevrelerde görüşülüyor. Ben bu tartışmalara
katılmıyorum. Biz kesinlikle bunun Ukrayna’da yaşayan tüm halkların görüşü
olması gerektiği gerçeği üzerinden hareket ediyoruz” dedi.
Lavrov’un
açıklamalarından öne çıkan diğer ifadeler şöyle oldu:
“Rusya
her türlü ekonomik ve siyasi baskıya direnebilecek güçte
Zelenskiy
kendi halkına karşı devam eden kanlı savaş konusunda hiçbir şey yapmadı.
Donbass temsilcileri ile çok sayıda anlaşma imzaladığında düzeni sağlayacağı
vaadinde bulunurken yalan söyledi. Bu anlaşmaları gözünü kırpmadan ihlal etti.
Sovyetler
Birliği’nin dağılmasından sonraki onlarca yıl boyunca edinilen deneyim göz
önünde bulundurularak Ukrayna’daki özel operasyon çerçevesinde net bir görev
belirlendi. Bu görev, Ukrayna’nın militarizmden arındırılması. Ukrayna’ya
hiçbir zaman konuşlandırılmayacak, burada asla yapılmayacak spesifik türlerde
saldırı silahları belirlenmeli.
Her
türlü baskıya dayanabileceğimizden şüphesi olan varsa, Rusya, Rusya
İmparatorluğu, Sovyetler Birliği tarihine veya hayatımızın düşman orduları
tarafından işgal edildiğimiz dönemlere dair tarihine bakmasını tavsiye ederim.
Ukrayna
ile müzakerelerimizde onlardan kapitülasyon talep etmiyoruz, bir anlaşma teklif
ediyoruz. Bu anlaşma ulusal azınlıklar da dahil ülkede yaşayan tüm halkların
yasal haklarını, eşit olmasını garanti altına alacak.
Ukrayna
teknik açıdan nükleer silah yapma potansiyeline sahip, Rusya buna izin
vermeyecek.
Ukrayna’daki
operasyonun amacı, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in de belirttiği gibi,
oradaki, özellikle de Donbass’taki insanları korumak.
Ukrayna
Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, güvenlik garantilerini almak istediğini
belirtti. Bence bu olumlu bir adım. Müzakerecilerimiz ikinci turda Ukraynalı
temsilcilerle bu garantileri konuşmaya hazır. Ancak Ukraynalı temsilciler ilk
görüşmede olduğu gibi ikinci turu da erteliyor. Sanırım ABD’liler buna izin
vermiyor. Bu nedenle Ukrayna’nın bağımsız olduğuna kimsenin inandığı yok.
Batı
Demir Perde’yi indirmeye karar verirse, sizi temin ederim ki, yaşamaya devam
etmek, gelişmek için fırsat bulacak, hatta Batılı partnerlerimizin kendi
güvenilmezliği ve müzakere edilemezliğini bir kez daha kanıtlamak suretiyle
yaptıkları şeyler konusunda çok fazla endişelenmeyeceğiz.
‘Ukrayna,
geçmişte Almanya gibi Nazilerden arındırma prosedüründen geçmeli
Ukrayna’nın
geçmişte Almanya gibi Nazilerden arındırma prosedüründen geçmesi gerektiğine
dikkat çeken Lavrov, şunları söyledi:
“Nazilerden
arındırma. Tıpkı faşist Almanya’nın böyle bir prosedürden geçmesi gibi. Bir kez
daha çağrı yapıyorum, Ukrayna’daki neo-Nazilerin savaş suçlularının portreleri
altında yürüdükleri zaman ne hangi özgürlüğe sahip olduklarını gösteren, kamuya
açık olan video materyallerini izleyin. Başkan (Vladimir) Zelenskiy, bir şeref
kıtası sağlamak için muhafızını onlara tahsis ediyor. Yapılması gereken çok iş
var.”
‘LHC
ve DHC Donetsk ve Lugansk bölgelerinin sınırları içinde tanınmalı’
Belarus’ta
Ukraynalı yetkililer ile görüşecek olan Rus heyetinin pozisyonunu açıklayan
Lavrov, maddelerden biri olarak “Lugansk ve Donetsk halk cumhuriyetlerinin
Donetsk ve Lugansk bölgelerinin sınırları içinde tanınması” diye konuştu.
‘Kuzey
Akım-2 hikayesi, Almanya’nın dünya sahnesinde bağımsız bir yer işgal etmediğini
gösterdi’
Rus
bakan, “Biz her şeye hazırdık. AB’nin ve tabii ki NATO’nun itaatkar bir şekilde
ABD’yi izleyeceğinden hiç şüphem yoktu. Özellikle de Kuzey Akım-2’nin akıbeti
netleştiği zaman. Bu proje yeniden başlatılacak olsa bile (buna muhtemelen biz
karar vermeyeceğiz), ne olursa olsun, Kuzey Akım-2’nin tarihteki rolünü
oynadığı, zira Almanya dahil Avrupa’nın dünya sahnesinde gerçekten buyruk
altında ve bağımlı bir yerde olduğunu ortaya koyduğu açıkça ortada” ifadelerini
kullandı.
‘Birilerinin
Rusya’nın bu batağa girmesini istemiş olabileceğini dışlamıyorum’
Lavrov,
Rusya’nın Ukrayna’daki savaş tuzağına çekilip çekilmediği, Moskova’nın Batı
tarafından bu ‘bataklığa’ girmeye kışkırtılıp kışkırtılmadığı sorularına da şu
ifadelerle yanıt verdi:
“Birilerinin
Rusya’nın, Batı tarafından yaratılmış, insan eliyle yapılmış bu batağa
girmesini istemiş olabileceğini dışlamıyorum. Şimdi Batılı siyaset bilimciler
bunun ABD’nin istediği gibi at koşturmasına ve Çin’i zaptetmeye çalışmasına
olanak vereceğini yazıyor. Alaycı, kesinlikle yeni sömürgeci felsefi düşünce,
Batılı ortaklarımızın karakteristik özelliğidir.”
Nükleer
savaş olasılığı hakkında: Bu soru Biden’a sorulmalı
Nükleer
savaş ile ilgili soruların ABD yönetimine yöneltilmesi gerektiğini söyleyen
Lavrov, “Bunu Başkan Joe Biden’a sormak lazım. Kendisi, bu tür yaptırımların
yolunu tutmasaydık tek alternatifin Üçüncü Dünya Savaşı olabileceğini
söylemişti. Bu tür kategorilerde düşünüyor” diye konuştu.
Haziran
2021’de Cenevre’de Biden ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 1980’lerde
Sovyetler Birliği ve ABD liderleri tarafından yapılan, nükleer savaşın kazananı
olmayacağı ve asla yapılmaması gerektiği yönündeki açıklamayı açıkça
doğruladığını hatırlatan Lavrov, Ocak 2022’de, BM Güvenlik Konseyi’nin daimi
üyelerinin beş liderinin de aynı fakat çok taraflı bildiriyi imzaladığına
dikkat çekti.
Lavrov,
“Bir kişiye, bu yaptırım dalgasından başka bir şey olabilir mi diye
sorulduğunda ancak Üçüncü Dünya Savaşı’nın alternatif olabileceğini söylüyorsa,
böyle bir savaşın ancak nükleer bir savaş olabileceğini anlamaması imkansız.
Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesinin de alenen teyit edilmiş pozisyonlarına
rağmen böyle bir olasılığı düşünüyorlarsa, muhtemelen Batılı ortaklarımızın
zihninde eski içgüdüler hala canlı” dedi.
İlk
görüşmeden sonra olumlu hususlara ulaşılıp ulaşılmadığına ilişkin konuşan
Lavrov şunu dile getirdi:
“Şu
anda detaylara girmek istemiyoruz, zira şimdi sadece başlangıç aşamasındayız.
Ancak tarafların ikinci kez görüşmek istiyor oluşu, çözüm aramaya hazır
olduklarını gösteriyor. Ben bizim tutumumuzun ne olduğunu anlattım. Ukrayna
tarafı da bunu pekala biliyor.”
‘Batı’nın Rusya Merkez Bankası’nın
varlıklarını dondurması hırsızlık’
Lavrov,
Batı’nın Rusya Merkez Bankası ve özel şirketlerin varlıklarını dondurmasını
hırsızlık olarak nitelendirdi.
Uluslararası
topluma ektikleri ilkeleri umursamadıklarını belirten Lavrov, şunları söyledi:
-“Batı
son 70 yıldan fazla süredir uluslararası hayata getirdiği tüm kuralları terk
etti. Bu kuralların şimdi basitçe üzeri çizildi ve ‘altına hücum’ zamanlarınaki
haydutluğa, vahşi kapitalizme geri dönüldü.
-Batı’nın
yaptırımlarının kültürel etkileşimleri ve sporu da kapsaması şaşkınlık
yaratıyor. Önceki yıllarda Arap ülkelerine, Latin Amerika ülkelerine yaptırım
uygularken en azından BMGK’da sürekli olarak bu yaptırımların sıradan insanları
hedef almayıp, söz konusu ülkenin yönetiminin uluslararası toplumun baskısını
hissedip davranışını değiştirmesini amaçladığını tekrarlıyordu. Artık kimse
bundan söz etmiyor.”
‘Rusya’yı
BM Güvenlik Konseyi’ndeki daimi üyelikten mahrum edecek mekanizma yok’
Lavrov,
“Böyle bir mekanizma yok. İngiliz temsilcilere hiçbir şey açıklamaya
çalışmayın. Onların mutlak yetersizlikleri uzun zamandır herkes tarafından iyi
biliniyor” vurgusunu yaptı.
‘Zelenskiy
‘gözünü kırpmadan’ Minsk anlaşmalarını ihlal etti, Batı Kiev’i yola getiremedi’
“Zelenskiy
kendi halkına karşı devam eden kanlı savaş konusunda hiçbir şey yapmadı.
Donbass temsilcileri ile çok sayıda anlaşma imzalandığında düzeni sağlayacağı
vaadinde bulunurken aslında yalan söyledi. Bu anlaşmaları gözünü kırpmadan ihlal
etti” diyen Lavrov, şöyle devam etti:
“Bütün
bu sekiz yıl boyunca Batı’nın vicdanına hitap etmeye, ultra radikal ve
neo-Nazi’nin tüm ana hatlarına bürünen bu rejimi yola getirmeye çalıştık, Batı
hiçbir şey yapamadı.”
Zelenskiy,
barış sloganlarından Poroşenko hükümetinin Rus karşıtlığı görüşlerine geçiş
yaptı’
Lavrov,
“Zelenskiy, barış ve insanların hayatını kurtarma, ne Ukraynalıların ne de
Rusların ölümüne izin vermeme gerekliliği ile ilgili sloganlarla iktidara
geldi. Sonuçta aynı Pyotr Poroşenko’nun hükümeti gibi Rus karşıtı oldu”
ifadelerini kullandı.
‘Rusya’nın Ukrayna’da kan dökülmesini önleme
kararlılığı ‘sahadaki’ gerçeklerle belirleniyor’
Lavrov,
“Ukrayna’da daha fazla kan dökülmesini önleme, Ukrayna’nın Rusya’ya yönelik
saldırı için sıçrama tahtası olarak kullanılmasını önleme kararlılığımız,
Batı’nın neyi planladığı ya da planlamadığı ile belirlenmiyor. Biz
kararlarımızı alırken ‘sahadaki’ gerçeklere dayandık, ki bu gerçekler son
derece endişe vericiydi. Batı, tüm bu maddi gerçeklerin Rusya’yı giderek daha
tehdit eder hal almaları için her şeyi yaptı” vurgusunu yaptı.
Moskova’nın
Kırım konusunu tartışmayacağının, bu konunun kapalı olduğunun altını çizen
Lavrov, “Kırım, tartışılmayan bir konudur” vurgusunu yaptı.
Lavrov,
“Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, heyetimizi Belarus’a Ukraynalılarla
müzakerelere getiren pozisyonumuzu açıkça belirtti. Kırım Rusya’nın bir
parçasıdır” ifadelerini kullandı.
‘Tekrar
müzakere masasına oturma niyeti, Rusya ve Ukrayna’nın çözüm aramaya hazır
olduğunun bir işaretidir’
Rus
diplomat, “Bu sadece başlangıç aşaması olduğu için şimdi ayrıntılara
girmiyoruz, ancak tarafların ikinci kez görüşme konusunda anlaşmaya varmaları
çözüm aramaya hazır olduklarını gösteriyor. Ben kendi pozisyonumuzun ne
olduğunu söyledim, Ukrayna tarafı onu çok iyi biliyor” diye konuştu.
‘Berlin’in
Ukrayna ve silah tedariki konusundaki yorumlarını şaşkınlıkla dinliyorum’
Berlin’in
Ukrayna ve silah tedariki konusundaki yorumlarını şaşkınlıkla dinlediğini
söyleyen Lavrov, “Meslektaşım Annalena Baerbock, Almanya’nın farkında olduğu
tarihsel sorumluluğu göz önüne aldığında, ülkesinin Ukrayna’ya silah tedarik
etmekle yükümlü olduğunu söyledi. Bu ne şekilde anlaşılmalı? Bu tarihsel
suçluluk ve tarihsel suçluluğun bilinci, Almanya’nın neo-Nazileri
desteklemesini mi gerektiriyor? Bu bazı garip çağrışımlar yaratıyor. Avrupa
Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, bugün AB ve Ukrayna’nın her zamankinden
daha yakın olduğunu söyledi. Bu neyin iması? Muhtemelen bu Rus karşıtı olduğun,
faşist olduğun, neo-Nazi olduğun sürece her şeye izin verildiğine dair bir
sinyaldir” dedi.
Sputnik
