olduğu Daktilo1984 YouTube kanalında Nezih Onur Kuru ve İlkan Dalkuç’un
sorularını yanıtladı.
Kendi yönetimlerinin ortaya koyduğu liyakatli ve şeffaf
yönetim sonucunda yurt dışından finansman bulduklarının altını çizen İmamoğlu,
yurt dışından sağlanan finansman eleştirilerine de “Ben çok meraklı değilim.
Varsa yurt içinde kamu bankalarının bana verecek bir delikli kuruşu, ben
hazırım almaya. Belediye seçiminden iki gün önce 21 Haziran’da kredi imkanları
açık olan devlet bankaları ben seçildikten iki gün sonra, mazbatayı aldıktan
bir gün sonra bunu kapattı. Biz göreve geldiğimizde Büyükşehir Belediyesi’nin
kasasında 5 milyon lira vardı. Bu kadar büyük yapının kasasındaki para buydu.
Böyle bir parayla teslim aldığımız belediyenin hazır olan kredisini bize
kullandırtmayan kamu bankaları var. Tek bir lira için bile hiçbir zaman
talebimize geri dönmeyen kamu bankaları var. Onun için o kamu bankalarının
yöneticilerine İstanbul halkının hakkını helal etmiyorum, kendi hakkımı da
helal etmiyorum. Ama biz kaynağımızı bulduk. Keşke borçlanarak olmasaydı. Ama
geçmiş dönemin yarattığı zorlukları aşmak zorundaydık ve aşıyoruz” şeklinde
konuştu.
Öte yandan Kanal İstanbul tartışmaları ile ilgili
mücadelesini sürdüreceğini dile getiren İmamoğlu “İstanbul’un bu kadar sorunu
varken Kanal İstanbul’a yapılan yatırım yazıktır, günahtır. Bunlarca yıllık
İstanbul’a, atamıza, dedemize, vatandaşımıza, Fatih Sultan Mehmet’e, Mustafa
Kemal Atatürk’e ihanettir” şeklinde konuştu.
‘Hükûmetin tavrını anlamıyorum’
Pandemi konusunda istatistiklerle oynanamayacağını
vurgulayan İmamoğlu, İBB Bilim Danışma Kurulu’nun iki hafta kapanma tavsiyesi
olduğunu belirtti. Bu yapılmazsa daha ciddi ekonomik kayıplarla
karşılaşılacağını ifade eden İmamoğlu, belediyelerin de desteğiyle iki haftalık
ekonomik kaybın altında kalmayacaklarını anlattı. İmamoğlu şöyle devam etti:
“Hükümetin tavrını anlayabilmiş değilim. Israrla hafta sonu
kapanması ile yetiniyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı Bilim Kurulu’nun tavsiyesi ile
bunu yaptıklarını söylüyor. Eğer öyleyse buradan çağrı yapıyorum böyle bir
çağrısı varsa Bilim Kurulu bunu açıklasın. 1 aydır 400’ün üzerinde defin
sayısını azaltamıyoruz. Geçen yılın ortalamasına göre Kasım ayında 5.500-6.000
fazla vefat var.”
‘Sadece TOKİ ile kentsel dönüşüm 110 yıl sürer’
İstanbul’da 1999 öncesinde yapılan 800 bin yapının 2024’e
kadar envanterini çıkaracaklarını ve böylece gerçek manzarayı göreceklerini
belirten İmamoğlu “Sadece TOKİ ile olmaz. Sayın Cumhurbaşkanı 18 yılda 1 milyon
konut yaptıklarını söylüyor. 6,5 milyon binanın daha dönüşüme ihtiyacı var.
Buna göre bizim dönüşümü gerçekleştirmemiz 110 yıl sürer. Buna tahammülümüz
yok. İstanbul depremi, bir bağımsızlık sorunu. Bize vereceği zarara bakarsak bu
işe yatırım yapmamız lazım. Dereymiş, kanalmış bunları geçelim” dedi.
‘Mültecilerin yurtlarından edilmesinde sorumluluk bütün
dünyanındır’
Suriyelileri Kovid-19 döneminde olabildiğince yardımcı
olduklarını söyleyen İmamoğlu, “Mülteci konusu merkezi yönetimin elinde. Yerel
yönetimlerin hiçbir rolü yok denecek kadar az. Katıldığım yurt dışı
toplantılarda hep şunu söylüyorum. Bu insanların yurtlarından edilmesinde
sorumluluk bütün dünyanındır. Başta da emperyalist ülkeler; ABD ve Rusya.
Türkiye sağlıklı bir dış politika üretememiştir. Türkiye, kendi demokrasisi ile
Orta Doğu’yu barıştırırdı. Bir realite var: İstanbul’daki sığınmacıların çoğu
İstanbul’da kalmak istiyor hatta fırsatını bulsa Avrupa’ya gitmek istiyor.
Yolsuzluk dosyaları ile ilgili titiz çalıştıklarını ve haksız
yere kimseyi suçlamak istemediklerini vurgulayan İmamoğlu, “Yargıya
güveniyorum, güvenmek istiyorum. Bu bir süreçte tespit ediliyor sonra teftiş
kuruluna geliyor daha sonra suç duyurusunda bulunuluyor. Kanunda yazan şeyler
bunlar. Bunu tek başına Ekrem İmamoğlu hazırlamıyor ki. Yolsuzluk dosyaları ile
ilgili haberlere erişim engeli aldırmışlar. Bana iftira atıldı tamamen
mesnetsiz. Onları kaldırtamadık nasıl oluyor böyle bir kararı bir iki saatte
alabiliyorlar anlamış değilim” dedi.
