Rasthaber – Allah Teâlâ ibadetin belirli vakitte eda edilmesine
de özen göstermektedir. Sabah namazının vakti tan yerinin ağarmasından güneşin
doğuşuna kadardır. Buna göre, bu vakitten önce veya sonra eda edilen namaz
bâtıldır. Örneğin, uykusuzluğun neticesi olarak yükümlünün sabah namazını
vaktinden yarım saat önce eda etmesi caiz değildir.
Bütün vakitler Allah Teâlâ nezdinde eşittir. O’nun
uyuklama ve yakaza/uyanıklık gibi bir problemi yoktur. “Kendisine ne uyku gelir
ne de uyuklama.” 1
Vaktin önemi, kulun namaz aracılığıyla vaktin
saygınlığını gözeterek ve gerekliliğini yerine getirmesini sağlayarak terbiye
edilmesidir. Yükümlü –geceyi uykusuz geçirmiş olsa dahi- sabah namazını eda
etmek için tan yeri ile güneşin doğuş vakitleri arasında uyanmalıdır. Öğle,
ikindi, akşam ve yatsı namazlarında da aynı durum söz konusudur.
Önem verilmesi gereken son husus, vakit noktasındaki dikkatliliktir.
Kişinin birkaç dakika veya saniye ayırıp namazın vaktinin girip girmediğini
belirlemesi uygun bir davranıştır. Hiç kuşku yok ki, vaktin ibadetin özü
noktasında ve kul ile Allah Teâlâ arasındaki bağda bir tesiri yoktur.
Teveccühün, zeval vaktinin girmesinden birkaç dakika önce
gerçekleşmesi ve zeval vakti girdikten sonra gerçekleşmemesi gibi. Şu var ki,
İslam bir karmaşanın yaşanmaması için vakti bir hedef olarak koymuştur. Bu
tutum, haddizatında vakte gösterilen saygının bir göstergesi olmuştur. Vakti belirleme,
zamanı düzenlemeye yönelik bir alıştırmadır. Henüz vakit girmeden namazı eda
ettiğimizin veya namazın bir bölümünün vakit içinde son bölümünün ise vakit
dışında eda ettiğimizin farkına varacak olursak namazımız bâtıldır. Unutarak
namazı vaktinden önce eda eden veya bir rekâtı vakit girmeden önce eda edip de
geri kalan bölümünü vakit içinde eda eden kimsenin namazı sahihtir.
Namazın Eğitsel Etkisi: Temizlik
Namazın Eğitsel Etkisi: Kişilik Oluşumu
Namazın Eğitsel Etkisi: Hakların Yerine Getirilmesi
———————————————-
1 Bakara Sûresi, 255.
