Nasrallah Gelişmelere Değindi; Selman Rüşdi’ye Saldırı Önemli Bir Olay

rasthaber

Rasthaber –  Hizbullah Genel Sekreteri, Hz. Muhammed’e hakaret eden
Şeytan Ayetleri kitabının mürted yazarı “Selman Rüşdi’ye yönelik saldırıyı
önemli bir olay olarak nitelendirdi.  

Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah,
“Janta Cihadi Turizm Merkezi’nin” temel atma töreninde yaptığı konuşmada
şunları söyledi:  ‘Bizim tartıştığımız
konu, Bekaa’da bir merkez kurulmasının kendisi değildi, çünkü bu, tarih ve
fedakârlıklar karşısındaki en asgari görevidir ama konu, bu merkezin nereye
kurulacağıyla ilgiliydi? Burayı seçmemiz uzun sürmedi ve Janta’yı seçtik.

Uzun yıllardır Bekaa’da bir cihadi turizm merkezi
oluşturmayı düşünüyorduk ve güneyde Melita’da bir merkez oluşturma konusunda
başarılı bir deneyime sahibiz ve el-Bekaa’da bir merkez oluşturmak bu bölgenin
anıları, tarihi ve insanları karşısında bizim en asgari görevimizdir. Biz Janta’yı
seçtik, ama neden Janta?

Janta aslında bir eğitim kampıydı ama burası bir ibadet
yeri, cevap bulma yeri, hazırlıkların yapıldığı yer ve Lübnan’ın dört bir
yanından gelen savaşçılarla tanışma ve görüşme yeriydi ve kardeşlerin
birbirlerine nasıl sarılıp, gözyaşlarıyla vedalaştıklarını gördük. Burada Allah
korkusu ve Hüseyin (as) aşkıyla gözyaşları aktı ve burada İsrail’in
bombardımanında Allah yolunda kan döküldü ve Allah’ın erlerinin yola çıkıp
mucizeler yarattığı yer işte burasıydı.

40 yıl öncesine ve İsrail’in Lübnan’a saldırmasının ardından
bu saldırının nereye kadar ilerleyeceğinin bilinmediği zamana dönelim. O
günlerde İmam Humeyni (r.a) büyük bir tarihi karar aldı ve Suriye’nin o zamanki
cumhurbaşkanı Hafız Esad ile görüşmek üzere Suriye’ye bir öncü kuvvet ve Şam’a
üst düzey bir heyet gönderdi. İran, ABD’nin ve Fars Körfezi’ndeki Arap
ülkelerinin cömert desteğini alan Saddam’a karşı binlerce kilometrelik bir
cephede savaşmasına rağmen, İmam Humeyni gençleri ve erkekleri işgalci rejime
karşı savaşması için Lübnanlıların ve Suriyelilerin yanına gönderdi. İran
kuvvetlerinin görevi cephelerde savaşmak değil, Lübnanlıların işgalci rejimle
mücadelesine ve topraklarını özgürleştirmesine yardımcı olmaktı ve İran
kuvvetlerinin girdiği ilk alan Janta topraklarıydı.

Plan değişti ve plan, Devrim Muhafızları kuvvetlerinin
Lübnanlı savaşçılara yardım etmek, lojistik ve askeri destek sağlamak ve onlara
deneyim kazandırmak için Lübnan’a gönderilmesi oldu. Bundan sonra bu güçlerin
görevi cephelere katılmaktan, işgalci rejime karşı direniş ve işgal edilen
toprakları kurtarmak için Lübnanlılara destek ve yardım sağlamaya değişti.

Janta’da Seyyid Hüseyin el-Musevi liderliğindeki Amel el-İslami
hareketinin sorumlu olduğu bir eğitim kampı vardı ve o, bu kampı Devrim
Muhafızlarındaki kardeşlerimize verdi ve ilk eğitim kursu başladı. Bu kursa ilk
katılanlar İslami direniş şehitlerinin liderlerinden Seyyid Abbas Musevi idi ve
birkaç başka lider daha vardı ve Janta kampı öyle bir hale gelmişti ki, kalpler
onun için atıyordu ve kurslara katılmak isteyenler birbirleriyle yarışıyordu.
Her bölgeden gençler geldi ve burası ilk eğitim merkezi ve ilk askeri kurstu ve
bundan sonra Janta ve etrafında kamplar geliştirildi ve vadilerde ve tepelerde
kamplar kuruldu.

Ana kuvvetler el-Zabadani bölgesindeydi ve orada Lübnan ve
Janta’ya girmeye karar verildi ve burası Devrim Muhafızlarındaki
kardeşlerimizin girdiği ilk Lübnan bölgesiydi ve bu topraklar, bugün kutlama
yaptığımız topraklardır. Bu kampın çevresindeki yerleşim yerlerinin sakinleri
İsrail’in defalarca gerçekleştirdiği saldırılarda zarar görmüştür. Bu kampın
bombalanması sırasında İranlıların ve Lübnanlıların kanları birbirine karışmış
ve kampa katılanların birçoğu şehit olmuştur.’

Deniz sınırlarının
çizilmesinin İran’ın nükleer anlaşmasıyla hiçbir ilgisi yoktur

Seyyid Hasan Nasrallah, Lübnan ile Siyonist rejim arasındaki
deniz sınırlarının çizilmesine de değinerek şu ifadelerde bulundu: ‘İran’ın nükleer
anlaşmasıyla hiçbir ilgimiz yoktur ve deniz sınırları, sahalar, petrol, gaz ve
Lübnan’ın hakları konusunun bu anlaşma imzalansın ya da imzalanmasın İran’ın
nükleer anlaşmasıyla uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. Amerikalı arabulucu
gelip Lübnan hükümetinin talep ettiğini kabul ederse, o zaman biz de barışa
doğru ilerleyeceğiz, ancak hükümetin taleplerine cevap vermezse, biz de
Siyonist rejimle mücadelede gerilimi tırmandıracağız. Gözler Kariş sahasında ve
Lübnan sınırlarında ve zamanını boşa harcayan ve zamanı dolmak üzere olan Amerikalı
arabulucuda olmalıdır.’

Seyyid Hasan Nasrallah, Lübnan’da tam yetkiye sahip bir
hükümet kurma çabalarının önemini vurguladı ve aynı zamanda 15 yaşındaki
Lübnanlı atlet Şarbel Ebu Zahir’in Abu Dabi’de İsrailli rakibine karşı oynadığı
maçtan çekilmesine değindi ve şu ifadelerde bulundu: ‘Bu kahramanca bir
duruştur ve bir direniş unvanıdır ve direnişin mezhepler ötesi olduğunu
göstermektedir.’

Salman Rüşdi’ye yapılan
saldırı önemli bir olaydı

Hizbullah Genel Sekreteri konuşmasının devamında şunları
söyledi: ‘Salman Rüşdi’ye yapılan saldırı gerçekten de önemli bir olaydı ama
şimdi yorum yapmayacağım çünkü bazı bilgilere, verilere ve detaylara
ihtiyacımız var ve eğer bu raporlar tamamlanırsa o zaman bu konudaki tutumumuzu
acil ve kesin olarak açıklamamız gerekmektedir.’

Seyyid Hasan Nasrallah konuşmasının devamında, şehadet
operasyonları döneminin fatihi ve işgal rejiminin kuruluşundan bu yana en büyük
şehadet operasyonunun liderinin annesi olan Hacı Fevziye Hamza’nın şehadetinden
dolayı taziyelerini sundu.

Nasrallah aynı zamanda Fetih Hareketi’nin Batı Şeria’daki
askeri kolu olan el-Aksa Şehitleri Tugayı komutanı İbrahim el Nabulsi’nin
şehadetinden dolayı bu şehidin ailesine ve şehit ailelerine tebriklerini iletti
ve şunları söyledi: ‘Biz Hizbullah hareketi olarak bu şehitlerle gurur
duyuyoruz ve bu ailelerin acısını paylaşıyoruz.’

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın