‘NATO’yu Tartışmaya Açalım, Küreciği de, İncirliği de Boşaltalım’

rasthaber
Rasthaber –  MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük
Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen grup toplantısında konuştu. Bahçeli
açıklamalarında İsrail’in Filistin işgaline de değindi:

İsrail, Filistinli mazlumları on yıllardır her fırsatta
katletmiştir. Netanyahu Lahey’de mahkeme önüne çıkarılmak için yetecek insanlık
suçlarını gözünü kırpmadan işlemiştir. Parklarda, bahçelerde oynaması gereken
çocuklar kan revan içinde gömülmektedir. Gazze’de facia, Batı Şeria’da yıkım
vardır. Kudüs, terör devleti İsrail tarafından tutsak alınmıştır. Yaklaşık 400
yıl hakimiyetimiz altında bulunan Kudüs, yaşlı gözleriyle yardım beklemekte,
barbarlığın son bulmasını dilemektedir. Suriye- Filistin cephesindeki
yenilgimizden sonra milli ve manevi hatıralarımızı geride bırakarak Kudüs’ten
çekilmiştik. Tam 104 yıldır Kudüs bize hasret, biz Kudüs’e hasretiz. Bu kutlu
şehir barışın, saygının ve medeniyetin beşiğidir. Kudüs demek, tarih demektir.
Bu dünyanın gözü önünde tarih yargılanırken, şiddetle yağmalanmaktadır.
Kudüs’ün kaderi, üç semavi dinin kaderiyle birdir. Üzülerek söylememeliyim ki,
meleklerin şehrinde şeytanlar cirit atmaktadır. Hz. Musa’nın aldığı on emrin
altıncısında “Öldürmeyeceksin” hükmü vardır. Ancak İsrail hükümeti
öldürmekten, eziyet etmekten başka, bugüne kadar hiçbir şey yapmamıştır. Artık
bir karar aşamasına, bir yol ayrımına gelinmiştir. İsrail terörü taşınması,
hazmedilmesi imkansız bir sınırdadır. Eğer böyle giderse, vahşet durmazsa,
inanç ve insan haklarına kategorik saldırılar ısrarla devam ederse ya küresel
ya bölgesel bir savaş son tercih olarak karşımıza çıkacaktır. Kudüs konusu
sadece Filistinlilerin değil, bütün Müslümanların sorunudur. İsrail yönetiminin
yayılmacı politikaları, tek taraflı keyfi, dayatmacı, hukuka aykırı
politikaları küresel sistemi de direkt tehdit etmektedir. İsrail’in gayrimeşru
güç kullanımı insanlığı felakete sürüklemektedir.

– Kudüs’ün geleceği herkesi ilgilenmektedir. MHP’nin bu
çerçevedeki düşünce ve önerileri şunlardan ibarettir.

1 – İsrail hunhar saldırılarına derhal son vermeli, işgal
ettiği yerlerden geri çekilerek ateşkes rejimi tesis edilmelidir.

2 – Kudüs’te her dinin, her kültürün, her etnik yapının
ortak paylaşım ve yönetimini esas alacak bir idare yapısıyla kalıcı ve
kapsayıcı yeni bir siyasi denkleme ihtiyaç ertelenemez düzeydedir.

3 – Kudüs’e özel statü verilmeli, oluşacak bu statünün
siyasi muhtevasını 3 semavi dinin mensupları ve temsilcileri eşgüdüm halinde ve
mutabakat içinde belirlemelidir.

4 – Bölgede eşit, adil ve iki devletli sistemin kurulması
için Birleşmiş Milletler harekete geçmeli, inisiyatif üstlenmeli,
caydırıcılığını kullanmalıdır. 1967 öncesi sınırları dikkate alınarak başkenti
Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devleti uluslararası camiada tanınmalıdır.

5- Nihai amaç, huzur ve güvenlik içinde yaşayan, barış ve
kardeşlikle perçinlenmiş Kudüs’ün tezahürüdür.

6- Birleşmiş Milletler veya İslam ülkeleri öncülüğünde
oluşturulacak bir koruyucu gücün çatışma ve gerginlik alanlarına
konuşlandırılarak saldırıların engellenmesi acilen gündeme alınmalıdır.

 

– Kudüs’e Birleşmiş Milletler veya İslam ülkelerinin
katılımıyla teşekkül edecek bir koruyucu güç planlanmıyorsa, o zaman tarihin
sesine kulak verilmeli, medeniyetler şehri Kudüs’ün ruhunu ve dokusunu bilen
Türk milleti yeni bir nöbet için devreye girmelidir. Çağrı olursa biz gidelim,
biz koşalım, hızır gibi yetişelim, gücümüzün yettiği yere kadar girelim, nihai
olarak akan kanı durduralım; huzur, istikrar ve güvenliği el birliğiyle, güç
birliğiyle temin edelim. Kudüs’ün her karışında izimiz ve eserlerimiz vardır.
Kudüs bizi bilir, biz Kudüs’ü biliriz. Şayet ABD bunun önünde engelse NATO
üyeliğini derhal tartışmaya açalım, Küreciği de, İncirliği de boşaltalım.
Onlardan korkan en az onlar gibi olsun. Bizim ilhamımız Iğdırlı Hasan
Onbaşıdır. Bizim irade kaynağımız Kudüs’e damga vurmuş, çehresini değiştirmiş
400 yıllık hükümran mazimizdir. Haremi Şerif’in statüsünü bozacak yeryüzünde
bir güç yoktur. Hiç kimse olmasa bile Allah’ın görünmez orduları vardır.
Mescid-i Aksa onurumuzdur. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Bizim
hedefimiz hakka, hakikate ve hakkaniyete sahip çıkıp şeytanları taşa tutmaktır.

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın